Bugün toplum hayatının birçok noktasında karşımıza çıkan ve herkesin doğrudan ya da dolaylı olarak etkilendiği bir davranış vardır: Akran zorbalığı.
Yazımızda öncelikli olarak okulda görülen akran zorbalığı üzerinde değerlendirme yapmaya çalışacağız. Okulda akran zorbalığı; bir öğrencinin başka bir öğrenciye sürekli ve kasıtlı şekilde zarar vermesi, onunla alay etmesi, onu dışlaması veya tehdit etmesi durumudur. Bu durumun ortaya çıkmasının birçok nedeni olabilir. Akran zorbalığı ve sosyal uyumsuzlukların temelinde; ailevî faktörler, yaşanılan çevre ve arkadaş çevresinin etkisi ilk sırada yer alır. Bunun yanı sıra farklı görüşlere tahammülsüzlük ve empati eksikliği de süreci tetikler. Oysa gerçek dindarlık, meseleyi sadece şahsî ibadetlere hapsetmek değildir. “Müslüman, elinden ve dilinden diğer Müslümanların emin olduğu kimsedir “1 hadis-i şerifinin işaret ettiği üzere dindarlık; sosyal bir nezaketi, başkasının acısını veya huzurunu kendi kalbinde hissetmeyi gerektirir. Günümüzde medya ve internet içeriklerinin olumsuz yansımaları da bu değerlerin aşınmasına yol açan başlıca sebepler arasında sayılır.
Aile içinde şiddet, baskı veya ilgisizlik olması; çocuğun sevgi ve ilgi eksikliği yaşaması; ailede problemlerin saldırgan davranışlarla çözülmesi; ailenin çocuğun yanlış yapmasını veya hata yapmasını kabul etmemesi, her şeyi çocuk merkezli görmesi ve bunu güçlü bir şekilde çocuğa hissettirmesi gibi durumlar, çocuğun zamanla bu davranışlardan güç almasına neden olabilir. Bu durum, çocuğun istediği yer ve zamanda bu gücü kullanmaya çalışmasına yol açar. Çocuk, karşısındaki kişinin göstereceği tepkiye göre davranışını şekillendirir. Eğer karşısındaki çocukta sessizlik veya çekingenlik fark ederse, zorbalık davranışlarını göstermeye başlayabilir. Zamanla bu davranışlar sistematik hâle gelebilir ve dozunu artırarak devam edebilir.
Bu durumda ailelere büyük görevler düşmektedir. Öncelikle aile içinde olumsuzluklardan, negatif bir atmosfer oluşturan davranış ve sözlerden kaçınılması gerekmektedir. Ailenin en önemli hedeflerinden biri çocuğun eğitim ve öğretimidir. Bu hedefe ulaşabilmek için ailelerin öğretmenler ve okul yönetimi ile sürekli iletişim hâlinde olmaları, yapılacak çalışmalar konusunda onların görüşlerinden faydalanmaları önemlidir. Anne ve baba öğretmene güvenmeli ve bu güveni çocuğa da hissettirmelidir. Böylece öğrenci, okulda öğretmenin vereceği manevî ve ahlâkîeğitim ile akademik öğretime daha dikkatli bir şekilde odaklanabilir. Çünkü boşluk olan yerde olumsuz durumların ortaya çıkması çoğu zaman kaçınılmazdır.
Başka insanların duygularını anlayamayan öğrenciler, yaptıkları davranışın karşı tarafı ne kadar incittiğini fark etmeyebilir. Bunu fark ettirmede en önemli rol anne-baba ve eğitimcilere düşer. Anne-baba ile eğitimciler arasındaki iletişim ne kadar güçlü olursa, öğrenciler de başkalarına verdikleri zararların ve onları incitmenin ne kadar zor ve üzücü bir durum olduğunu o kadar iyi anlayabilir.
Zamanla bazı öğrenciler, gruba, sınıfa ya da okula uyum sağlamak için yapılan zorbalığa destek verebilir ve zorbalığı normal görerek buna katılabilir. Akran zorbalığının küçük yaşlarda ve ortamlarda önüne geçilmediğinde, ‘Herkes yapıyor’ düşüncesi zorbalığın artmasına yoş açar. Bu sebeple zorbalığa giden en küçük yolları bile kapatmak için el birliğiyle çalışılmalıdır.
Fizikî görünüş bazen akran zorbalığına dönüşebilir ya da bu yüzden bir öğrenci zorbalığa hedef olabilir. Başarı seviyesi de önce kıskançlığa, ardından başarı elde edilemediğinde zorbalığa yol açabilir. Bu durumun eğitimci ve idarecilerin dikkatini çekmesi gerekir. Çözüm yolları için hemen harekete geçilmeli ve ailelerle iletişime geçilmelidir.
—Devam edecek—
Dipnotlar:
1- Buharî, İman 4.; Müslim, İman 65.