"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ah okullar, vah okullar

Faruk ÇAKIR
17 Nisan 2026, Cuma
Eğitim sistemiyle ilgili sıkıntılar Türkiye’nin birinci gündem maddesi olması icap ederken hep ötelendi, ertelendi ve görülmek istenmedi. Nihayetinde ‘yabancı ülkelerde’ yaşanan hadiselerin benzerleri ne yazık ki ülkemizde de yaşanmaya başlandı.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda yaşanan elim hadiseler Türkiye’yi idare edenlere göre “münferit” hadiselerdir. Elbette öyle olmasını arzu ederiz, ancak gelişmeler çok dikkatli ve ihtiyatlı olmak icap ettiğini hatırlatıyor. 

Okullarda yaşanan elim hadiseler elbette bir günün meselesi değildir. Yılların ihmali böyle feci cinayetlerin işlenmesine zemin hazırlamış olabilir. Hadiseye böyle bakmak ve uzun dönemli tedbirler almak gerekir. 

Gerçi Türkiye’yi idare edenler yaptıkları konuşmalarda eğitim sisteminde arzu ettikleri seviyelere gelemediklerini itiraf ve ifade etmişlerdir. Ancak bu itiraflardan sonra “doğru yönde” adımların atıldığına şahit olunmadı. Madem eğitimde hedeflere ulaşılamadı, o halde sormak icap etmez mi: Kalpleri ıslah eden bir eğitim için atılması gereken adımlar niçin atılmadı? Sadece “Bu hususta hedeflere ulaşamadık” demek yeterli olur mu?

Yaşanan bu elim hadiseler üzerine elbette çok konuşulacaktır. İyi niyetle yapılacak konuşmalar “eğitim krizi”ni aşma noktasında faydalı olabilir. Keşke izin uzmanları gerekleri cesaretle ifade etse ve idareciler de bu teklifleri dikkate alsa... 

Yaşanan facianın sebeplerini çok gerilerde aramakta fayda var. Bazıları için ilgisiz görülebilir, ancak bu şok edici hadiselerin yaşanmasında adaletin tam olarak tecelli etmemesinin de bir payı vardır. Doğru işleyen bir adalet sistemi, suç işleme meyline gem vurmaz mıydı? Cezasızlık hâli ya da “yapanın yanında kâr kalır” kanaati; kötülere teşvik anlamına gelmez mi?

İşlerin bu noktaya gelmesinde yüzlerce sebep vardır, ama kanaatimizce en önemlisi “müstehcen yayın”lardır. Sanal âlemden TV’lere, gazetelerden dergilere her yeri kaplayan müstehcen yayınlar çocukları ve gençleri hükmen öldürüyor. Her ne kadar bu konuyla ilgili olmasa da TBMM’de yapılan bir konuşmada “İktidar gerçekten çocukların sosyal medyadaki kötü, müstehcen yayınlardan, oyunlardan uzak durmasını istiyorsa çok kolay bir tedbir var. (...) Sabah kuşağı programları yasaklansın rahatça çözülür (bu mesele) ama bunlar gündemde yok” demiş.

Çok acil bu meselelerin çözümü için ehil olanlar bir masa etrafında toplanmalı ve çere bulunmalı. Aksi halde her geçen gün aleyhimizde işler ve Allah muhafaza daha feci manzaralarla karşılaşabiliriz. 

Okunma Sayısı: 208
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı