"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Günümüz Yusuflarının Züleyhalarla imtihanı

Rukiye Anar
03 Aralık 2021, Cuma
Mesnevîde yer alan bir rivayette şöyle geçer: Şeytan Allah’dan (cc) mühlet istediğinde ona belli bir zamana kadar mühlet verilmiştir. (Âraf, 14-15)

Şeytan insanı yoldan çıkarmak için bir takım şeyleri ister. Ona dünya metaı, nefsi harekete geçirecek şeyler, makam mevki vs. gibi malzeme verildi, ancak şeytan bunlarla yetinmez. Belki de insanlığı en çok azdıracak şeyi yani şehvet yolunu ister. Verildiğinde buna çok sevinir. Çünkü bu, kalb dairesinden, aile, toplum, millet hatta devlet dairesine kadar ifsat edici bir vasıtadır. Her hissin ifrâdı baş döndürür, ama şehevî hisler insanı baştan ayağa düşürüp, yoldan çıkarabilir. 

İşte Kur’ân’da Yusuf kıssasında tamda Yusuf (as) üzerinden bütün insanlığın şehevî hislerle imtihanı hikâye edilmiştir. Bu ayak kaydıran imtihanı ancak Yusuf (as) gibi ihlâs ve ittikâ ile kuşanmış iradesi kuvvetli ruhlar Allah’ın yardımıyla başarabilir. 

Züleyha’nın Yusuf’u (as) elde etmek için odanın her yerine ayna döşemesi ve her bakılan yerde kendini göstermesi gibi günümüz Züleyhaları da her yerde kendini teşhir etmeye çalışmaktadır. 

Mâalesef her yer Züleyha, her yer ayna, her yerde onları hissettiren bir kare var. İşin en dehşetli yanı ise bütün kızları ve kadınları Züleyha’ya çeviren bir rüzgâr estirilmesi. Malûm çevreler tarafından devamlı tahrik edilen kadın her türlü giyim ve süs çılgınlığı ile günümüz Züleyhalarına dönüşüveriyor. Kendini cazibedârlik ve güzellik tutsağına kaptırmış kadın bu kez etrafındaki erkekleri tahrik ediyor ve onların en büyük sınavı oluyor.

Evde ekranlarda, dışarıda sokaklarda, işyerinde ve hayatın her alanında âdeta boy aynalarında göz alıcı endamıyla kadın insanda şehevî duyguları tetikleyerek zihinleri ve hayalleri ifsat ediyor. Esasen insan, hayal dünyası ne ise o insanın gerçek yüzünü ele verir. Hayale gelip çarpan şeyler değil, içinde biriktirilen depolanan, şuurla beslenen bir dünyadan bahsediyoruz. İşte bu dünyayı kirleten bozan ve darmadağın eden bir sefahâta mâruz kalıyoruz. 

Bu durumun kişinin manevî hayatına etkisine bir bakalım. 

Bu kadar kirlilik ve tazyikât altında kalındığında kişinin namazına, ibadetine dahî etkisi olur. Nasıl mı? Namaza durduğunda gözünün önüne gelen, baktığın ve etkilendiğin görüntüler gelir ve zihnini sonra kalbini ifsat eder. Sen Allah’ı düşünürken bir anda pek mülevves şeyleri düşünürken bulursun kendini. 

Bir anda gelip geçen kareler zarar vermese de, hasr-ı nazar edildiğinde kalbe yerleşirse bu kalb hastalığı oluverir. (21. Sözün 2. Makamı 2. Vecih)

Peki bu tür tedâiler ibadetin feyzini namazın hûşuunu alıp götürdüğünde ne yapabiliriz bunun yollarını aramalıyız. Netice itibariyle günümüz Züleyha tabloları dâvet edici haliyle zihni bulandırıyor, sâfiyeti bozuyor, bizi bizden uzaklaştırıyor. Hem Sözler’le Lemaat’ta geçen şu cümle “tahayyülde safsata Hasıl Olur, Mezcine Eğer olmaz muktedir. Bâtıl şeyleri güzel Tasvir etmek, Her dem de Safi olan zihinleri cerhtir, hem idlâli..” tam da bu durumu ifade ediyor. 

Ne yapabiliriz demiştik? İlk önce gözlere, kulaklara perde çekilmeli yani tesettür burada başlamalı ki âyette de bu şekilde. (Nur 30-31)

Sonra hayal dünyamızı güzel temiz, mübarek şeylerle beslemeliyiz. Bir mü’min için tasavvur ve tefekkür edilen her kudsî, ulvî olan güzellikler onun gıdası yani ruhun ve kalbin âbı-hayatıdır. 

Zamanımız Züleyhalarından kaçarak, bütün âzalarımızı temiz tutarak, her an Allah’a sığınarak bir Yusuf misali iffet abidesi olarak Rabbimizin huzuruna çıkabiliriz. 

Bize dayatılan her türlü dijital kölelikten, şeytanın her çeşit ayak kaydırmasına ve nefsin şiddetli arzularına karşı Kur’ân kalesine girmeli ve Allah’a kaçmalıyız. 

Böylece Efendimizin (asm) haber verdiği dehşetli ahir zaman fitnelerden kurtulabiliriz inşallah...

Okunma Sayısı: 1603
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • M.Asıf Işık

    6.12.2021 19:31:28

    Muhterem hanımefendi, Söylemek istediklerimi İlknur Maraş hanım kısmen yazmış. Zat-ı aliniz de tebrik ile alkışlanmayı hak eden bir yazı çıkarmışsınız. Yazınızda da ifāde olunan hususlara ilaveten, hadis-i şerifte, "ahir zaman fitnesinin kadınlar üzerinden" yürüyeceği/olacağıdır ki Hz.Bediüzzaman, pek çok hadise istinaden tesbihattaki duada şerrinden, belâsından ve fitnesinden sığınılan imtihanın "kadın" olduğunu bize ikaz eder. Kadının güzellik ve cazibesiyle fitne sebebi ve malzemesi olmaması hususunda örtünmesi, süslerini saklayıp örtmesinin emr edildiği ayetin (Nur/31) öncesinde "Mü'min erkeklerin gözlerini nazarlarını haramdan sakınması" ikaz ve emr edilir ki örtünme, bakışların örtülmesi kadından önce erkeğe düşer. Hak Te'ālâ mü'minleri de mü'mineleri de asrın dehşetli fitnelerinden muhafaza eylesin.

  • İlknur Maraş Çalık

    3.12.2021 00:50:36

    Güncel bir konuyu ele alarak, Yusuf a.s. kıssası ile akla yaklaştırmanız çok güzel olmuş tebrik ederim. "İlk önce gözlere, kulaklara perde çekilmeli yani tesettür burada başlamalı ki âyette de bu şekilde. (Nur 30-31)" evet gözün zinası da vardır. Sosyal hayatın içerisinde normalleşen ve normalleştirilen okul ve iş hayatında ki 'bayan' la arkadaşlık maddi ve manevi yıkımlara sebebiyet vermektedir. En başta dünyadaki cennet olan insanın aile hayatını cehenneme çevirip, bal hükmündeki muhabbeti zehir hükmüne çevirmektedir. Hergün Duama eklediğim Yusuf a.s.; ""Doğrusu, ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü Rabbimin merhamet edip korudukları hariç, nefis daima fenalığı ister, kötülüğe sevkeder. Doğrusu Rabbim gafurdur, rahimdir (affı ve merhameti boldur).” (Yusuf, 12/53) Rabbim Rahmetini bizlerden esirgemesin inşallah. Amiiin Allah kaleminize kuvvet versin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı