09 Ekim 2012, Salı
"HER şeyden önce herkese geldiğiniz için teşekkür ediyorum. Sizlerle berabere bu süre için sizlere kalbimin en derin yeriyle teşekkür ediyorum.
İlk geldiğim günden bu yana bana olan davranışından dolayı Fenerbahçe taraftarına da teşekkür ediyorum. Pazartesi günü sözleşmemi fesh ettikten sonra evimde sokakta çocuğumun okulunda taraftarın gösterdiği reaksiyonu rüyamda bile göremezdim, herkese teşekkür ediyorum. 35 yaşıma bastım, çocukken bile son hafta ağladığım kadar ağlamamıştım. Çok duygusal bir hafta geçirdim. En içten dileklerim bunlar, Fenerbahçe taraftarının mutlu olmasını istiyorum çünkü geldiğimden bu yana bana çok iyi davrandılar".
"Bu sürecin nasıl geliştiğini anlatacağım ama bana bu güne kadar çok destek olan bir kişiye de teşekkür etmek istiyorum; O kişi de Samet. Geçen hafta havalaanınında yaşadıklarından bugünkü istifasına kadar çok zor süreç yaşadığını biliyorum. O yaştaki bir çocuk için kolay değil. Ben onu Fenerbahçe formasına imza almak isteyen bir çocuk olarak tanıdım ve bu günlere geldi, çok kolay günler geçirmedi. Basın toplantısı yapıp yapmama konusunda da bekledim. Borrusia ve derbi maçını bekledim ve o nedenle bugünü seçtim. Çok şükür ki bizim lehimize sonuçlandı. Bazı yorumları okuduğum için bunu söylüyorum; yönetim cumaya toplantı koyduğu için benim pazartesine toplantıyı aldığım konusunda.. Ama önemli olan takımdır burada,"
"Kulübün ne söyleyeceği de beni endişelendirmiyor açıkçası. Çünkü ben kendi sorunlarımı Aykut hoca ve başkanla konuştum ve bir şekilde çözdük. Fenerbahçe′de başarılı bir dönem geçirdiğimi ve takıma katkım olduğunu düşünüyorum kalitemle. Ancak şimdi bu sürece nasıl gelindiğini anlatacağım. Bu konu hakkında çok şey düşündüm. 5 bacağı vardı bu konunun.. Ben, Aykut Kocaman, Ali Yıldırım, başkan ve siz basın.. Başınıza bir şeyler geliyorsa bunda sizden dolayı da hata vardır. Kendi sorumluluğumu da alıyorum ve kendi hatalarımı biliyorum. Bu konuda konuşmaya başlayacağım. En büyük hatam kulübü bazı anlarda yaralayacak davranışlarda bulunmam oldu. Twitter′ı yanlış bir şekilde kullandım. Bazı insanlara mesajlar smsler gönderdim, belki göndermesem daha iyiydi. Mesajın içeriğinde hata yoktu, ancak gönderdiğim kişilere göndermesem, bende kalsa daha iyi olacaktı. Mahmut vasıtasıyla bana verilen, TFF′ye gönderilen borcu yoktur yazısı var. Bu konuda da hata yaptıM. Benim için çok fazla şekilde ′para için oynuyor′ dediler. Ben bu takımın kaptanıyım. Eğer para düşkünü bir insan olsaydım kulübün bana yaptığı teklifi kabul eder ayrı antreman yapar ve Mayıs ayına kadar maaşımı tıkır tıkır alırdım. Ama bence insanlar hak ettiği parayı almalı. Bunlar bu durumun bu hale gelmesine kadar içtenlikle kabul ettiğim hatalarım."
Aykut Kocaman ile diyaloğumuzu yönetici ve teknik direktör olarak ikiye bölmek istiyorum, çünkü ilk tanışıklığımız yönetici olarak olmuştur. Sizler Fenerbahçe′yi yakından takip ediyorsunuz. Aragones döneminde Trabzonspor maçını kazansaydık 7 Temmuz′a kadar tatilde olacaktık ve kazanarak tatile çıktık. Ben tatildeyken Argones ayrıldı ve tatil programı değişikliği bana iletildi. 20-22 Haziran civarıydı Samet beni aradı ve 1 hafta erken dönmem gerektiğini söyledi. Ben de programımı yaptığımı ve dönemeyeceğimi belirttim. 7 Temmuz günü döndüğümde Daum′un odasına gittim, geciktiğim için kendisine özürlerimi ilettim. 7 Temmuz kararının kendisinden önce verildiğini ve sorun olmadığını söyleyerek Aykut Kocaman′ın yanına tanışmam için gönderdi. Kendisiyle tanıştım. Bana ′Sen kaptansın herkesten önce senin burada olman gerekirdi′ dedi. 1 hafta önce takımın kampa geldiğini ve benim de burada olmam gerektiğini söylediğinde haklı olduğunu söyledim. Ve kendisine şunu ilan ettim; yılın 11 ayını burada geçiriyorum 1 ayımı ailem ve sevdiklerim ile geçirmem gerektiğini söyledim. Katılmam gereken şeyleri ve katılmadğım şeyleri açıkça söyledim, böylece tanıştık. 1 seneli yöneticilik döneminde çok az görüştük, sonra da teknik direktör oldu. Teknik direktör olduktan sonra sorunlarımız başladı. Ondan sonra kendisiyle birçok görüşmemiz oldu, bunların hepsini kabul ettim ama hiç birine katılmadığımı söyledim. Futbol görüşlerimiz çok farklıydı. Benim görüşüme göre bir futbol takımının sürekli gelişmesi gerekir. Bu da antremanla sağlanır. Bir oyuncu 3 senedir aynı yerde veya geriye doğru gidiyorsa bir aksilik olduğunu söyledim. Ama Aykut kocaman ′Bana burası Türkiye, burada antrenmanlar gelişmek için değildir′ gibi birşey söyledi. "
Okunma Sayısı: 637
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.