İnsan zekâsı ile yapay zekâ arasındaki fark nedir? Bir bilgisayar gerçekten düşünebilir, hayal kurabilir veya yeni fikirler üretebilir mi? Yapay zekânın hızla geliştiği günümüzde insan aklının, sezgisinin ve yaratıcılığının yeri ne olacak?
Yarının Gündemi programında Said Akça ile birlikte insan dehası ve yapay zekâ arasındaki ilişkiyi ele alıyoruz. Programın başlangıcında Bediüzzaman Said Nursî’nin gençlik yıllarında zihninden çözdüğü nakledilen meşhur matematik bulmacasından hareketle doğal zekânın dikkat çekici yönlerini konuşuyoruz.
Yapay zekânın işlem gücü, öğrenme biçimi ve hata yapma ihtimali; insan beyninin sezgisel düşünme, hayal kurma ve yeni problemler ortaya koyma kabiliyetiyle karşılaştırılıyor. Turing testi ve Çin Odası deneyi üzerinden makinelerin gerçekten düşünüp düşünemeyeceği tartışılıyor.
Programda ayrıca yapay zekânın sağlık ve bilim alanındaki imkânları, insanla makine arasındaki iş birliği, yapay zekânın sınırları ve gelecekte insanın kendisini tanıma sürecine sağlayabileceği katkılar değerlendiriliyor. Bediüzzaman’ın insan aklı, hayal ve şuur üzerine ifadeleri çerçevesinde, teknoloji ile iman arasındaki ilişkiye de dikkat çekiliyor.
Yapay zekâ insanın yerini mi alacak, yoksa insanın kabiliyetlerini geliştiren yeni bir imkân mı olacak?