"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

6 Şubat depremleri

Zafer AKINCI
06 Şubat 2024, Salı
6 Şubat’taki büyük depremlerden önce Malatya’daki evimizin balkonunda son kez açan Kasımpatı çiçeğinde, Allah’ın Cemali tecellilerini seyrediyorduk.

Bir ay sonrasında ise Allah’ın Celali tecellileri başladı. Yaşadığımız büyük depremlerle birlikte ne Kasımpatı çiçeği kaldı, ne de Kasımpatı çiçeğinin yanında konuştuğumuz hatıralar, emeller kaldı. Ne apartman, ne şehir, ne de sevdikler kaldı. 

Her şey bu kadar nasıl hızlı değişirdi. Elbette mülkün sahibi Allah’tı, tasarruf ona aitti. Ancak yaşanılanlar, insandan bir ömür alıp götürecek gibiydi. Öncesinde rahat ortamlarda, çaylarımızı içerek İslamda, musibetler karşısında sabır derslerini dinliyorduk ve bu bize kolay geliyordu. Sonrasında yaşadığımız depremler ile bu işin bu kadar kolay olmadığını gördük.

6 Şubat sabahı saat 4 civarında büyük bir depremle uyandık. Eski bir apartmanda saniyeler uzadıkça depremin şiddeti artıyordu. Uzak gördüğümüz ölüm her saniye bize daha da yaklaşıyordu. Duaları daha samimi yapmaya çalışıyorduk. Belki de bu, diğer tarafa geçmeden önceki son dualarımız olacaktı.

Sonrasında yıkılmayan binadan aşağıya korku ile indik. Artık bize verilenlerin, benim dediğimiz eşyaların, evlerin, canların, sevdiklerimizin… birer birer elimizden alındığını görmeye başladık.

İlerleyen saatlerde ikinci büyük depremle karşılaştık. Binalar bir bir yıkılıyordu. Herkes can derdine düşmüştü. Sular kesikti, bir taraftan kar, diğer taraftan soğuk, elbiseler ve ayaklar su içerisindeydi ve artçı depremler devam ediyordu. 

Akşam binlerce insanın sığındığı bir yerde bir koltukta, sonrasında suyu olmayan bir yerde üç gün kaldık. Acılar, üzüntüler, kayıplar, yaşanılan çaresizlikler devam ediyordu. Allah bizleri canlardan, mallardan, ürünlerden eksilterek imtihan edeceğini söylüyordu. Kendi ellerimizle yaptığımız hataların neticesinde imtihan ağır geçiyordu. Vefat edenlerin imtihanı bitmişti, fakat kalanların imtihanı devam etmekteydi. 

Geride, iki kız kardeşi, iki yeğeni yan yana bırakmıştık. Daha başkaları da, kendi yakınlarını bırakmıştı. Yıkılan şehirler adeta  birer mezarlık, kalan apartmanlar birer mezar taşı olmuştu. Allah’ın kanunu gereği her canlı gibi bizler de öleceğiz. Fakat, bizden önce Allah’a kavuşan sevdiklerimizin üzüntüsü her tarafımızı kaplamıştı.

Artçı sarsıntılar ile birlikte korkumuz ve her tarafımızdan dökülen çaresizliğimiz devam ediyordu. İsa (a.s) peygamberin duasını, kendimiz için biraz değiştirerek dua ediyorduk: Allah’ım bizleri helak eder, bizlere azap edersen, bizler senin kullarınız. Eğer bizleri affedip, bizlere merhamet edersen, Aziz ve Hakim olan sensin.

Kalacak yer olmadığından, depremin beşinci günü on binlerce insan gibi bizler de Malatya’dan üzüntü ile ayrıldık. Akşam geç saatlerde, Kayseri girişindeki trafik ışıklarında, fedakar insanların soğuk havada ellerindeki çorba, çay gibi yiyecek ve içecekleri arabadakilere vermeye çalıştıklarını gördük. Sanki, iyilik ve fedakarlık cisimleşmiş caddelere inmişti. Acılar büyüdükçe, bunun gibi fedakarlıklar da büyüyordu.

Geride kalanlar için hayat yolculuğu devam etmekteydi. Hayat yolculuğunun sonraki kavşakların birinde, bizlerde birer birer bu dünyadan ayrılacağız. Allah, akibetimizi hayırlı ede. Ayrılıkların, üzüntülerin olmadığı ebedi cennetinde, sevdiklerimizle bizleri buluştura inşallah.

Okunma Sayısı: 1363
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • NİHAT

    6.2.2024 11:58:05

    Güzel bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı