"Gerçekten" haber verir 01 Mayıs 2009
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formuİletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Şükrü BULUT

Küresel krizde vurgulanmayan nokta



Bir iki cılız sesi bahane ederek yazımızın başlığına itiraz edileceğini biliyoruz. Bu cihanşümûl felâketin bize hediye olarak sunacağı en önemli dersin geçiştirilmesine sizin de gönlünüz razı olmaz. Hadisenin asıl iskeletini ihmal ve yan unsurlar üzerinde yoğunlaşmanın insanlığa fayda getirmeyeceğini görmek zorundayız.

İsrafın, tüketim çılgınlığının, dizginlenmeyen hırsın, dünya kaynaklarının cehaletle yağmalanmasının, hazcılıkla insanın yuvarlandığı çukurun, modern sömürgeciliğin ve savaşın menfîliklerine hizmet eden ahlâksızlığın bu kriz vesilesiyle az-çok gündeme taşınması güzel olmuştur. Fakat bütün bunlar, söz konusu mâlî felâketin ne asıl sebebini, ne de çaresini bize bildirmiyor.

Bediüzzaman Hazretleri, Birinci Dünya Savaşında, cephede kaleme aldığı İşârâtü’l-İ’câz isimli tefsirinde ve daha sonra Kur’ân’ın mû'cizelerinin hayata akışını ifade ettiği Sözler ismindeki tefsirinde, gelmiş ve gelecek bütün krizlerin sebep ve çaresini yarım sayfadan azıcık fazla bir tek sahifede ortaya koymuş. Önce çareyi, sonra da sebebini izah ettiği İşârâtü’l-İ’câz’da, “Eğer tarihî bir nazarla sahife-i âleme bakacak olursan ve o sayfayı lekelendiren beşerin mesâvisine (günahlarına), hatalarına dikkat edersen, heyet-i içtimâiyede görünen ihtilâller, fesatlar ve bütün ahlâk-ı rezilenin iki kelimeden doğduğunu görürsün.

“Birisi: ‘Ben tok olayım da, başkası açlığından ölürse ölsün, bana ne!’

“İkincisi: ‘Sen zahmetler içinde boğul ki, ben nimetler ve lezzetler içinde rahat edeyim.’

“Âlem-i insaniyeti zelzelelere maruz bırakmakla yıkılmaya yaklaştıran birinci kelimeyi sildiren ancak zekâttır.

“Nev-î beşeri umumî felâketlere sürükleyen ve bolşevikliğe sevk edip terakkiyâtı, asayişi mahveden ikinci kelimeyi kökünden kesip atan, hurmet-i ribadır” diyor Said Nursî Hazretleri…

1993 Almanya baskılı Sözler kitabının 373. sayfasında, Bakara Sûresindeki 43 ve 275. âyetleri tefsir ederken, bu mânâyı, Kur’ân medeniyeti ile felsefe medeniyetleri muvazenesinde ele alan Bediüzzaman Hazretleri, sosyal hayata barışı getiremeyen Avrupa medeniyetinin hatalarına Kur’ân’la cevap veriyor.

Şu daracık çerçeveye, sosyal barışın olmazsa olmaz şartı olan zekâtın hikmetiyle, iç çatışmaların birinci sebebi faizin içtimâî saadeti öldüren ne denli bir illet olduğu hususları elbette sığışmaz. Fakat hakikati arayanlar, bu iki prensibin, bilhassa Müslümanlarca bayraklaştırılarak küresel biçimde dalgalandırılmasını bekliyorlardı.

Hıristiyanlık âlemi, imkânı nisbetinde faize vurguda bulundu. XVI. Benedikt’in beyânâtları ile Vatikan adına çıkan bazı makalelerde, İslâmın hayatî vurgusuna yetişilemese de, bu hususlar seslendirildi. Hıristiyanlık dininde zekâtın farz olmayışı ve dinin pratiğini oluşturan baş esaslar arasına girmeyişini de bu arada unutmamak gerekiyor.

Yukarıda arz ettiğim gibi asıl vurguyu, insanlık Türkiye’den ve İslâm âleminden bekliyordu. Zekât müessesesinin ehemmiyeti, zamanımızın felâketlerinden bağımsızca yazılıp çizilince, hayal ve idrakler ara ara nostalji fırtınasına tutuluyor. Tahribe sebep olan faizle birlikte, çare olarak faizin haramlığının ve zekâtın ele alınması meselesi, ilk olarak Bediüzzaman’la gündeme geliyor. Elhak, zekât ve sadaka temelleri üzerinde yükselen milyonlarca eserin İslâm coğrafyasını süslediğini Avrupalı araştırmacılar da itiraf ediyorlar. Fakat asıl olan, günümüz dünyasını sarsan ve insanı köleleştiren faiz illetinin sebep olduğu felâketin “biricik reçetesi” olarak faizin haramlığını, zekât ve sadakayı insanlığa takdim etmektir.

Ailenin korunmasından sosyal barışa, hatta dünya barışına kadar hizmet edecek bir projenin âcilen hazırlanmış olması gerekliydi.

Türkiye Diyaneti’nin, ilâhiyatçıların ve dinî cemaat temsilcilerinin “faiz” karşısında dik duramamaları, azıcık “Kemalizm diktatörlüğüne” bağlanabilir. Buna rağmen kıymetli araştırmacı ve hocalarımızdan, ehl-i mektep olan, Avrupalı, faiz karşıtı yazarlar kadar hamiyet beklemek hakkımız olsa gerek.

Artık Türkiye’de ve İslâm âleminde faizsiz müesseseleri “veri tabanı” esas alarak krize Kur’ânî ve Peygamberî açıdan yaklaşacak araştırmacılara ihtiyaç şiddetleniyor. Her meselesini zaman içinde “Avrupa felsefesine” kabul ettiren Kur’ân’ın bütün hüküm, tavsiye ve mesajları hak olduğuna göre, çekinmeye ve tedirgin olmaya hiç gerek kalmıyor.

Küresel krizin sebep olduğu ağır yüklerin altında fukara insanların daha fazla ezilmesine, insan olarak karşı çıkmak isteyenlere, Bediüzzaman Hazretleri reçeteyi yaklaşık bir asır önce takdim etmiş.

Artık ne doğunun, ne de batının bahanesi kalmıyor. Yeter ki, iğfallerle, dezenformasyon ve yalan sloganlarla ortalığı birbirine katmaya çalışan “modern Bolşeviklere” karşı uyanık olalım. Kur’ân’ı dinlediğimiz takdirde gerisi gelecektir.

01.05.2009

E-Posta: s.bulut@saidnursi.de


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (27.04.2009) - Almanya İslâm Konferansı

  (24.04.2009) - 2009’dan 1909’a...

  (20.04.2009) - Avrupa baharı

  (13.04.2009) - Haşir mevsimi olarak bahar...

  (10.04.2009) - Obama’ya yardım

  (06.04.2009) - Küresel tahribat...

  (03.04.2009) - Zübeyir Ağabeyi tanımak ve anlamak üzerine…

  (30.03.2009) - Yeni Asya ve dâvâ

  (27.03.2009) - Bugün dünden de sana hasretiz

  (23.03.2009) - İslâm ordusunun öncüsü, son kal’asındaki gözcüsü: Yeni Asya...

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır

Kurumsal Linkler:
Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Demokrasi100 - Yeni Asya Gazetesi - YASEM - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat - Yeni Asya Takvim - Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım - Yeni Asya 40. Yıl

Reklam Linkleri:
Risale Yorum- Risale Çocuk- Oktay Usta - Euro Nur - Fıkıh İnfo- Ahmet Maranki- Cevşen - Yeni Asya Barla - Makdis