17 Kasım 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Fatma Nur ZENGİN

Yeşil açılım


A+ | A-

Sınırın öteki yanına olan merakımı kısa bir süre önce gerçekleştirdiğim Gürcistan ziyaretimle gidermeye çalıştım. Çalıştım diyorum, fakat oraya gittiğimde bunun sadece bir başlangıç olabileceğini görmemek mümkün değildi, bunu anladım.

Mısırlı şoförlerden çok daha çılgın araba kullanan şoförleri, Türkiye’deki tüm otobüs firmalarının yazıhanelerinin bulunduğu Batum şehri, anneannemin Erzurum’da yaptığı yemeklerin belki de yüzde 90’ının baş köşede bulunduğu mutfak kültürüyle, bu çok bilindik, ama ilk defa gittiğiim ülkeye gidişim; komşularımızı daha çok ziyaret etme gerekliliğini hatırlatmıştı bana. Ne de olsa komşuyduk ve hazır açılım da bu kadar gündemdeyken, komşularımızı sık sık ziyaret etmeliydik belki de.

Benzerlikler, ufak tefek ayrılıklar, birleştiren unsurlar, sevgi dolu kalpler, uçsuz bucaksız hoşgörü, seminerin konusu yer yer ağırlaşsa da, grubun atmosferini olumsuz yönde etkilemiyordu. Gürcü dostların yanı sıra, Ermeni ve Azeri arkadaşlar da edinmiştim ve bu iki ülkeye ziyaretimin de yakın olduğunu çoktan hissetmiştim, halen de hissetmekteyim.

Özellikle hassasiyetler, yeni gündemin getirdikleri, tarih, siyaset, ekonomi v.s. gibi nedenlerden dolayı bazen çözüm, bazen bir sorun olan Ermenistan’ı ve oradaki sevdiğim arkadaşları bir an önce görmeyi isteyerek Gürcistan’dan ayrılırken, bir an önce benim yazılarımı okumak isteyen ve Türkçe sözlükle bilgisayarın karşısına geçeceğine söz veren Ermeni bir arkadaşıma, eski bir yazımı gönderdim; Ermeni meselesiyle ilgili olanı.

Doğup büyüdüğü coğrafyada Ermenilerle yıllarca iç içe yaşamış ve tecrübe sahibi olmuş olan büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin bu konuyla ilgili güzel görüşlerine de yer vermiştim. “Size bunu katiyyen söylüyorum ki, şu milletin saadeti ve selâmeti Ermenilerle ittifak ve dost olmaya vabestedir (bağlıdır). Fakat mütezellilâne (kendimizi alçaltarak) dost olmak değil; belki izzet-i milliyeyi muhafaza ederek, musâlâha (barış) elini uzatmaktır” sözünün “açılım” mevzuunun doğu ayağına ne kadar uyduğu apaçık ortada. Bütün bunların ışığında, ilk fırsatta Ermenistan’a gitme isteğiyle döndüm Gürcistan’dan.

Birkaç hafta sonra ani ve beklenmedik bir şekilde Ermenistan’a davet edildiğimde çok heyecanlandım. Bir an önce gitmek ve mümkün oldukça uzun kalmak istiyordum. Gezecek çok yer, duyacak çok söz vardı ne de olsa. Ama bazı nedenlerden dolayı son anda gitmekten vazgeçtim. Ben gitmekten vazgeçmişim kendi kendime ama, Ermenistan benden çoktan vazgeçmiş meğer.

Gruptan giden arkadaşlardan birinin sınırdan içeri alınmadığını öğrendiğimde bunu anladım. Meselenin detayına inersek, “yeşil” yani “hususî” pasaporta sahip olanlara sınırda vize ve sınırı geçmelerine izin verilmiyormuş. Öncelikle Tiflis’te (tabiî burada da, bir asır öncesindeki Bediüzzaman’ı hatırladık) vize başvurusunda bulunmaları ve akabinde birkaç gün beklenmesi gerekiyormuş. Son dakikada, hatta sınıra girildiğinde bu durumla karşılaşan ve Gürcistan’da (vizenin ortalama 3 günde çıkabileceğini öğrenerek) çaresiz eve dönebileceği ilk uçağı bekleyen arkadaşımız ise, çektiği maddî sıkıntıların yanı sıra, manevî olarak da çok şey ifade etmesi muhtemel bu geziyi, çektiği tüm sıkıntılara rağmen gerçekleştirememekle kaldı.

Bu konunun ortaya çıkmasının ardından, internette küçük bir araştırma yaptım ve “Ermenistan’da yakınlaşma çabalarına yeşil pasaport darbesi” isimli haber, birkaç yerde karşıma çıktı. Bunun, daha önce de yaşanmış bir sorun olduğunu net bir şekilde görmek, neden çözüme ulaşma yolunda hâlâ bir iyileşme olmadığı sorusunu bir kez daha sordurttu bana. Neden? Açılımlarda; acaba bir tarafın imtiyazları çoğaltılırken, diğer tarafınkiler kısılmalı mıydı? Hayır. Özellikle de Ermenistan gibi, kendi ekonomik gelişmezinin hayrı için Türkiye sınırının hayatî önem taşıdığı bir ülke tarafından hiç de değil.

“Bu, açılıma yeşil bir darbe” dedim olayı duyduğumda. Oldukça da üzüldüm. Bazı şeylerin değişmesi için; şimdi sınırın açılmasını mı, yeni kanunların yürürlüğe girmesini mi , yoksa hükümetlerin görev değiştirmesini mi bekleyeceğiz? Bence cevap “hayır.” Çok kısa olmayan birkaç işlemin ardından, yeşil pasaport sahiplerinin büyükelçiliklerden vize alabileceğini öğrenmiş olmama rağmen, bu davranışın âcilen düzeltilmemesi halinde, açılım sürecine gölge düşüreceği kanaatindeyim.

Ben Ermenistan’a gitme planlarımdan vazgeçmedim, “Sinek küçük, ama mide bulandırır” atasözünün mânâsını da daha iyi anladım. Kimse birbirine yüzde yüz güvenmiyordu. Bu beklenen bir durumdu, fakat ayrımcılık çoğalıp krize dönüşmeden, birkaç adım atılmasının her iki taraf için de faydalı olacağı kanaatindeyim. Yoksa, sınıra kadar gidip de geri çevrilerek, saatlerce yol giderek, gecenin bir yarısı Tiflis’e ancak ulaşan ve sıkıntılı anlar geçiren bir kişiye, komşuyu anlatmak güçleşebilir.

17.11.2009

E-Posta: nurzengin@gmail.com


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (15.11.2009) - “Kavga edersem sakın karışma, annadın mı?”

  (03.11.2009) - Kışla beraber gelenler

  (27.10.2009) - “Kahire: Ya seversin, ya nefret edersin!”*

  (08.09.2009) - Ankara’da bir parça Almanya

  (31.08.2009) - Başörtülü, ama…

  (29.07.2009) - Slovenya’nın karşı mahalleleri….

  (21.07.2009) - Yo no busco, encuentro…*

  (26.05.2009) - Fişavi’nin fıstıkçılarına ve Kahire’ye dair….

  (12.05.2009) - Annem ve yeşil erik

  (05.05.2009) - Akrepsiz, yelkovansız ülke

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nurullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.