"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Vergilerden akışlarla, mutlu mutsuz bakışlarla...

Adnan NACİR
22 Aralık 2019, Pazar
Yakın zamanlara kadar, yaptığı üretimlerle kendi kendine yetebilen az sayıdaki örneklerden biriyken, artık vergilerle geçinmeye çalışan bir ekonomimiz var.

Ekonomi, maliye ve hazine gibi akçeli işlerin tümünden sorumlu olan ve seri toparlama özelliği ile bilinen bakanımız, cari açığımızı kapatmak için emeklilik sistemimizde değişikliğe gideceklerini söyledi. Cari açık ekonominin yumuşak karnı olduğundan, muhtemelen pamuksu çözümlere başvuracaklardır. Bakın, burası “çok emekli”; ya emekli maaşlarımızda kesintiye gitmek veya çalışanların maaşlarından kesilecek SGK primlerini arttırmak suretiyle pamuk ellerimiz cebe dâvet edilecek veya emeklilik şartları insanların pamukla karşılaşacakları zamana kadar yerine gelmeyecek şekilde düzenlenecek diye anlıyorum. 

2020  bütçesinde, Kamu Özel İşbirliği dedikleri yöntemle gerçekleştirilen projelerde verilen devlet garantilerini ödemek için ayrılan miktar, yaklaşık olarak 19 milyar TL olarak açıklanmış. Ki bu miktar 2018 yılında 6 milyar TL iken, 2019’da 9,7 milyar TL olmuş. Dolar’la akdedilen sözleşmelerinde Amerikan enflasyonuna göre fiyat düzenlemesi yapılan, ihtilâf durumunda Londra Mahkemeleri’nin yetkili kılındığı bu fevkalâde yerli ve hiç olmadığı kadar millî (!) projelerimizde devlet garantisi de yıllar geçtikçe katlanarak artıyor. Öyle, bir iki yıl da değil, 20-25 yıl böyle gidecek. Teker nasıl dönecek sorusunun cevabı, hükümetin söylediği “vergilerden akışlarla, mutlu mutsuz bakışlarla...” şarkısında sanki...

YANDIM, YANDIM

Vergiyi tabana yayma müjdesi geçen yıl verilmişti, ama bütün vatandaşlara dokunacak bir vergi vatandaşın tabana kuvvet koşarak destek vermekten kaçması ile sonuçlanabilir. Önce, sigara ve TEKEL ürünü kullananları kapsayan vergiler arttırılır, ki kamuoyu nezdinde “her şeye müstehak” denilecek kesimdir bunlar. Sonra arabası, evi olanlara sıra gelir. Onların da parası çoktur, versinlerdir. Bu işler şöyle mi tasarlanıyor acaba:

- Arabası olanlara bir vergi daha koyun...

+ Efendim, zaten konabilecek bütün vergileri koyduk arabalara. Millet sosyal medyada şöyle şeyler paylaşmaya başladı: Ali, 2001 cc üzeri bir araba almak icin bayiye gitti. Arabanın Türkiye’ye girişi 100 bin tl idi. MTV: 7.505 tl, KDV: 46.807 tl, ÖTV: 160.000 tl olmak üzere toplamda 300 bin tl’den fazla ödedi. Kendine bir araba alan Ali, devlete de iki tane almış oldu. Arka planda şu şarkı çalıyordu: “Ali, arabanın bir vergisi var, verginin de iki vergisi var. ‘Yandım, yandım’ diye bağırır, ödedikçe vergisini arabanın...”

- Arabası olup içinde sigara içenlere ceza kesin, bir sonraki aşamada evlere dadanırsınız... Sırayla önce evi olanlara vergi, evinde sigara içenlere ceza... Daha da geliştirilebilir, her şeyi de ben mi söyleyeyim? 

GECE MESAİSİ

Genellikle gece mesaisine elinde torbalarıyla çıkıp yasama yapan Meclis’imiz, yakın zamanlarda yeni vergi türlerini içine koyduğu bir torbayı tanıttı. Bu vergilerden birinin adı Değerli Konut Vergisi. Başlarda çok dikkat çekmeyen vergi, Tapu ve Kadastro Müdürlüğü marifetiyle işletilmeye başlayınca şikâyetler çığ gibi gelmeye başladı. Bir kere, evlerin hesaplanan değerinin gerçekçi olmadığı yönünde itiraz edenler oldu. Alım-satım işleminde vergisi verilen, her sene emlak vergisi ödenen ve kira getirisi varsa ayrıca o vergisi de hesaplanıp ödenen evler, durduğu yerde bir vergiye konu oluyordu ve bu bir seferlik bir ödeme de değildi, her sene verilecekti. Nitekim, buna Varlık Vergisi diyenler de oldu. 

BALYOZ

Haksız ve usûlsüz uygulama olduğu için Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilebilir veya son günlerde birkaç örneğini gördüğümüz iyi polis-kötü polis oyunu çerçevesinde iyi polis Erdoğan tarafından geri çektirilebilir. Oyun şöyle çalışıyor: İktidar/bürokrasi, keyfi ya da halka bir takım yükümlülükler getiren bir düzenleme yapıyor. Bu düzenleme halktan yeteri kadar tepki almamışsa durulmayıp yola devam ediliyor. Fazla tepki almışsa, bu oyların kritik düşüşüne sebep olabileceği için iyi polis Erdoğan tarafından “tasvip edilmemek” suretiyle iptal ediliyor ve kurtarıcı Erdoğan bir kahraman oluyor. Geçen sene MTV yasal olarak en fazla % 15 arttırılabilir iken, hükümet % 40 zam yaptı. Tepkiler sonrasında Erdoğan sahneye çıktı ve % 25’e indirerek halkı sevindirdi. Atını kaybeden bir vatandaşın, eşek bulduğu için sevinmesi gibi oldu. Termik santrallerin filtre meselesinde de iktidar kanadı, ertelemeyi hararetli bir şekilde savunup Meclis’ten kanunu geçirdi, ama halkın tepkisi büyük olunca Cumhurbaşkanı veto etti. Yine, Ziraat Bankası’nın Simit Sarayı’nı devir alması işlemleri başlamışken, gelen yoğun eleştiriler sonucunda Erdoğan bunu tasvip etmediğini söyledi. İşe bakın ki bir sözü ile anında başvurular geri çekildi, sanki o işlem hiç başlamamış gibi davranıldı. Şöyle bir fıkrayı hatırladım: 

Vaktiyle, hükümdarın biri, üç defa Cuma Namazı’na gitmeyen kişilerin idam edilmesi için ferman yayınlamış. Gel gör ki, o memlekette herkes namazını düzgünce kılıyormuş. Hükümdarın sinirli olduğu günlerin birinde, işgüzar vezir, hükümdarın öfkesini dindirmek için suçlu-suçsuz olduğuna bakmadan bir garibanın getirilmesi için askerlere emir vermiş. Fakir ve kimsesiz bir hamalı getirmişler. Adam ne yaptıysa, Cuma Namazı’na gittiğini anlatamamış. Korkudan, şahitlik yapmaya da kimse yanaşmayınca idamına karar verilmiş. Adet gereği son isteği sorulunca, hükümdar ve vezirin kafasına halkın önünde balyozla vurmak istediğini söylemiş. Vezir hükümdarın kulağına fısıldamış: “Hünkârım, isteğini yapmazsak itibarımız zedelenir, velâkin şimdi düşündüm de, sanki bu adamı ben camide görmüş gibiyim...” Hükümdar hemen atlamış: “Gibisi ne Vezir Efendi, bu adam benim yanımda kıldı namazını... Ne diye getirdiniz bunu?”

Okunma Sayısı: 1769
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı