Kamuoyunda “İkinci Çözüm Süreci” olarak da adlandırılan “Terörsüz Türkiye” sürecinde gelinen nokta, ülkenin birinci gündem maddesi haline geldi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, TBMM’de 1 Ekim 2024’teki yeni yasama yılı töreninde, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve milletvekilleriyle tokalaşmasıyla başlayan sürecin üzerinden yaklaşık 20 ay geçti. Süreç, TBMM’ye 12 maddelik kanun teklifinin sunulmasıyla yeni aşamaya taşındı.
“Yeni bir döneme giriyoruz” diyen Bahçeli, iki gün sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı Beştepe’de ziyaret etti. Aynı gün Millî Güvenlik Kurulu da toplandı.
Sürecin ilk günlerinde Bahçeli’nin, “Türkiye’ye getirilirken ‘Her türlü hizmete hazırım’ diyen teröristbaşı, buyursun terörün bittiğini ve örgütünün tasfiye edileceğini tek taraflı ilan etsin” ve “Teröristbaşının tecridi kaldırılırsa gelsin, DEM Parti grup toplantısında konuşsun” şeklindeki sözleri büyük şaşkınlık meydana getirmişti. Bu açıklamalar karşısında AKP kanadının uzun süre sessiz kalması ise dikkat çekmişti.
Erdoğan, partisinin 9 Ekim 2024’teki grup toplantısında ittifak ortağı MHP’ye destek vererek, “Cumhur İttifakı’nın uzattığı elin değerinin muhatapları tarafından anlaşılmasını ümit ediyoruz” ifadesini kullanmıştı. Bu yaklaşım, AKP’nin süreci izleyip değerlendirmeyi tercih eden “bekle-göre” politikasının bir yansıması olarak yorumlanmıştı.
Bu gelişmeler yaşanırken, Bahçeli’nin “Öcalan Meclis’te konuşsun” dediğinin ertesi gün 23 Ekim 2024’te Ankara’nın Kahramankazan ilçesindeki TUSAŞ tesisine düzenlenen terör saldırısı, birçok çevre tarafından terör örgütünün verdiği bir gözdağı olarak değerlendirildi.
***
KOMİSYON 110 SAYFALIK RAPOR HAZIRLADI
TBMM’de kurulan süreç komisyonu, ilk toplantısını 5 Ağustos 2025’te yaptı. Komisyonun adı Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu olarak belirlendi. İYİ Parti dışında tüm siyasî partilerin üye verdiği 48 üyeli komisyon, yaklaşık yedi aylık çalışmanın ardından 18 Şubat 2026 tarihinde 110 sayfalık raporunu yayımladı.
Bu süreçte eski TBMM başkanları, bakanlar, ilgili kamu kurumlarının temsilcileri, MİT Başkanı, şehit aileleri ve gaziler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, baro başkanları ve hukukçular, insan hakları örgütleri, işçi ve memur sendikaları, işveren temsilcileri, akademisyenler, düşünce kuruluşları, emekli güvenlik görevlilerinin temsilcileri ile gençlik ve kadın kuruluşlarından oluşan geniş bir yelpazede toplam 137 kişi dinlendi.
***
NEDEN GİZLENDİ?
Bu aşamadan sonra TBMM’ye sunulacak çerçeve kanun üzerinde çalışmalar dar bir ekip tarafından yürütüldü. Kanun teklifinin hazırlandığı ve imzaya açıldığı ifade edilirken, metni imzalayan milletvekillerin bile teklifin içeriğine tam olarak hâkim olmadığı görüldü.
Meclis’in tatile girmesine günler kala teklifin içeriğinin kamuoyundan uzak tutulması ve metin üzerinde yeterince tartışma yürütülmemesi, başta süreç komisyonu üyeleri olmak üzere birçok çevre tarafından eleştirildi.
Komisyonda tartışmalar eşliğinde kabul edilen geçici kanunun bugün ya da yarın TBMM Genel Kurulu’ndan da geçmesi bekleniyor. Ardından Meclis tatile girecek.
Teklif kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasını takip etmek ve değerlendirmek amacıyla, kanunun Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından bir “İzleme Komisyonu” kurulacak.
Şimdi gözler, yaklaşık 20 ay önce başlayan bu sürecin bundan sonraki seyrine çevrilmiş durumda
***
BUNDAN SONRAKİ YOL HARİTASI
Yaklaşık 40 yıldır devam eden PKK terörü sebebiyle on binlerce insan hayatını kaybetti. Hiç kuşkusuz, akan kanın durmasını ve terörün sona ermesini istemeyen yoktur. Çünkü terör, insanlığa karşı işlenmiş en ağır suçlardan biridir. İnsanların huzur ve güven içinde yaşayabilmesi ise en temel insan haklarından biridir.
Bundan sonraki süreçte yapılması gereken, terörü besleyen şartların kalıcı biçimde ortadan kaldırılmasıdır. Bunun yolu; kuvvetler ayrılığı ilkesini güçlendirmek, hukukun üstünlüğünü ve adaleti tesis etmek, yoksulluk ve cehaletle mücadele etmek, demokratik standartları yükseltmek ve temel hak ve özgürlükleri daha da genişletmekten geçmektedir.