İngiltere merkezli araştırma, BBC, Guardian ve Sky News Gazze haberlerinde soykırımcı İsrail saldırılarını sistematik olarak perdelediğini ve Filistinli kaynaklara İsraillilere oranla çok daha az yer verdiğini ortaya koydu.
İngiltere merkezli medya izleme kuruluşu NewsCord’un 11 Ekim 2023 - 21 Nisan 2025 tarihlerini kapsayan yeni araştırması, Gazze’ye ilişkin haberlerde dil kullanımı, çerçeveleme ve kaynak dağılımı bakımından önemli farklılıklar bulunduğunu ortaya koydu. Araştırmada, üç yıl boyunca aynı olayları ele alan BBC, The Guardian, Sky News ve Al Jazeera tarafından yayımlanan toplam 686 haberde yer alan 11 bin 295 metin incelendi.
Edilgen dil kullanıldı
Rapora göre, incelenen İngiliz medya kuruluşları Filistinli kayıpları aktarırken sıklıkla edilgen dil kullanarak sorumluluğu belirsizleştirdi. Özellikle BBC’nin, Filistinli ölümlerle ilgili cümlelerin yaklaşık yüzde 80’inde edilgen yapı kullandığı, bu durumun saldırıların failine ilişkin vurguyu zayıflattığı belirtildi. Aynı zamanda BBC’nin İsrail kaynaklı saldırıları açık şekilde atfetme oranının yaklaşık yüzde 50’de kaldığı, bu oranın Sky News ve The Guardian’da yüzde 54, Al Jazeera’da ise yüzde 89 olduğu tesbit edildi.

“Soykırım” ifadesinden kaçınıldı
Benzer şekilde, insanî boyutun aktarımında da farklılıklar gözlemlendi. BBC’nin İsrailli esirleri insani yönleriyle ele alma oranının yaklaşık yüzde 60 olduğu, Filistinli tutuklular için bu oranın yüzde 29’da kaldığı bildirildi. Bu kategoride en dengeli dağılımın Al Jazeera’da olduğu belirtildi. Terminoloji kullanımına ilişkin bulgular da raporda yer aldı. Sky News’in incelenen veri setinde “soykırım” ifadesini 12 kez kullandığı, bu sayının BBC’de 15, The Guardian’da 21, Al Jazeera’da ise 58 olduğu kaydedildi. Araştırmada BBC’nin, İsrailli yetkililer tarafından yapılan yüzlerce “soykırım” içerikli açıklamaya rağmen bu tür ifadelerden yalnızca birine haberlerinde yer verdiği belirtildi.
İsrail'in barbarlığı sıradanlaştırılıyor
Raporda, İngiliz medyasının Gazze’deki soykırıma ilişkin haberlerinde İsrail’in sorumluluğunu çoğu zaman görünmez kılan, Filistinlilerin sesini sınırlayan ve uluslararası hukuk çevrelerince “olası soykırım” olarak değerlendirilen olayları sıradanlaştıran bir anlatımla sunduğu ifade edildi.