14 Şubat 2026, Cumartesi 09:22
Bediüzzaman Hazretlerinin hanım talebelerinden ve şefkat kahramanlarından Zehra Dülek tek parti döneminin en sıkı zamanlarında İzmir ve civarında Risale-i Nur’ları hanımlar âleminde neşretmiş, Risaleleri yanından hiç ayırmayarak çantasında muhafaza edip, korkup çekinmeden en uzak semtlere ev derslerine gitmiştir.
Risale-i Nur'u nasıl tanıdı?
Zehra Dülek, İzmir’de aklının ve ruhunun manevî ihtiyacını karşılamak için bir arayış içine girer ve bir arkadaşıyla İzmir’de Nakşî tarikat şeyhi Mustafa Hilmi Efendi’yi ziyarete gider. Kısa bir konuşmadan sonra Şeyh ona “Evladım ben sana ulaşamıyorum bir perde var ruhuna inemedim. Sen Bediüzzaman Hazretleri’ne git.” dedikten hemen sonra Zehra Dülek aynı mahallede oturan Emine Hanım ve Nazmiye Hanımla Emirdağ’a Bediüzzaman Hazretleri’ni ziyarete giderler. Görüşmelerinde Bediüzzaman Hazretleri “Hoş gelmişsiniz evlâtlarım. Burada fazla durmayın. Sizi sıkıntıya sokabilirler. Ziyarete lüzum yok. Risaleleri okuyun” der ve onlara el yazması bir Uhuvvet Risalesi verir.
Vasiyeti ve vefatı
Zehra Anne, 1967 yılından itibaren Medine’de yaşamıştır. Vasiyeti şudur: “Risale-i Nur’u çok okuyun. Kurtuluşumuz orada. Malayaniyat ile uğraşmayın." 7 Şubat 2002 tarihinde vefat eder ve Medine’de Cennetü’l-Bâkî’de defnedilir.
Okunma Sayısı: 134
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.