"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dindarların Abdülhamid yansısı ile imtihanı

Ahmet BATTAL
12 Nisan 2026, Pazar
Haber7.com’un haberine göre İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi geçen günlerde Kırşehir ziyaretinde Erdoğan için dua istemiş.

Önce, haberi –kısaltarak- aynen verelim:

“İran ile ilgili savaş baş gösterdi. Ama başımızda bir dünya lideri olduğunu da biliyoruz. Herkes endişe içindeyken, ‘acaba yarınımız ne olur?’ tasası içindeyken bizim tasamız yok. Üzüntümüz, kederimiz yok. Bizim başımızda bir dünya lideri var. Onun için Cumhurbaşkanımıza da her zaman dua edelim. … Onun yükü daha ağır. … Meclis’te çalışırken Avustralya’ya gitmiştik. … Geniş bir salon. Duvarda bir yere İkinci Abdülhamid Han’ın resmini asmışlar. Geçmişte Abdülhamid Han neyse, bugün de Cumhurbaşkanımız aynı şey. Hiç değişiklik yok. Böyle bir insanın değerini bilmemiz lâzım. Yüz yılda bir tane geliyor. O gün Abdülhamid Han’dı İslâm ümmetinin başı, bugün de Cumhurbaşkanımız. Bütün insanlar da ümidini ona bağlamış durumdalar. Dolayısıyla başımızdaki insanımızın, büyüğümüzün, küresel liderimizin değerini bilelim. Elimizden geldiği kadar onu daha güçlü bir şekilde tekrar başımızda olması gerekiyor.”

Her siyasetçinin kendi liderini övmesi, dua istemesi normal sayılabilir. Ama burada mesele başka.

Sayın Çiftçi “Geçmişte Abdülhamid Han neyse, bugün de Cumhurbaşkanımız aynı şey. Hiç değişiklik yok” dememiş olsaydı “önemli değil” diyebilirdik.

Bu sebeple önce farkları hatırlatalım: 

-Abdülhamid Han padişah imiş. Saltanat sisteminin içinde kaderin hükmüyle devleti yönetme yetkisini Ağustos 1876’da elde ettikten kısa süre sonra Aralık 1876’da devleti Anayasalı-Meclisli demokratik rejime (meşrutiyete) geçirmiş. Ama kısa süre sonra Anayasayı askıya alıp Meclisi feshederek 1908’e kadar devleti ve toplumu tam bir istibdatla yönetmiş. Zaten yıkılmakta olan saltanatın ömrünü bu sayede bir parça daha uzatmış. 1908’de Anayasalı rejime yeniden ve mecburen geçildiğinde ise kurduğu eski düzeni sürdürememiş ve tahttan indirilmiş 

-Muhaliflerine etmediği zulmü bırakmamış. 

-Dış politikada başarılı değil. Paktlar kurmayı ya da kurulanlara dahil olmayı başaramamış. 

Bizim için, ne Haydar Ağa’dır ne Haydo’dur, sadece Haydar’dır. 

Benzerlikler meselesine gelince: 

Erdoğan dönemini ve AKP icraatlarını ayrıca anlatmaya gerek yok, ama Erdoğan’ın hukuktan ve demokrasiden de hukuk devletinden de haz etmediğini bilmek için okumuş olmaya gerek yok. 

Türkiye’de ve İslâm dünyasında bir kısım İslâmcıların Erdoğan’ı Abdülhamid Han’a benzetme ve böylece bir tür “saltanat kudsiyeti” kazandırma gayretinin arkasında, bu dindarların aslında “cumhuriyet düşmanı” olması da yatıyor. Burada kastımız sadece 1923-1950 arasındaki jakoben cumhuriyet tatbikatı değil. Yani “adı cumhuriyet olan dinsizlik rejimi”ne düşmanlıktan ibaret değil. Onlar doğrudan doğruya bir rejim ve kavram olarak cumhuriyete düşman durumundalar. “Saltanatçı”lar. 

Çevremizde ateş çemberi varken Türkiye’yi –şimdilik- savaştan uzak tutan nedir?

Bu, Erdoğan’ın liderlik başarısının ya da AKP politikalarının sonucu mudur yoksa Türkiye’nin NATO üyeliği ve AB Üye adaylığı gibi uzun vadeli uluslararası ilişkiler ağının bir ürünü müdür? 

Biliyoruz ki AKP iktidarı bu konularda ciddi yalpalar içindedir. Bugünkü stabilite uzun vadeli bir devlet politikasının sonucudur. 

Başka dindarların Abdülhamid merakını anlayabiliriz. Ancak gerçek bir cumhuriyetçi olan Bediüzzaman’ın konuya bakışını bilenlerin bu PR rüzgârına kapılması ve Erdoğan hakkında tam bir “Haydar Ağa”cı olup çıkması gerçekten akıl tutulmasıdır. 

Okunma Sayısı: 153
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı