"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ahirette zengin ve fakirler

Ahmet Cemil Çökren
27 Haziran 2019, Perşembe
Toplum televizyon karşısında zenginliği empoze eden dizileri izlerken, ister istemez bizim örnek aldığımız “Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm) nasıl yaşıyordu?”, diye düşünüyordum.

Sadece para kazan “nasıl olduğu önemli değil” yeter ki nefsin doysun mantığıyla, kapitalistlerin âdeta tuzaklarına çekilerek onlara para kazandırıyoruz.

İşte zengin ve fakir olarak âhirette dirildiğimizde ise, hangisinin iyi ve hangisinin kötü olduğuna, gelecek olan hadislerle siz karar verin. 

“Cennetin kapısında durup baktım. Bir de gördüm ki, içeri girenlerin çoğu yoksullardı. Zenginler ise hesap vermek için alıkonulmuştu. Ayrıca onlardan Cehennemlik olanların da Cehenneme sevk edilmeleri emrolunmuştu.” (Buhârî, Rikâk, 51, Müslim, Zikir, 93)

Ebu Saidi’l-Hudri (ra) anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Malı şöyle şöyle, şöyle ve şöyle dağıtanlar hariç dünyalığı çok kazananlara yazıklar olsun!” “Şöyle!” kelimesini Resûlullah (asm) dört kere tekrar etti. Bunlarla “sağından, solundan, önünden ve arkasından (hayır için harcayanlar” demek istedi). “ (İbnu Mace Sünen 4129) 

Ebu Zerr (ra) anlatıyor: “Resûlullah (asm) buyurdular ki: “(Bu dünyada malca) en çok olanlar, Kıyamet günü en aşağıda olacaklardır. 

Ancak malı şöyle şöyle (bol bol) harcayanlar ve onu temiz yoldan kazananlar hariç.” Yani hayır yolunda sarf eder, haşa har vurup harman savurmazdı. 

Amr İbnu Gaylân es-Sakafî Radıyallahu Anh anlatıyor: “Resûlullah (asm) buyurdular ki: “Ey Allah’ım! Kim bana inanır, beni tasdik eder ve her ne getirmiş isem onun senin yüce katından olduğunu ve hak olduğunu bilirse, ona az mal, az evlât ver, ona, sana kavuşmayı sevdir ve ölümünü çabuklaştır. Kim de bana inanmaz ve beni tasdik etmezse malını ve evlâdını çok kıl, ömrünü de uzat.”

Resulullah (asm) yarın için hiçbir şey biriktirmezdi.” (Tirmizi, Zühd 38) Hayır yolunda sarf ederdi. 

Resulullah (asm) bize ikindi namazı kıldırmış idi. (Selâm verince) acele ile cemaati yarıp evine girdi. Halk onun bu telâşesinde hayrete düşmüştü. Ancak geri dönmesi gecikmedi. Gelince, (halkın merakını yüzlerinden anlayan Hazreti Peygamber (asm) şu açıklamayı yaptı): “Yanımda kalan bir kısım altın vardı (namazda) onu hatırladım. Beni alıkoyacağından korktum ve hemen gidip dağıttım.” (Buhari, Ezan 155)

Resulullah (asm) şöyle duâ etmişti: “Allah’ım, beni miskin olarak yaşat, miskin olarak ruhumu kabzet, kıyamet günü de miskinler zümresiyle birlikte haşret.” 

Hazreti Aişe (ra) atılarak sordu: “Niçin ey Allah’ın Resulü?” “Çünkü” dedi, “onlar Cennete, zenginlerden kırk bahar önce girecekler. Ey Aişe! Fakirleri sev ve onları (rivayet meclisine) yaklaştır, ta ki Kıyamet günü Allah da sana yaklaşsın.” (Tirmizi, Zühd (2353)

Bediüzzaman Hazretleri’nin mal varlığı ise sadece eli ile taşıyabildiği bir sepetidir. 

Şimdi soruyorum bu hadislerden sonra, acaba zengin olmak ister miydiniz? 

Miskin; Kur’ân’da ve hadislerde kendini Allah yoluna adama, onurluluk, dilenmeme, özveri, durumunu başkalarına bildirmekten utanma gibi erdemli kişilere denilmektedir. 

Okunma Sayısı: 1181
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı