"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir otobüs yolculuğu - 2

Ahmet Safa
07 Nisan 2019, Pazar 01:31

***Bayım***

Yolculuk devam ederken her ses birbirine karışıyor. Teyzelerin dedikodusu, genç oğlanların telefonları ile ilgilenirken ara ara kafalarını kaldırıp heyecanla bir birlerine bir şeyler anlatmaları ve “aynen” cevabını aldıktan sonra tekrar telefona gömülmeleri, kızların sessizce fısıldaşmaları, yaşlı bir amcanın üç beş dakikada bir şoföre yaklaşıp bir şey sorması, orta yaşlı üç adamın hararetle emeklilik olma şartlarını konuşması, kucaktaki çocuğun sürekli bir şeyler anlatması ve annesinin sakız çiğneyip etrafa bakarak “hıı hıı” diye cevapları ile dolu otobüsün içi…

Otobüs ilerlerken ve ben yoldaşlarımla beraber sokakları seyir ile meşgul iken, şehir çabuk bitti, ya da kır erken başladı farkında olamadım. Kırk beş dakika ancak dayanabildim onca gürültüye ve ayakta yolculuk etmeye. O dakikadan sonra ilk köyde indim. Serin havadan mı, köpek havlamasından mı bilmiyorum ama tuvalet ihtiyacı oldu. Meraklı bakışlar içinde köy kahvesine giriş yaptım. İhtiyaçtan sonra odun sobasının dibine yanaşıverdim. Çayı istemeye gerek görmeden getirdi kahveci abi. Bol renkli, bol yalanlı gazetelere bakarmışım gibi yaptım. Isındıktan sonra fazla oturmak istemedim, kaçmıyor ya kahve tekrar gelirim. Bakkala girdim. Benzetme falan değil bildiğin otuz yıl önceki küçüklüğümde okul çıkışlarında çalıştığım bakkallardan. Hangi ürünün olup olmadığını ve nerede olduğunu bilen tek kişilik yeteneğe sahip bakkal amca, üstüne minder koyarak oturduğu sandalyesinde düşmeden uyuklamayı becerebilen insan! Bir ilaç aldım ağrı kesici, bir de tarak istedim. Küçük bir şey verdi. Büyüğünü isteyince “onlar kadın için!” deyince “sen ver dayı” dedim. Beremin içine sıkıştırdığım uzun saçlarımı fark etmediğine sevindim. Saçı sakalından uzun olan erkek adamı köy yerinde çok haz etmezler hani. Sakallar az kaşındırıyor ama saçımı seviyorum. Sonrasında bir çay daha içmeden edemedim. Kahvecinin çay için aldığı yetmişbeş kuruş için şehir merkezindeki kafelerde beş tl’ye içtiğim çayları düşünerek ben utandım.

Her şey tamam da şimdi gideceğim ilçeye nasıl varacaktım? Yürümeye başladım. Yorulunca otostop çektim. Şoförle, bu zamanda otostop için durana da, araca binene de güvenmek zor muhabbeti ile sohbeti ile başlayıp ülkede adalete olan güvensizlik konusu ile yolu bitirdik, bir teşekkür ve hayır dua ile ayrıldım.

Yorgun ayaklar bir uykuyu hak etmişti. Akraba ziyaretine kavuşmak için yaşadığım bu yolculuk anılarımı kalbime attım, alışveriş edip torbalarıma, ceplerime doldurduğum her şeyi çıkardım masaya koydum. Masa da masaymış haa!

Okunma Sayısı: 808
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı