Her sene on binlerce vatandaşımıza ulaştırdığımız tarihî belge değerindeki gazetemizin hatıralarını sizinle paylaşmak ve gazetemizi daha iyi sayılarla ulaştırmayı niyet ettik.
Öncelikle gazetemizin kamuoyunda tanınması ve hüsn-ü kabul görmesi bizim için takdire şayan bir durumdur, diyebiliriz. Sayılarımızda çok önemli, liyakatli ilim erbabının; idareci ve vekillerimizin; içtimaî ve diğer kariyer sahibi katkı sağlayan saygıdeğer ve kamuoyunda tanınmış kimselerin bulunması da ayrı bir değerdir. Dağıtımımızı hiçbir ayrım yapmadan esnafımıza ve sokakta yürüyen vatandaşlarımıza tanıtım hediyemiz olarak sunmamızda, geçmişteki özel sayılarımızın beğenildiğini ve tarihî belge olarak muhafaza ettiklerini hatırlatan ifadeler bizim için ayrı bir değer olduğunu düşündürmektedir.
Gazetemiz hakkında soru soranlar oluyor. Biz de özet olarak verdiğimiz özel sayımızda sorunuzun cevabı vardır şeklinde cevap veriyoruz. En çok sorulan sorular meşreplerle ilgili ve başka cemaatlerle karşılaştırma şeklinde oluyor.
Özel sayılarımızın bir başka önemi de gazetelere güvenilmez veya inanılmaz şeklindeki yanılgıyı düzeltmesidir. 56 senedir doğruyu yazan gazetemizin tanınması, “Yeni Asya yazıyorsa doğrudur” sözüyle en güzel şekilde ifade edilmektedir.
Burada bize düşen, gazetemizin ve neşriyatımızın daha çok vatandaşımıza ulaştırılması konusundaki hassasiyetimizi arttırmak ve hizmetlerimizin daha geniş dairelerde olmasını temenni etmektir.
Ayrıca 23 Mart’ta vereceğimiz Bediüzzaman özel sayısının daha da önemli olduğunu belirtmek gerekir. Bir asra yakın tarihte verilen bilgiler ve belgeler, iki bine yakın beraatle neticelenen mahkeme kararlarının bulunduğu ülkemizde hâlâ yanlış bilgilerle kamuoyunun yanıltılması hususunda yapılan hataları düzeltmektedir.
Gazetemiz bu gerçekleri tüm dünyaya ilân ederek müfterileri susturmaktadır.
«««
Neşriyat ve hizmetlerimiz
Günlük okuma ihtiyacımız var mıdır, sorusuna cevabımız evettir. Bu konu ilim erbabı ve özellikle bizim camiamız için daha da önem arz eder. Çünkü okumak ilahî bir emirdir. Eğer ilim ebedî hayatımızı ilgilendiriyorsa ki öyledir, o zaman bize düşen bir okuma programımızın olması zaruridir. Bu felâket asrında en büyük düşmanlarımızdan birisinin cehalet olduğunu hatırlatan Üstadımız, sözlerine itaatle okumak için 6000 sayfa Kur’ân hakikatlerini neşretmiştir. Şimdilik sosyal hayatımızdaki içtimaî konuları içeren az bir kısmından bahsedeceğiz. Geniş bilgi için külliyata bakılabilir.
Bu zamanda Nurlarla hizmet-i imaniye, her türlü ilânatla ve muhtaç olanların nazar-ı dikkatlerini celbetmekle olur. (Lem’alar, s. 581.)
Matbuat lisanıyla tezahüre başlamak, konuşmak ve ders vermek zamanı gelmiş diye kalbime ihtar edildi. (Emirdağ Lâhikası, s. 187.)
Gazeteler haysiyet kırıcı neşriyat ile İslâmiyeti sarstılar, efkâr-ı umumiyeyi perişan ettiler. Ben de gazetelerde onları reddeden makaleler neşrettim. “Edibler edepli olmalı” diye ikaz ettim. (Divan-ı Harb-i Örfî, s. 137.)
Büyük Cihat gazetesi gibi dine hizmet eden gazeteleri bana gönderen sahip ve muharrirlerine minnettar oldum. (Emirdağ Lâhikası, s. 545)
Ehl-i Sünnet gazetesinde Zübeyir’in hararetli mukabelesi ve Nurlarla iştigali güzel bir ilânat hükmüne geçti. Bize dair bahisleri bana bildiriniz. (Şualar, s. 454.)
Gazetelerde neşrettiğim umum makalâtımdaki hakikatlere nihayet derecede musırrım. (Divan-ı Harb-i Örfî, s. 138.)
Dinî gazeteler iki mühim vazifeyi deruhte etmişlerdir. Birincisi güzellikleri ve ayıpları ilan ederek; ikincisi umum adına konuşarak fikirleri terbiye edip olgunlaştırmışlardır. (Eski Said Dönemi Eserleri, s. 126.)
Neticede neşriyatlarımız ve hizmetlerimiz beraber bir bütündür. Yazımızı Bayram Ağabeyin bir hatırası ile bitirelim: Gazete, Üstadımızın talebelerinin meşvereti ile çıkmıştır. (N. Şahiner, Hatıralar, 10.04.1974)