"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İran’ın savaşı, ittihad-ı İslâm’ı hızlandırmıştır

Şükrü BULUT
16 Mart 2026, Pazartesi
Ölçümüzün, Bediüzzaman’ın belirlediği paradigmalar olduğunu belirtelim.

Neocon-Neoliberal ittifakının Pentagon’daki adamlarıyla İsrail kanalıyla, Gazze ve İran’a vahşetlerinin kader cihetini bir başka zamana bırakarak, yalnızca musibetin mükâfatı üzerinde duralım…

Âhirzaman’ın dinsizlerinin hedefinin neden İslâm coğrafyası (Yeşil Kuşak) olduğunu önceki yazılarımızda belirtmiştik. Hz. İsa’ya inanmış Hıristiyanlık dünyasının, Kur’ân rehberliğinde kendisine karşı ittifakını geciktirmek üzere, maddeten zayıf görünen Müslümanlara hücumlarını, kendilerince mantıklı bulmuştuk. İslâm devletlerinde Hıristiyanlara yapılan hücumlar (Hırant ile rahip Andera Santoro’nun öldürülmeleri, Zirve cinayeti, Papa’nın vurulması, Yugoslavya’da Müslüman-Hıristiyan savaşı, Mısır’da Kıptilere ait kilisenin yakılması ve Hıristiyanların öldürülmeleri ve Müslüman kökenli teröristlere yaptırılan eylemler gibi) ile geniş dairedeki Müslüman-Hıristiyan düşmanlıklarını organize edenlerin Neoconlar olduğunu, ABD hükümeti açıklamıştı. Öncelikli hedef; Müslümanlarla Hıristiyanların, Peygamberimizin (aleyhisselâm) haber verdiği manadaki ittifaklarına mani olmaktı… Söz konusu cereyanlar, Müslüman-Hıristiyan ittifakınca mağlup edileceklerini hem Kur’an tefsirlerinden ve hem de hadis-i şeriflerden okuduklarından; planlarını İsevî-Müslüman düşmanlıkları üzerine kurarak geliyorlar.

Birinci-İkinci Dünya Savaşlarını bitiren hareketin semavî dinlerden (Kömür-Çelik İşbirliği) geldiğini biliyorlardı…

17 Ekim Devrimi’yle (St.Petersburg İhtilâli)  meydana getirdikleri büyük zulümlerinin (Demir Perde Ülkeleri) 1980’lerin sonundaki bitişinin asıl sebebi, Müslüman-Hıristiyan işbirliğiydi…

İstibdat ve zulmün temsilcileri olan  küresel dinsizlik-ahlâksızlık koalisyonuna karşı, Türkiye Demokratlarının Bağdat Paktı’nı da bu zaviyeden tahlil ettiğimizde, İran’a düşmanlıklarının bir başka sebebini anlıyoruz. 

Şah’ın saltanatından demokrasiye geçiş işaretleri aldıklarında ise, Humeyni’yi devreye sokan Kissinger ekibi, İran milletini tanıyamadıklarını sonradan itiraf edeceklerdi. Kendi eserleri olan Baas ile İran devrimcilerini silâhlandırıp masumları İran-Irak Savaşı’nda yakanların, “sürekli devrim-sürekli savaş” prensiplerini BOP ile nasıl şekillendirdiklerini üç milyon insanımızın ölümüyle gördük.

Körükledikleri Fars-Arap düşmanlıklarının, Şiî-Sünnî ihtilâflarının, Kuzey-Güney Azerbaycan tahriklerinin, bölgedeki Marksist Kürt örgütlerinin ve Türkiye-İran düşmanlıklarının faydalarını göremediklerinden; bu savaş ile son şanslarını denemiş oldular. Gazze ve İran’la savaşın İsrail’e intihar olduğunu müteaddit defalar yazdığımızdan, İslâm’ın özündeki hürriyet ve demokrasiden hareketle; İran’ın bilmecburiye müstebit dinsiz Küreselcilerle tutuşacağını öngörenleri, zaman tasdik etti.

İran halkının yüz seneyi aşkındır demokrasi peşinde koştuğu, tarihî vakıalarla ortada… Bu halklara, iplerini tuttukları müstebitleri musallat edenlerin, günümüzde; ABD’deki bazı Hıristiyanların cehaletlerinden ve taassuplarından istifade ettiklerini de kısmen kabul edebiliriz. Milletleri istibdat kayıtlarıyla zincire vuran rejimlerden kurtuluşlarının, ancak demokrasiyle olacağını küresel dinsizler de biliyorlar. Bağdat Paktı’na teşebbüs edenleri cezalandıranlar, Şam-ı Şerif ittifakının kurulmasından dehşetlice korktuklarından Suriye halkını darmadağınık ettiler. Hem İran, hem de Türkiye demokrasilerini müstebit dindarlarla dizginlemeye çalışıyorlar. Nereye kadar?

Dünyayı zabtetmeye çalışan küresel dinsizlik cereyanları, yalnızca Müslümanlarla mücadele etmiyorlar. Hıristiyan AB ülkeleriyle ABD’nin mevcut hallerini incelediğinizde, oralardaki maddî-manevî tahribatları da göreceksiniz. İnanç ve demokrasi çekirdekleri üzerinden neşv ü nema bulmuş Avrupa Birliği’nin mevcut dinsiz ve ahlâksız idarecilerinin halleri, İngiltere’nin ittifaka ihaneti ile Avrupa’nın Kiev’deki büyük zararları, savaşın yalnızca İran’la yapılmadığının bir delili olmalıdır.

Bediüzzaman’ın: “Eski zamanda İngiliz, Fransız, Amerika siyasetleri ve menfaatleri buna muarız olmakla mani olurdular. Şimdi menfaatleri ve siyasetleri buna muarız değil, belki muhtaçtırlar. Çünkü komünistlik, masonluk, zındıklık, dinsizlik doğrudan doğruya anarşistliği intaç ediyor. Ve bu dehşetli tahrip edicilere karşı ancak ve ancak hakikat-ı Kur ‘aniye etrafında ittihad-ı İslâm dayanabilir” (Emirdağ Lâhikası,  1994, s. 271.) prensibinin hikmetini araştırmak üzere inşallah devam edelim…

Okunma Sayısı: 1773
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.topuz

    17.03.2026 01:05:15

    😭😡😤🕋😭🇹🇷😭🇮🇷😭🇵🇸🙌🌹🤲🌹♥️🌙☝️🕋 ..."Evet o ecnebilerin, canavarlar gibi yaptıkları muamele ve zulüm-ler, İslâm dünyasında, hürriyet ve istiklal ve ittihad-ı İslâm ce-reyanını da hızlandırmıştır. Ni-hayet,müstakil İslâm devletle-rinin teşkilini intac etmiştir. İn-şâallahü Teâlâ,Cemahir-i Müt-tefika-i İslâmiye de meydana gelecek ve İslâmiyet, dünyaya hâkim ve hükümran olacaktır. Rahmet-i İlahîden kuvvetle ü-mid ve niyaz ediyoruz.İşte Ri-sale-iNurmüellifiBedîüzzaman Said Nursî, öyle bir mücahid-i İslâmdır ki; ve te'lifatı Risale-i Nur, öyle uyandırıcı ve öyle halâskâr ve öyle fevkalâde ve cihangir bir eserdir ki:Din aley-hindeki bütün o komitelerin bellerini kırmış, mezkûr muzır ve habîs faaliyetlerini akame-te düçar ve dinsizlik esasları-nın temel taşlarını parampar-ça etmiş ve köküyle kesmiştir veİslâmî ve imanî fütuhatı,per-de altında, kalbden kalbe inki-şaf ettirmiş veKur'an-ıAzîmüş-şan'ın hâkimiyet-i mutlakasına zemin ihzar etmiştir."Risale-i Nur🙌🌹🤲🌙☝️🕋😭🕊🌍🇪🇺🕋

  • S.topuz

    17.03.2026 01:02:34

    ..."Dinsizlik cereyanına karşı ayrı ayrı iken mağlub olan İsevîlik ve İslâmiyet ittihad neticesinde, dinsizlik cereyanına galebe edip dağıtacak istidadında iken; âlem-i semavatta cism-i beşerîsiyle bulunan şahs-ı İsa Aleyhisselâm, o din-i hak cereyanının başına geçeceğini, bir Muhbir-i Sadık, bir Kadîr-i Külli Şey'in va'dine istinad ederek haber vermiştir. Madem haber vermiş, haktır; madem Kàdir-i Külli Şey' va'detmiş, elbette yapacaktır."... Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Mektubat - 57 - HAK, HUKUK, ADALET, İNSANLIK, SULH ve BARIŞ, REFAH ve HUZUR isteyenler acele bir ve beraber olup, bu sivil ve masumların Katliamlarını durdurmak zorunda! Aksini hayal bile etmeye hicab ediyorum. İnsanlığımızdan utanıyorum! Vesselâm!? ZULME RIZA ZULÜM'dür, KÜFRE rıza KÜFÜR olduğu gibi! Uyan eeey İNSANLIK, UYAAAN! ZÂLİMLER ve KÂTİLLER için yaşasın CEHENNEM! 😭🙌🌹🤲🌹🤲♥️🌙☝️😭🕋😭😭😭🕊🕊🕊😭🌍🇪🇺😭🕋😭🇹🇷😭🇷🇺😭🇺🇦😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸

  • S.topuz

    17.03.2026 01:00:56

    "Ve onlarınbaşına geçen en büyükleri,ispirtizma ve manye tizmanın hâdisatı nev'-inden müdhiş hârikalara mazhar olan Deccal ise;daha ileri gi-dip, cebbarane surî hükûme-tini birnevi rububiyet tasavvur edip uluhiyetini ilân eder. Bir sineğe mağlub olan vebir sine ğin kanadını bile icad edeme-yen âciz bir insanın uluhiyet dava etmesi,ne derece ahmak çasına bir maskaralık olduğu malûmdur.İşte böylebirsırada, o cereyan pek kuvvetli görün-düğübirzamanda,Hazret -i İsa (a.s)'ın şahsiyet-i maneviyesi-nden ibaretolan hakikîİsevîlik dini zuhur edecek,yani rahmet i İlahiyenin semasından nüzul edecek;hal-i hazır Hristiyanlık dini ohakikatakarşı tasaffiede cek,hurafattan ve tahrifattan sıyrılacak,haka-ik-iİslâmiye ile birleşecek;manenHristiyanlık bir nevi İslâmiyete inkılab ede cektir.Ve Kur'ana iktida ede-rek,o İsevîlik şahs-ı manevîsi tâbi' ve İslâmiyet metbu'maka mında kalacak;din-i hak bu iltihak neticesinde azîmbir kuvvet bulacaktır." Mektubat

  • Hüseyin T

    16.03.2026 15:00:15

    [2] Asıl mesele şudur: Müslümanlar ile hakiki Hıristiyanlar, ortak paydalarının — tevhid ahlâkının, adaletin ve insanlık onurunun — farkına vardıkları gün, bu karanlık senaryonun perdesi tamamen inecektir. O güne hazırlıklı olmak, her vicdanlı insanın hem dini hem insani bir borcudur.

  • Hüseyin T

    16.03.2026 14:59:48

    [1] Kıymetli yazarımızın da ifade ettiği gibi, Üstad Bediüzzaman'ın ferasetli nazarının bugünkü jeopolitik tabloya ne denli isabetli düştüğünü bir kez daha teyit ediliyor. Tarihe bakıldığında, zulüm ehlinin her devirde önce iman kardeşliğini hedef aldığı görülüyor; zira birleşmiş bir vicdanın önünde hiçbir bâtıl tutunamaz. Gazze'nin kanı kurumadan İran'a uzanan eller, Fars'ı Arap'a, Sünnî'yi Şiî'ye düşüren fitneler, Müslümanı Hıristiyan'dan koparma hesapları... Bunların hepsi aynı karanlık merkezden idare edilen, tek bir büyük planın parçaları. Oysa Cenab-ı Hak, tarihin her dönüm noktasında hak ehline şunu hatırlatmıştır: Musibet, imtihanın ta kendisidir ve her imtihanın ardında ilahi bir hikmet gizlidir. Neocon-neoliberal ittifakının bölgemize biçtiği kader, kendi eliyle kazıdığı bir çukura dönüşüyor; çünkü zulüm ne kadar örgütlü olursa olsun, kendi ağırlığıyla çökmekten kurtulamaz.

  • Hür Avrupa

    16.03.2026 14:20:27

    Rabbimden hayırlısı Bir şey bozulmadan yapılmaz İşte ortadoğu işte müslüman coğrafyası ,manidar olan ise insanlar tarafını seçerken o bizden bu bizden değil deyip bir yönüyle zulme dahi ortak olabiliyor.

  • Rıza

    16.03.2026 13:44:10

    Bediüzzamanın avrupa ve hristiyanlık görüşlerinin milletimiz için resmi tezler olmasına bu gece fua edeceğim.

  • Bülent Bektaş

    16.03.2026 07:27:57

    Çok güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık Şükrü Bey Kadir geceniz mübarek olsun Sağlıklı ve bereketli haftalar

  • Ahmet

    16.03.2026 01:36:46

    İnşaallah. Bu sıkıntılı zamanda, ümit dolu hakikatli yazılara büyük ihtiyaç vardı. Kalemine sağlık ağabey.

  • Cemal Özkaya

    16.03.2026 00:30:40

    Anlaşılan devletler gözümüzün önünde perde. İş yapan İstibdat ve zulmün temsilcileri olan küresel dinsizlik-ahlâksızlık koalisyonları. Üstadın ifadesiyle komünistlik, masonluk, zındıklık, dinsizlik komiteleri. Bunlara karşı koyacak güç ittihadı İslâm. Ondanda şimdilik hayır yok. Ama inşallah Ümit varız. Tehlikenin bu boyutunu ısrarla işleyen yazar abime teşekkürü bir borç biliyorum.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı