"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Âdetullah ve sünnetullah” aynı mânâda kullanılmış!..

Ali FERŞADOĞLU
09 Mayıs 2024, Perşembe
İlâhiyatçı bir kardeşimiz, “22 Nisan 2024 tarihli yazınızda konu ettiğiniz sünnetullah kavramı Kur’ân’da kevni kanunlarla ilgili değil de sosyal kanunlarla ilgili gibi gözüküyor. Ne dersiniz?” dedi. Evet, “âdetullah” kevni; “sünnetullah” ise “sosyal” kanunlar için kullanılması gibi bir nüans olabilir. Fakat, İslâmi kaynaklarda aynı mânâda da kullanıldıkları vakidir.

Allah’ın, kâinat, insan ve diğer tüm varlıklar için geçerli kıldığı kanunların tamamına âdetullah ve sünnettullah denir. “Âdetullah”, Allah’ın canlı cansız bütün varlıkların hareket tarzlarını düzenleyen, tedbir ve tanzim eden emirlerine, koyduğu değişmez kanunlardır. “Sünnet”in kelime anlamı “âdet, izlenen yol, metot, yöntem, sistem ve kanun” demektir. Sünnetullah ile âdetullahın mânâ bakımından aralarında bir fark yoktur, aynı anlamda kullanılırlar. Evet, âdetullah veya sünnetullah, Allah’ın irade ile kudret sıfatından gelen tekvinî (mükevvenat, oluşsal âlemin) şeriat kanunlarıdır. Ki, “evâmir-i tekviniye” ile tâbir edilirler. Dolayısıyla kâinata yerleştirilip cari ve faaliyetlerine esas olan İlâhî kanunlar manzumesidir.

Çekirdek ve tohumun toprak altında çatlayıp neşv u nema bulması, Güneş’in cazibe, çekme ve dafia itme kuvveti, canlıların hayat şartları ve rızıklarının mükemmelen tedbir, tanzimi, suyun kaldırma kanunu, yer çekim kuvveti, muhabbet, uhuvvet, cömertliğin olumlu olumlu gücü ve enerjisi; adavet, inat, hırs, kin gibi olumsuz duyguların menfi gücü; çalışmanın servet sahibi etmesi, tembelliğin sefalet ve fakirliğe sebep olması irade sıfatından gelen sünnetullah kanunlarıdır ve evâmir-i tekviniyedir.

Sünnetullah kanunlarına uyanlar mükafatlarını, uymayanlar ise cezasını peşinen dünyada görür. Müspet, pozitif veya menfi, negatif duygu ve hasletlerin karşılığı, sevabı veya cezası da peşindir der Bediüzzaman: “Cenab-ı Hak kemal-i kereminden ve merhametinden ve adaletinden, iyilik içinde muaccel bir mükafat ve fenalıklar içinde muaccel bir mücazat dercetmiştir (yerleştirmiştir). Hasenatın içinde, âhiretin sevabını andıracak manevî lezzetler, seyyiatın içinde, âhiretin azabını ihsas edecek manevî cezalar derc etmiş. Meselâ: Mü’minler mabeyninde muhabbet, ehl-i iman için güzel bir hasenedir. O hasene içinde, âhiretin maddî sevabını andıracak manevî bir lezzet, bir zevk, bir inşirah-ı kalb dercedilmiştir. Herkes kalbine müracaat etse bu zevki hisseder.”1

Eğer “Bizim sünnetimizde asla değişiklik bulamazsın.”2 Yani, sünnetullah yalnız sosyal kanunlar için geçerlidir denilirse, Hz. Adem’in (as) çocuklarının evlenmesi, Yahudilikte haram olan şarabın Hz. İsa’nın (as) kaldırması gibi sosyal kanunlar değişmiştir! Hülasa, bu kanunlar hem ilmi, maddi sonuçları, gerçekleri hem de sosyal hayattaki kuralları kapsar.

Dipnotlar:

1-Uhuvvet Risalesi, s. 97.; 2-İsra Suresi, 77.

Okunma Sayısı: 1309
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Yiğitoğlu

    9.5.2024 08:53:49

    Allah’ın kelam sıfatından gelen Kur’an’ın emir ve yasaklarına "şeriat" denildiği gibi, kudret sıfatı ile yaratılan kanunların genel toplamına da "tekvini (yaratılış) şeriat" deniliyor. Kelam sıfatından gelen Kur’an’ın emir ve yasakları insanların ferdi ve içtimai hayatını esas alır ve düzenler. Yani, neye bakacak, neye bakmayacak, ne yiyecek ne yemeyecek ve ticaretini nasıl yapacak gibi.Kelam sıfatından gelen bu kanunlarında sizin ifade ettiğiniz gibi, Hz. Adem’in (as) çocuklarının evlenmesi, Yahudilikte haram olan şarabın Hz. İsa’nın (as) kaldırması gibi sosyal kanunlar zamanın şartlarına göre değişiklik gösterebilmektedir.

  • Yiğitoğlu

    9.5.2024 08:51:27

    Birde Allah'ın irade ve kudret sıfatından gelen şeriatı fıtriyesi, yani fıtri kanunları vardır ki, bu kanunların hem insana hem kainata bakan yönleri vardır. Mesela, suyun kaldırma kanunu, yer çekim kuvveti kainata baktığı gibi, insan eli ile tutar, güzün ile görür, kulağı ile işitir. İşte bu kanunlarda asla bir değişiklik olmaz “Bizim sünnetimizde asla değişiklik bulamazsın.” hükmü kudret sıfatından gelen bu cihetine bakmaktadır.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı