"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ekonomik olarak nasıl çöktük?

Ali FERŞADOĞLU
22 Haziran 2022, Çarşamba
Osmanlı; ilim, teknoloji ve iman gücüyle 1683 yılına dek, “adâlet ve i’lâ-i kelimetullah”ı en gür bir sadâ ve “Allah, Allah, Allah” nidâları ile Viyana (Avrupa) kapılarına dayanmıştı. Ne ki, ikincisinde hayret ve mahcup bir edâ ile, “Allah, Allah yahu!” diyerek geriye çekilmiş... “Allah, Allah, ne oldu da Türkiye ekonomik olarak da çöktü!?”

Bir: Mâsumlara “terörist” yaftası vuruldu; ses çıkarmadık! Ferdi ferde, âileleri âilelere, kırdırdılar; sustuk! On binlerce insanı nahak yere hapse atıp maddi-manevi işkencelere maruz bıraktılar; can, çocuk, mal, şirket ve maaşlarına el koyup açlığa mahkum ettiler; “Oh olsun, hak ettiler!” dedik!  

İki: “Bir şahsın tehevvüsü için büyük bir daire-i muhita hareket-i mühimmesinden durdurulmaz” (Kastamonu Lâhikası 220.) Meclisi ve kontrol mekanizmalarını devre dışı bırakıp ülke “riyaset-i şahsiye”, ucûbe sisteme sokuldu; bunun sonu çöküş dedik; dinlemedik! “Riyaset-i şahsiyenin kat’iyen aleyhinde...” (ESDE, Nutuk, s. 196.) olalım dedik; ters ters bakıp söylendiniz! 

Üç: “Meşrûtiyet ile sû-i istimâlâtın ekser yolları münsed (setlenmiş, kapalı); istibdatta ise açıktır” (Münazarat, s. 39.) diye bas bas bağırdık, duymazlıktan geldindi! 

Dört: “Reisleriniz malınızı ceplerine indirip hapsettikleri gibi, akıllarınızı da sizden almışlar veya dimağınızda hapsetmişler” (Tarihçe-i Hayat, s. 77-78.) deyip söyledik; aldırmadınız!  

Beş: “Tedenninin mühim bir sebebi: Bazı rüesa (reis, başkanlar) ile haksız olarak millete fedakârlık iddia eden sahtekâr hamiyetfüruşlar (gayretkeş, fedakârlık taslayan) veya velâyeti (evliyalık) dâva eden ehliyetsiz bazı müteşeyyihlerdir...” (Münazarat, s. 55.) diye naklettik!.. 

Ve tekrar tekrar mealen, “Dikkat ediniz; haksız tarafa kalben bile taraftar olunursa onun zulümlerini hoş görür, zulmüne şerik olur”-Şuâlar, s. 184’te geçiyor-diye yazdık; aldırmadınız! 

İşte hakkımızdaki karar: “Ceza, mâsiyetin lâzım-ı zâtîsidir (bizzat kendisinde zorunlu olarak bulunan ve ondan ayrılması düşünülemeyen şeydir.) Madem ki dünyada filcümle (sonunda, ekseriyette) bu lâzım, sırf tabiat-ı mâsiyet için terettüp ediyor (gerekiyor)... Acaba kim vardır ki, küçücük bir tecrübe geçirmemiş ve dememiş ki, ‘Filân adam fenalık etti, belâsını buldu?” (Sünuhat, s. 21.)  

İşte bu çöküş birkaçını sıraladığımız günah ve suskunluğumuzun “lâzım-ı zâtîsidir!” 

Okunma Sayısı: 1721
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet Kuloğlu

    24.6.2022 18:23:21

    Yandaş ve yoldaşın misalen 20 gazetesinden 40 yazarindan yekûn de 800 yazarından bir tane böyle hakikatı yazan çizen tek bir yazar görmedim. Zaten değil yarısı 3/1 doğruları yazsa bu günkü hale düşmezdik. Günah çok büyük ortada duruyor. Herkez hakkına düşeni omzuna yüklenip ahirete gidecek. Ali bey rahat ol böyle bir vebal sırtında yok. Tebrikler müjdeler size.

  • Cetin acar

    23.6.2022 08:58:30

    "Risale-i Nur sadelestirelemez" diye kitap yazdık, okumadınız, dinlemediniz, Maddesi de ilave edilebilir.

  • Aysuna

    22.6.2022 17:36:53

    Batı'da İslâmofobi denilince yerinden hoplayanlar!Sükûtunuz,ikranız ürkütüyor.Sesiniz duyulmuyor.Dûnhimmetiniz ve utanılacak sessizliğinizin sebebi ne ola ki???Allâh razı olsun Ali Hocam,yazdıklarınız şahidiniz olsun inşallah

  • Ömer

    22.6.2022 16:23:09

    Binlerce tebrikler ediyoruz.

  • Feyzullah Ayhan

    22.6.2022 11:16:47

    Allah, Allah, ne oldu da Türkiye ekonomik olarak da çöktü!?” diye soruyorsun. Yahu hırsıza, müsrife dağ(velev Himalaya dağları kadar büyük de olsa?) dayanmaz. Millet tencere kaynatmada zorlanırken israf gırla gidiyor, hırsızlık rutin hale gelmiş. Yani balık baştan kokmuş.

  • Bülent Bektaş

    22.6.2022 08:37:51

    Teşekkürler Ali bey emeğinize sağlık

  • Ferhat ardıç

    22.6.2022 05:29:43

    Allah kimsenin hakkı nı kimsede koymaz dağın başına çıksan gene kurtulamaz kimse

  • Bülent BİÇER

    22.6.2022 04:13:58

    Teşekkür ederiz...Çok güzel ve tekrar okunası bir yazı.

  • Umut

    22.6.2022 00:10:43

    Allah senden razı olsun. Çok haklısın. Mazlumun yanındayız. Zulme kalben bile taraftar olamayız. Her madde ayrı güzel bit tespit olmuş.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı