"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Müslümanlığıma o kadar sevinmiyorum!

Ali FERŞADOĞLU
25 Kasım 2020, Çarşamba
İslâma kavuşanlar, ihtida edenler, hidayet öyküleri, vs., gibi yazıları okuyup, videoları izledikçe tüylerim diken diken olurken gözlerim doluyor bazen.

Aman Allah’ım karanlığın derinliklerinden huzurun, mutluluğun ve nurun ufkuna nasıl bir yürüyüş, nasıl bir yükseliştir?

O ne sadâkat, o ne sebat, o ne metanet, o ne müthiş bir hizmet aşkıdır! İslâma sarılmalarından, Kur’ân ahlâkına, Sünnet-i Seniyye sarılmalarından hayretten hayrete düşüyorum. Ve aslında en çok da kendime hayret ediyorum: Kendi Müslümanlığıma neden bu kadar sevinmiyorum! 

Halbuki, “teslimiyet, itaat, barış, emniyet, güven, huzur” anlamlarında olan İslâm nimeti sabahlara kadar şükretmemi gerektirmiyor mu göz yaşı dökerek! Müslüman bir anne babadan doğmak, Müslüman bir toplumda yaşamak ne yüce bir nimet! 

Bu öylesine bir güzellik ki, hamdetmeliyim gece-gündüz… “Zikir, fikir ve şükrü” düşürmemeliyim dilimden, dimağımdan/gönlümden ve bedenimden… 

“İman nimetine “Elhamdülillah” diye edilen hamd dahi bir nimet olduğundan ona da bir hamd lâzımdır. Bu ikinci hamde de üçüncü bir hamd, üçüncüye de dördüncü bir hamd lâzımdır. (...) Demek, bir hamd-i vâhidden doğan hamdlerden ibaret gayr-ı mütenahî bir silsile-i hamdiye husûle geliyor.” (Bediüzzaman, Şuâlar, s. 256) 

O halde ben nasıl hidayette ve inşallah “sırat-ı müstakim”de ve Müslüman olduğuma sevinmem, binler kez şu hadis-i şerifi tekrar tekrar okumam: “El-hamdülillahi alâ külli hâl sivel küfri ved-dalâl/Küfür ve dalâletten başka her türlü hal için Allah’a hamd olsun.” (Tirmizî, Deavât: 45) 

“Kimin merhametiyle böyle hakîmâne idare olunuyorum? Kimin keremiyle böyle müşfikàne terbiye olunuyorum? Nasıl birisinin lûtuflarıyla böyle nâzeninâne besleniyorum ve idare ediliyorum?” diye düşünmeli ve durmamacasına şükretmeliyim. 

Ve bu ne büyük bir bahtiyarlık ki, Rabbim beni hiç yoktan yaratmış, sayısız dahili, harici nimetler vermiş, Kendine kul “dost ve muhatap eden ve bütün mahlûkat üstünde bir makam vermiş!”  

Ey Rabb-i Rahimim ve ey Hâlık-ı Kerimim! Beni, “Gerçekten de insan çok zâlim, çok cahildir.” (Ahzâb Sûresi: 72.) mealindeki âyete masadak olmaktan halas eyle!

Okunma Sayısı: 1598
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet

    25.11.2020 06:53:58

    Amin. KALPLKERİMİZİ HİDAYETE ERDİR.VE hidayetten sonra küfre ve dalalete saptırma.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı