"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mutluluk kalbin gıdasını vermekle elde edilmez mi?

Ali FERŞADOĞLU
15 Ocak 2013, Salı
Mutluluğun asıl kaynağı, zenginlik, şan-şöhret, mal-mülk, evlilik değildir. Huzurun ve saadetin asıl sebebi; yaratılış, yapılanma ve dizayn ediliş biçimine göre hareket etmektir.

“Kalbin gıdası nedir, ne ile ve nasıl mutmain olur, huzur bulur?” 
Her duyumuzun, her duygumuzun ve her uzvumuzun görevi ayrı ayrıdır. Gözün gıdası güzel manzaralar, kulağınki güzel ve âhenkli sesler, dilinki tatlar, mideninki yiyecek, böbreklerimizinki su, ciğerlerimizinki temiz havadır. En leziz ve kaliteli balı gözümüze yedirirsek kör edebilir, en nadide çiçekleri kulağımıza sokarsak kulak zarını patlatırız. Ciğerimize hava yerine su veya yiyecek kaçarsa, ölümümüze sebep olabilir.
Aynen bunun gibi manevî duygularımızın da gıdaları ayrı ayrı olmalıdır. Kalp, ancak Allah’a iman ve O’nu zikretmekle tatmin olur, rahat eder, huzur bulur. Çünkü ona göre dizayn edilmiştir. “Haberiniz olsun ki, kalpler ancak Allah’ın zikriyle huzura kavuşur”1 fermanıyla buna işaret edilir. Kalp, iman mahalli olduğundan, onun birinci görevi Yaratan’a iman etmek ve O’nu anmaktır.
Kalbin asıl görevi dünya işleri ve maddiyât ile uğraşmak değildir.2 Çünkü dünya işlerini ve maddî lezzetleri takip etme işi nefsimize verilmiştir.
Kalbin ikinci vazifesi ise sevgi üretmektir. Çünkü kalp, sevgi üretim merkezidir. Başta ruhumuzu, kendimizi, anne babamızı, çoluk çocuğumuzu, akrabalarımızı ve sair insanları severiz. Sevgi aynı zamanda bizi birbirimizle kaynaştırır. Güzel şeyleri, hayvanları, türlü yiyecek-içecek ve giyecekleri, manzaraları, diğer bütün varlıkları severiz.
Elbette sonsuz sevgi potansiyeline sahip olan kalp, fânî, basit, solan, yok olmaya mahkûm nesnelere razı olmaz. Bütün gücüyle “sonsuzluk” isteyen kalbimizi sonlu ve tükenici olan yiyecek, içecek, mal-mülk, şan-şöhret, para, dünyevî makamlar gibi şeylerle doyurup tatmin edemeyiz.
Maddî kalp gibi kalbin manevî cephesinin, iç âleminin de gıdası olmalıdır. Onu, maddî gıdalarla tatmin etmeye çalışmak lezzet değil, kalbi köreltmek, öldürmektir...
Huzurlu ve mutlu bir hayat sürmek isteyen, kalp, akıl ve hayal kuvvetlerini ibadetle meşgul etmelidir.3 Çünkü kalbî amellerin güneşi imandır.4
Kalbin görevlerinden birisi de, gayb/metafizik âlemlerle irtibatı sağlamaktır. Hayvanî duygulardan çıkıp, cismaniyeti, maddeperestliği bırakmanın; dünyadan daha geniş bir hayat dairesi bulmanın; ışınsal, manevî, gaybî/metafiziksel âlemlere ulaşmanın anahtarı şudur:
- Marifetullah (Allah’ı kâinat kitabında yansıyan isim ve sıfatlarıyla bilmek),
- Yaratıcının birliğinin sırlarını ifade eden Lâ ilâhe illâllah kudsî kelimesini kalbe söylettirmek,
- Ruhu işlettirmektir.5

Dipnotlar:
1- Ra’d Suresi: 28.; 2-Mesnevî-i Nuriye, 102.; 3-A.g.e., s. 291-292.; 4-İşârâtü’l-’câz, s. 32.; 5-Mektubat, s. 429.

Okunma Sayısı: 1766
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • hasan

    16.01.2013 00:00:00

    Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah’ın zikriyle mutmain olur. (Ra’d Suresi, 28) tüm yaratılışı Allah’a vermek, her olayı O’nun yarattığını bilmek mümin için ne büyük nimet...

  • Nevzat KARAAĞAÇ

    15.01.2013 00:00:00

    Her kim hayat-ı fâniyeyi esas maksad yapsa, zahiren bir Cennet içinde olsa da
    manen cehennemdedir..... Ve her kim hayat-ı bâkiyeye ciddî müteveccih ise,
    (dünyası sıkıntılı da olsa) saadet-i dâreyne mazhardır....8.Söz

  • mert olkın

    15.01.2013 00:00:00

    Din özünde kolaylık dinidir çok sarih kurana dayalı anlaşılırdır.Ama bir kısım çevreler hurafelerle zorlaştırıyor batıda da islama karşı genel karsıtlığın sebebi onlar. bunda en büyük suç Dini yanlış tanıtan Yobazların suçudur islamı asan kesen terör yapan tarzda gösteren yobaz tipler kuranın özünden uzak anlayış içersinde oldukları için bunlara sebep oluyorlar.

  • Bade Deniz

    15.01.2013 00:00:00

    Yüce Allah’a koşulsuz yönelen, O’ nun rızası için yaşayan her insan mutlu olur.

  • Emin Sadık

    15.01.2013 00:00:00

    Allah ayette Kalpler ancak Allah’ın zikri ile mutmain olur buyuruyor. Mutluluk, huzur, refah hepsi Allaha samimi olarak yönelmek ve sürekli Allah’ı anmakla gelir. Allahtan gafil olan mutlu olamaz.

  • Hüseyin Kara

    15.01.2013 00:00:00

    Allah Rad Suresinde; Kalpler yalnızca Allah’ı anmakla huzur bulur...buyuruyor..Allah’ı sürekli anmalıyız..İman hakikatleri öğrenmek,yaratılanlar üzerinde düşünmek,Allah’ın sonsuz aklını,ilmini,sanatını düşünmek huzur verir..
    Huzuru bulamayanlar huzuru bulamadıklarında yanlış işlere yönelirler.Kimi ahlaksızlık kimi terörist olur..

  • mücahit akın

    15.01.2013 00:00:00

    Mutluluk ALLAH’a teslim olmakla elde edilir

  • Mehmet

    15.01.2013 00:00:00

    Allah’a ne kadar şirk koşmadan iman edebilirsek o kadar mutlu oluruz.

  • cihat hasanoğlu

    15.01.2013 00:00:00

    Allah cinleri ve insanları yalnızca bana kulluk etsinler diye yarattım buyuruyor.Bu fıtratın dışına çıktığımız anda bozulmalar yaşanıyor.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı