Türkiye’nin etrafındaki savaşlar, ABD ve İsrail’in Gazze ve İran’da yaptığı haydutluklar ve soykırım ülkemizdeki meseleleri gölgede bıraksa da, başta ekonomi, adalet, eğitim, sağlık olmak üzere; genç işsizlik, aile yapısının bozulması, sanal kumar, uyuşturucu ve gelir dağılımındaki bozukluk gibi milletin büyük meseleleri var.
Bu devasa meseleler çözüm beklerken siyasetteki kutuplaşma, bu meselelerin konuşulmasını ve çözüm bulunmasını engelliyor.
Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile etkisizleşen Meclis’te yapılan görüşmeler medyada pek yer almıyor. Çıkan kanunlardan çoğu zaman iktidar milletvekillerinin dahi haberi olmazken, muhalefetin teklifleri iktidarın sayısal üstünlüğü nedeniyle reddediliyor. Meclis’teki genel görüşme önergeleri milletin meselelerinin konuşulmasına vesile olması ve çözüm teklifleri olmasına rağmen yine iktidarın sayısal çoğunluğuyla kabul görmüyor.
Meclis Genel Kurulu’nun çalıştığı üç günde, üç milletvekili gündem dışı ve 20-30 milletvekili ise birer dakikalık konuşmalarda milletin meselelerini gündeme getiriyor. Grup başkanvekilleri gündemle ilgili konuşmalar yapıyorlar. Konuşmalar tutanaklarda kalıyor.
Kurban Bayramı öncesi Genel Kurul’da yapılan birkaç konuşmayı köşemize taşımanın faydalı olacağını düşündük.
***
110 BİN RUHSATSIZ SİLAH!
Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, bireysel silahlanmanın ciddî bir toplumsal güvenlik meselesi haline geldiğini ifade ederken, “Bir yıl geçti ama tablo daha da ağırlaştı. 2025 yılında 110 binden fazla ruhsatsız silah ele geçirildi, 119 binden fazla kişi hakkında işlem yapıldı. 2026’nın ilk üç ayında ise 25 bini aşkın ruhsatsız silah yakalandı. Bu veriler, bugün hâlâ her gün yaklaşık 284 ruhsatsız silahın ele geçirildiğini göstermektedir. Geçtiğimiz yıl 3 binden fazla silahlı şiddet olayı yaşandı, 2 binden fazla vatandaşımız hayatını kaybetti. Tartışmaların birkaç saniyede silahlı saldırıya dönüştüğü bir ortam oluştu. Devletin görevi vatandaşın silaha yönelmesini izlemek değil vatandaşın can güvenliğini sağlamaktır” diyerek önemli bir konuya temas ederken, ruhsatsız silah ticaretine, internetten satışlara ve denetimsizliğe karşı çok daha etkili adımlar atılmasını istedi.
***
SESİMİZİ DUYUN!
İkinci olarak Kocaeli Milletvekili Mehmet Aşıla, dikkat çekmeye çalıştıkları meselelerin karşılık bulmadığını ifade ederken, “Biz ikaz ediyoruz, dikkat çekiyoruz ama Hükûmet yetkililerini harekete geçiremiyoruz. ‘Mutfakta yangın var’ diyoruz, harekete geçiremiyoruz; ‘Gıda enflasyonu düşürülmeden enflasyon düşmez’ diyoruz, sesimizi duyuramıyoruz. Mercimek Kanada’dan, fasulye Güney Amerika’dan, karabuğday Rusya’dan, süt ürünleri Hollanda’dan, karkas et Polonya’dan, Uruguay’dan, Paraguay’dan; böyle tarım politikası olmaz, böyle hayvancılık politikası olmaz! Bugün eti, sütü, bakliyatı belki ucuza alabilirsiniz ama köylüyü, çiftçiyi küstürürseniz; tarlasından, bağından, ahırından koparırsanız; bugün ucuza ithal ettiğinizi yarın pahalıya bile bulamaz hâle gelirsiniz, tarım ülkesi Türkiye’yi tarım ve hayvancılıkta dışa bağımlı hâle getirirsiniz. Tarım ve hayvancılık Türkiye için bir millî güvenlik meselesidir” derken tarım ve hayvancılıkta yaşanan sorunların sadece birini aktardı.
***
İLLER ARASI AYRIMCILIK
Kars Milletvekili İnan Akgün ise bölgeler ve iller arasındaki “ayrımcılığı” anlatırken şu örneği verdi: “Geçen sene ben Erzurum’dan Artvin’e arabayla gittim; 22 tünel, 9 köprüden geçtim; maşallah, Erzurum’u Karadeniz’e bağlamışlar. Peki, Erzurum bizim vilayetimizdir de Hakkâri bizim vilayetimiz değil mi? Hakkâri’de yol çöktü, on gün ulaşıma kapandı, devlet Hakkâri’ye on gün giremedi. Hangi vilayette olsa taş üstünde taş bırakmazlardı, bırak bölge müdürüne, Hakkâri Karayolları şube şefine bile niye ‘Bu işin sorumlusu sen değil misin?’ diye soran olmadı…”
Meclis kürsüsünde yapılan bu konuşmalar, toplumun farklı kesimlerinin sesidir.
Demokrasilerde Meclis; istişare, müzakere ve meşveret için önemlidir. Millî iradenin tecelligâhı olan Meclis güçlenmeli, milletvekili daha “hür” olmalı ve dile getirilen meseleler gerçekten dikkate alınmalıdır.