"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gökten inenler ve YÖK’ten çıkanlar

Ahmet BATTAL
31 Mayıs 2026, Pazar
Geçen hafta Türkiye’nin gündeminde İstanbul Bilgi Üniversitesinin aç-kapa-aç yapılması vardı.

Meseleye makro plandan bakanlar “devlet kimlerin elinde” haklı sorusunu sordular.

Önce üniversite ve devlet meselesini özetleyelim.

Üniversite bir bakış açısıdır. Bir medeniyet ve vizyon meselesidir. Yürütme organı anlamındaki devletle ilişkisi sınırlıdır. Varlığının asıl sebebi objektif ve evrensel bilgi ihtiyacı ve bu ihtiyacı giderebilmek amacıyla kurumsal yapı kurabilmektir. 

Yani üniversite fikri gerçekte devlet fikrinden dahi bağımsız bir fikirdir. Devleti yani yürütme organını denetlemek, sınırlandırabilmek ve adalete davet edebilmek için de bu evrensel bilgiye ve bu kurumsal denetime ihtiyaç vardır. 

Bu yönüyle üniversite bütün türleriyle bir sınırlayıcıdır, bir tür muvazene unsurudur, bir muhalefet biçimidir. 

Anayasal sistemimizde iki üniversite vardır: Devlet Üniversiteleri, Vakıf Üniversiteleri.

Vakıf Üniversiteleri, birilerinin zannettiğinin ve avamın bildiğinin aksine “özel üniversite” değildir. 

Bizde Anayasal sistem kâr amaçlı kreşe de ilkokula da hatta liseye de izin verir ama kâr amaçlı özel üniversiteye izin vermemiştir. Yanlıştır ya da doğrudur ama bu bir tercihtir. 

Bu tercihin sonucu şudur: Vakıf Üniversiteleri de kamu tüzel kişisidir. Her biri ancak özel Kanunla var edilir ve ancak o Kanunu kaldıran özel Kanunla yok edilebilir.  Bu önemli bir teminattır.

Vakıf üniversitelerinin rektörleri de kırmızı plakalı araca biner; bu üniversitelerin kayıtlı araçları da siyah üzerine beyaz plakalı resmî araçlardır. 

İşte bu kapsamda bir Vakıf Üniversitesi olan ve bir özel Kanunla kurumuş olan İstanbul Bilgi Üniversitesinin faaliyet izni, YÖK Kanununun ve Anayasanın sistematiğine aykırı olarak sonradan eklenen 11. madde yardımıyla verilen yetkiyle, bir Cumhurbaşkanlığı Kararıyla kaldırıldı, tepkiler üzerine iki gün sonra başka bir Kararla kaldırım yeniden kaldırıldı! 

Avamın, “hükümet geri adım attı” siyasi avuntusu ile yetinmesi normal sayılabilir. 

Ama Devlet geleneğini bilenler başlıktaki türden başka problemleri de bilmiş oluyorlar. Şöyle:

Rivayete göre kapatma kararı, Erdoğan’a, kayyım atama işleminin sonucu olarak yapılması gereken mecburi ve rutin(!) bir işlem imiş gibi onaylatılmış. Yani aslında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gerçek bir iradesi olmadan Resmi Gazeteye intikal ettirilmiş.

Sürpriz karar yayınlanıp da bilhassa Erdoğan’a ulaşabilme kapasitesine sahip olan veliler konuyu aktarınca Erdoğan duruma içerlemiş ve bilemediğimiz(!) birilerine fırçasını da atıp “bu meseleyi çözün” talimatı vermiş.

Biz bu iddianın ciddi olabileceğini eskiden beri yazıp çiziyoruz. Diyoruz ki bu CHS (Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi) denilen ucube rejimle devletin kimin elinde kaldığı ya da kimin eline geçtiği belirsiz hale gelmiştir.  

Eski YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. İzzet Özgenç’in bu skandal sonrası yeniden istifaya davet ettiği YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın konuyla ilgili açıklaması vahim:

“İlk karar, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yerine getirilmesi gereken zorunlu bir hukuki işlemdi. Ancak sonrasında Cumhurbaşkanımızın gençlerimizin ve ailelerinin beklentilerine ilişkin güçlü hassasiyeti doğrultusunda kamu yararı, yükseköğretim sistemimizin istikrarı ve hiçbir öğrencimizin mağduriyet yaşamaması için sürecin yeniden ele alınmasına ve üniversitenin eğitim-öğretim faaliyetlerine kesintisiz şekilde devam etmesine karar verildi.”

Yani Başkan, “Kanuna uyarak yanlışı biz yaptık. Cumhurbaşkanı da gördü ve kanuna uymamamızı emrederek düzelttirdi!” diyor.

Siz ne sandınız… 

Okunma Sayısı: 187
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı