"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

AB üyesi olabilir mi?

İbrahim ERSOYLU
31 Mayıs 2026, Pazar
Geçenlerde Türk şirketlerini ve girişimcilerini temsilen (DEİK) Avrupa İş Konseylerinin üyeleri, Almanya’da yayımlanan Bild gazetesine tam sayfa verdikleri ilanda Almanya Başbakanı Merz’e ve Avrupa’da önde gelen diğer liderlere Türkiye’nin AB üyeliği için Paradigma / bakış açısı değişikliği yapmalarını teklif etmişler.1

Türkiye’nin AB üyeliğinin, Avrupa’nın stratejik otonomisi /özerkliği ve küresel güç olma iddiası bakımından zorunluluk haline geldiği ifade edilmiş. “Türkiye’nin demokrasi ve hukuk karnesine bakmaktan vazgeçin” diyemedikleri için “Türkiye ile ilgili bakış açınızı değiştirin” diye tavsiyede bulunmuşlar.

Avrupa Birliği demokrasi, hukuk ve refah projesidir. Birlik, üye olmak isteyen ülkelere bu projeyi (Kopenhag Kriterleri) kendi devlet sistemlerinde uygulamalarını şart koşar. Şartları yerine getirmediği sürece aday bir ülkeyi birliğe kabul etmezler.

Birliğe kabul edilme şartlarından öne çıkanları: Yönetim ve halkın demokrasiyi hazmetmeleri; orada adaletin, hukukun üstünlüğünün ve kanun hâkimiyetinin esas alınması, insan hak ve hürriyetlerinin hayata geçirilmesi, yasama (meclis), yürütme (hükümet) ve yargının birbirinden ayrı olması, basının tarafsız ve hür olmasıdır.

Bilindiği üzere Türkiye, daha önce üyelik müracaatı yaptıysa da, ancak 2004’te müracaatı kabul edilmiş ve 2005’te üyelik için müzakere sürecine girmiştir. 2

UYUM YASALARI TÜRKİYE’NİN ÖNÜNÜ AÇMIŞTI

2000’lerin başında AB süreci, Türkiye’ye çok şey kazandırmıştır; içte hak ve hürriyetler alanında ilerleme kaydedilirken, ekonominin düzelmesiyle dış dünyada Türkiye, demokrasi ve kalkınmada yıldızı parlayan muteber bir devlet görünümündeydi.

Özellikle İslâm dünyası, o zamanlar bu süreç sebebiyle Türkiye’ye takdir ve gıpta gözüyle ile bakıyordu. Ülkemizi, kendilerini AB’de temsil edecek kardeş, Müslüman bir devlet olarak görüyorlardı.

REFORMLARI ASKIYA ALINCA İŞLER KARIŞTI

AKP iktidarı, o dönemde AB rüzgârıyla yargı ve asker vesayetini kırdıktan sonra o süreci askıya aldı. Hukuk ve demokrasiden uzaklaştı, yargı siyasallaştırılarak iktidara bağımlı hale getirildi, yolsuzlukları ortaya çıkaracak olan Sayıştay gibi denetleme mekanizmaları işlevsiz hale getirildi.

Diğer taraftan hatalı icraatlara fren mesabesinde olan Meclis etkisizleştirildi. Yanlış işlere dikkat çekecek olan medya, devlet gücü ile büyük oranda hükümete bağımlı ve onun meddahı haline getirildi. Devlet kaynakları gelir getiren sanayi ve tarım üretimi yerine, getirisi olmayan lüks devlet binalarına, gökdelen inşaatlarına harcanması neticesinde hazine boşaldı. Halk üretim yerine aşırı tüketime teşvik edildi. Devlet harcamalarında aşırı israf yapıldı. Bunun sonucunda ortaya çıkan derin ekonomik kriz ve hayat pahalılığı toplumu canını yakmaya devam ediyor.

Avrupa’daki Türk iş adamlarının AKP iktidarını, AB’nin üyelik için istediği reformları yapmaya, üyeliğe en büyük engel olan Kemalizm’in kayıtlarından ülkeyi kurtarmaya, sosyal dengeleri bozan rüşvet, iltimas, israf ve yolsuzluğu önlemeye yönelik icraatlar yapmaya çağıracakları yerde,  AB liderlerinden bu haliyle Türkiye’yi üyeliğe kabul etmelerini tavsiye etmeleri çok gariptir. 

Avrupa Birliğinin, demokrasi, hukuk ve hürriyetleri askıya alan yöneticilerin başında bulunduğu bir ülkeyi -yüz sene de beklese bile-, birliğe kabul etmeyeceği açıktır. Sonra ülkemiz, Birliğin istediği reform ve şartları yerine getirdiğinde AB’ye kabul edilmese bile yine kazançlı çıkacağı muhakkaktır.   

Dipnotlar:

1.Diken gazetesi, 11.05.2026

2- wikipedia.org.com.tr.

Okunma Sayısı: 959
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    31.05.2026 14:14:38

    AB'ne bağlı ülkelerin savunması yok diyen kardeşim AB'ini telşekkül ettiren ülkelerin askeri ve teknolojik imkan,kuvvetlerinden yeteri kadar malumat sahibi değil anlaşılan. NATO için zaten ABülkeleri ve biz dahi belli bir nakdi ödeme,personel gücü,askeri mühimmat ve araçları sağlıyoruz. Sadece PANZER ismi sanırım bir hususu hatırlatır.

  • Hüseyin İlhan

    31.05.2026 14:12:29

    AB'ne engel olan bir husus kamu ihaleleridir.Özelleştirme dediler amma soygun ve yağma oldu.Şeffaflık diye diye ihale kanununda 194 kez 1,5 yılda değişiklik yapıldı amma kapalı kapılar arkasında'AL GÜLÜM/VER GÜLÜM,ile ihaleler akraba,yandaşalra paylaştırıldı.Onlarda alt taşeronlara ve 1,5 milyar dolarlık iş 14,5 milyar dolara,92 milyon dolara 3 katı derinlik,uzunlıkta olan ve çift şeri tli tünel geçişi bizde 2 milyar dolara yakın maliyetle yapıldı.H.Alanları ,Ş.Hastahaneleri,Stad,spor salonları ve maalesef cami inşasında dahi alaverenin yapıldığı bir iktidar var başta .Böyle bir tablo AB'ne girmemizde en önemli engellerdir.

  • S.topuz

    31.05.2026 13:54:53

    ..."Avrupa’daki Türk iş adamlarının AKP iktidarını, AB’nin üyelik için istediği reformları yapmaya, üyeliğe en büyük engel olan Kemalizm’in kayıtlarından ülkeyi kurtarmaya, sosyal dengeleri bozan rüşvet, iltimas, israf ve yolsuzluğu önlemeye yönelik icraatlar yapmaya çağıracakları yerde,  AB liderlerinden bu haliyle Türkiye’yi üyeliğe kabul etmelerini tavsiye etmeleri çok gariptir."... "Hem büyük Deccal'ın, hem İslâm Deccalı'nın üç devre-i istibdadları manasında üç eyyam var."...."Dördüncü günü ve devresi âdileşir, bir şey (halt)yap(a)maz, yalnız vaziyeti (ne bahasına olursa olsun) muhafazaya çalışır." diye, gayet yüksek bir belâgatla (Peygamberimiz s.a.v.) ümmetine haber vermiş."... Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Şualar - 587 - 😢🇹🇷😪🙌🌹🤲🌹♥️🌙☝️🕋😭😭😭🕊🕊🕊⚖🌍🇪🇺🕋🇩🇪🇹🇷🇷🇺😭🇺🇦😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭

  • Arda Yıldız

    31.05.2026 13:12:01

    AB yasaları haramı helal, helali haram yapan laik seküler yasalardır. Mesela özgürlük tanımları lgbt gibi sapkın akımları da içine alıyor. Ama bir Müslüman öyle düşünebilir mi? İşin bu tarafı üzerine de kafa yoran Ahmet Sait Aydil adlı yazarımızın yazıları daha ufuk açıcı duruyor.

  • Cetin acar

    31.05.2026 11:19:35

    Kemalist anayasadan ve uygulamalarından kurtulmadıgimiz müddetçe AB ye giremeyiz.

  • Mustafa Said Kara

    31.05.2026 11:10:13

    Yunanistan battı. AB yardım edip kurtardı. Birlik fikri güzel görünüyor ama öyle işleyişi uzaktan göründüğü gibi mükemmel değil. Hukukun üstünlüğü var diyoruz. Ama İsrail karşıtı her eleştiriye hukuk ile dayak attılar. Aşırı sağın yükselişini hukuk ile önlemeye çalışıyorlar. Bunların da konuşulması gerekiyor. AB'nin de samimiyetsizlikleri var. İşin o tarafı da Türkiye ayağı kadar konuşulmalıdır. Aynı samimiyetsizlik Bosna ve Kosova için de yaşanıyor. Sırbistan üye ama nüfusun ekserisi Müslüman olan bu ülkeler kapıda bekletiliyor. Burda Müslümanlara karşı bir art niyet olduğu açık.

  • Mustafa Said Kara

    31.05.2026 10:51:26

    ABD ve NATO olmasa kendini korumaktan aciz bir Avrupa var ortada. Almanya'nın ordusu yok. 100 bin Amerikan askeri Avrupanın güvenliğini sağlamak için görev yapıyor. Ukrayna'da milyonların ölmesi ile neticelenen bir savaşı başlattılar ve devam ettiriyorlar. Ama uzaktan uzağa kendilerine dokunmadan savaştırıyorlar Ukraynayı. Avrupa sizin sandığınız gibi bir melek değil. Fırsatını bulduğunda Türkiye için de aynısını yaparlar ve hiç acımazlar. İsrail'in zulmünü durduruyorlar mı? Umurlarında değil ki! Şunu kabul edelim Avrupa Hristiyan bir kıtadır. Müslümanlar için bir kurtuluş değildir. Ellerinden gelse Müslümanlardan bir yudum suyu keserler. Ekonomik ve siyasi ilişkilerin devletler arasında olduğu gibi yütütülmesi gerekir. Sonuçta Balkan coğrafyası eski osmanlı bakıyesidir. Avrupa ile ilişkiyi tamamen kesemeyiz. Bir de dünya dengeleri var. Avrupa’yı bırakalım Çinle birlik olalım gibi bir şey de sözkonusu olamaz. Çin'in zulmü ve Müslüman nefreti de Avrupadan kalır değildir.

  • Mustafa Said Kara

    31.05.2026 10:42:51

    Güney Kıbrıs, Romanya, Bulgaristan ve benzeri ülkeler AB üyesi olacak potansiyele sahip ama Türkiye olamıyor ne hikmetse. Bu sadece Türkiye ile mi alakalı bir durum olamaz. AB'nin güçlü ülkeleri Türkiye'yi birliğe almak istemiyorlar. Hukuk bahane olarak kullanılıyor. Türkiye birliğe üye olmadan uzaktan ekonomik bir ortak olarak decam etsin istiyorlar. Çünkü Türkiye'den istedikleri şartlar sadece hukukun üstünlüğü ile alakalı değil. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini Rumlara katmak istiyorlar mesela. Böyle bir şart olur mu? Neden KKTC'yi Türkiye ile beraber kabul etmiyorsunuz? Kıbrıs'tan vaz geçmek Türkiye'nin güvenliği için akıl işi midir? Yani bu yazıda hep çuvaldız Türkiye tarafına batırılmış ama AB tarafına iğne bile batırılmamış. Tamam Türkiye cennet değil. Eksiklikler var. Ama bu yazıda ifade edildiği gibi tek taraflı bir dünya da yok.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı