"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Siz devletin selametini istemiyor musunuz?”

Ali FERŞADOĞLU
23 Haziran 2022, Perşembe
“Adâlet-i tam”mı da asırlara ders verip örnek olan Hz. Ali (ra) 23 Haziran 656’da Halife seçildiği bu tarihlerde o dersi okuyup, müzakere ve mütalaa etmeli.

Omuz omuza hizmet ettiğimiz, sonra “hubb-u câh ve tama” tuzağına takılan bir arkadaşımız, “hatasını kapatma psikolojisiyle” devletle “reis”i özdeşleştirerek “Siz millet, devlet cemaatin selametini istemiyor musunuz?” demesin mi? Ona, “Bilirsin ki, devlet, millet, cemaat ve fertlerin huzur ve bekası adâletle sağlanır! Şu dersi beraber okuyup müzakere etmedik mi? 

“Hazret-i Ali (ra), adalet-i mahzâyı (tam, hakiki adaleti) esas edip Şeyheyn (Hz. Ebubekir ve Ömer, r.anhüm) zamanındaki gibi o esas üzerine gitmek için içtihad etmiş. Muârızları ise, Şeyheyn zamanındaki safvet-i İslâmiye adalet-i mahzâya müsait idi; fakat mürur-u zamanla İslâmiyetleri zayıf muhtelif akvam hayat-ı içtimaiye-i İslâmiyeye girdikleri için, adalet-i mahzânın tatbikatı çok müşkül olduğundan, ‘ehvenüşşerri ihtiyar’ denilen adalet-i nisbiye (göreceli, izafi adalet) esası üzerine içtihad ettiler. Münakaşa-i içtihadiye siyasete girdiği için muharebeyi intaç etmiştir. 

“Adalet-i mahzâ ile adalet-i izafiyenin izahı şudur ki ‘Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir.’ (Mâide Sûresi, 5:32. mealindeki) ayetin mânâ-ı işarîsiyle, bir mâsumun hakkı, bütün halk için dahi iptal edilmez. Bir fert dahi, umumun selâmeti için feda edilmez. Cenâb-ı Hakkın nazar-ı merhametinde hak haktır, küçüğüne büyüğüne bakılmaz. Küçük, büyük için iptal edilmez. Bir cemaatin selâmeti için, bir ferdin rızası bulunmadan, hayatı ve hakkı feda edilmez… 

“Adalet-i izafiye ise, küllün selâmeti için cüz’ü feda eder. Cemaat için, ferdin hakkını nazara almaz. Ehvenüşşer diye bir nevi adalet-i izafiyeyi yapmaya çalışır. Fakat adalet-i mahzâ kabil-i tatbik ise, adalet-i izafiyeye gidilmez. Gidilse zulümdür.” (Mektubat, s. 57.) 

Avam, halk; halife, padişah, komutanlar karşısında hakkını aramış, muhakeme edilmiş, hakkı teslim edilmiş. Asr-ı Saadet ve İslam tarihi boyunca binler, on binlerce örnekleri var. Kim olursa olsun, her masuma adil davranmak mükellefiyetindeyiz. Risale-i Nur, Hz. Ali (ra) ittiba ile “adâlet-i mahzâyı, tam adaleti” takip ediyor. Bir Müslüman, özellikle bir Nur Talebesi, birisi, suçlandığı hususta masumsa hakkını aramakla mükellef değil mi? Devlet, millet, toplum ve cemaati ayakta tutan unsurların başında adâlet gelir. Adâlet yoksa devlet de millet de, cemaat de çöker! Allah vere “haya damarı” çatlamamış da tasdik etti! 

Okunma Sayısı: 1120
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.topuz

    23.6.2022 23:04:07

    "İşte bu vahşiyane irticaın bu dehşetli zulümlerine karşı gelen Kur'an şakirdlerinin Kur'anın yüzer kanun-u esasîsinden وَ لَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰى âyetinin ders verdiği kanun-u esasîsi ile adalet-i hakikiyeyi ve ittihadı ve uhuvveti temin etmeğe çalışan ehl-i iman fedakârlarına "mürteci" namını verip onları müttehem etmek; mel'un Yezid'in zulmünü, adalet-i Ömeriyeye tercih etmek misillü en vahşi ve zalimane bir engizisyon kanununu, beşerin en yüksek terakkiyatına ve adaletine medar olan Kur'anın mezkûr kanun-u esasîsine tercih etmek hükmündedir." Emirdağ-2

  • S.topuz

    23.6.2022 23:02:55

    İ"şte Kur'anın bu gibi kudsî kanun-u esasîsine irtica namını veren bedbahtlar, vahşet ve bedeviliğin dehşetli bir kanun-u esasîsi olarak kabul ettikleri şimdiki öylelerinin siyasetinin bir nokta-i istinadı şudur ki: "Cemaatin selâmeti için ferd feda edilir. Vatanın selâmeti için eşhasın hukuku nazara alınmaz. Devletin siyasetinin selâmeti için cüz'î zulümler nazara alınmaz." diye, bir tek câni yüzünden bir köyü mahvetmekle bin masumun hakkını nazara almaz. Bir tek câninin yüzünden bin adamın kılınçtan geçmesini caiz görür. Bir adamın yaralanması ile binler masumu sıkıntıya verdirir. Ve ikiyüz adamı kurşuna dizilmesini, o bahane ile nazara almaz. Birinci Harb-i Umumîde üçbin adamın câniyane siyaset hatalarıyla otuz milyon bîçare nev'-i beşer aynı harbde mahvedildiği gibi, binler misaller var." Emirdağ-2

  • S.topuz

    23.6.2022 23:01:50

    "O gaddar, engizisyonane ve bedeviyane ve vahşiyane bu mezkûr kanun-u esasîye karşı; ayn-ı adalet olan bu semavî ve kudsî وَ لَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰى nass-ı kat'îsiyle Kur'anın bir kanun-u esasîsi muhabbet ve uhuvvet-i hakikiyeyi temin eden ve bu millet-i İslâmiyeyi ve memleketi büyük tehlikeden kurtaran bu kanun-u esasî ki: Birisinin hatasıyla başkası mes'ul olamaz. Kardeşi de olsa, aşireti ve taifesi de olsa, partisi de olsa o cinayete şerik sayılmaz. Olsa olsa o cinayete bir nevi tarafgirlikle yalnız manevî günahkâr olup âhirette mes'ul olur; dünyada değil. Eğer bu kanun-u esasî çabuk düstur-u esasî yapılmazsa, hayat-ı içtimaiye-i beşeriye, iki harb-i umumînin gösterdiği tahribatın emsaliyle esfel-i safilîn olan o vahşi irticaa düşecek." Emirdağ-2

  • Ferhat ardıç

    23.6.2022 08:46:11

    Sanki hak hukuk adalet varmış gibi yazı yazmayın binlerce yıl öncesine varmış bidahada gelmemiş

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı