"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İş yapma kolaylığı ve Türkiye’nin durumu

Ali İhsan Kayalar
29 Ekim 2019, Salı
Ülkeler arasındaki gelişmişlik farklılıkları ekonomik büyüme ve kalkınma literatüründe en çok tartışılan hususlardan biridir.

Ana akım iktisatçılar arasında uzun vadeli büyümeyi ve büyümenin kaynaklarını açıklamada en sık atıf yapılan model Robert Solow’un 1956 yılında öne sürdüğü ve ekonomik büyümeyi sermaye birikimi, emek ve teknoloji faktörlerine ayıran modelidir.

Daha önce geliştirilmiş büyüme modellerinin aksine Solow modelinin ortaya koyduğu en önemli sonuç, uzun vadede kişi başına ekonomik büyümedeki sürdürülebilir artışların, modelde “dışsal” olarak yer alan teknolojiden kaynaklanacağı bulgusudur. Her ne kadar Solow bu “dışsal” faktörü teknoloji olarak nitelendirmişse de konuyla ilgili daha sonra yapılan çalışmalarda teknolojiyi modele içsel bir şekilde dahil edebilmek için, Ar&Ge, beşeri sermaye, eğitim ve kurumlar gibi çeşitli faktörlerle model genişletilmiş ve söz konusu faktör sıklıkla toplam faktör verimliliği olarak isimlendirilmiştir.

Buradan şu noktaya varıyoruz: madem ekonomik büyümeyi kalıcı şekilde etkileyen en önemli faktör verimlilik, o halde toplam faktör verimliliğini nasıl daha yukarılara taşıyabiliriz? Yine literatüre baktığımızda, toplam faktör verimliliğini etkileyen unsurlar olarak coğrafi koşullar ve dini-kültürel sebepler gibi ekonomik ve yapısal politikalarla etki edemediğimiz faktörler ile etkin piyasalar, rekabetçilik ve kurumlar gibi ancak uzun vadede etki edebileceğimiz faktörlerin öne çıktığını görüyoruz.

Çok daha geniş kapsamlı bir yazıyı gerektiren bu genel girişten bu yazının konusuna gelecek olursak, Dünya Bankası’nın geçtiğimiz günlerde açıklanan İş Yapma Kolaylığı 2020 Raporu, tam da bahsettiğimiz toplam faktör verimliliğini etkileyen önemli bir araştırmayı içeriyor. Rapor, ülkelerde iş dünyasının iş kurarken, operasyonlarını devam ettirirken veya işi sonlandırırken karşı karşıya kaldığı bürokratik engelleri/zorlukları araştırmayı, bunları istatistiksel olarak sayısallaştırmayı ve ülkeleri bu kriterlere göre sıralamayı amaçlıyor. Raporda son olarak 190 ülkenin iş başlatma, işletme kurma, finansa erişim, günlük operasyonları gerçekleştirme ve iş ortamındaki hukuki güvenlik gibi konulardaki görünümü 12 alt başlıkta incelenmiş.

İş dünyasının karşı karşıya kaldığı zorluklar firmaların görünür ve görünmez maliyetlerini artırmakta, rekabetçiliklerini kısıtlamakta ve nihai olarak da verimliliklerini düşürmekte. Firmalarının düşük verimlilikle çalıştığı ülkelerde ise toplam faktör verimliliği düşüyor, bu da uzun vadeli ekonomik büyümenin önünde engel teşkil ediyor. Diğer taraftan uluslararası yatırımcılar da farklı ülkelerde iş yapmaya hazırlanırken bu tarz bürokratik ve prosedürel maliyetleri göz önünde bulundurduğundan, doğrudan yabancı yatırım çekmek isteyen ülkeler açısından bu rapordaki bulgular önem taşıyor.

Son raporda Türkiye, bir önceki yıla göre genel skorda 10 basamak ilerleyerek 190 ülke arasında 33. sırada yer aldı. Buna göre Türkiye, yerli ve yabancı girişimcilerin iş yapma kolaylığı açısından “çok kolay” olarak tanımlanan kategoride yer alıyor. Özellikle Türkiye’nin geçtiğimiz yıl da söz konusu raporda 17 basamak ilerlediği düşünülünce son iki yılda Türkiye’nin sıralamada kaydettiği başarı önemli. Türkiye’nin son yıllarda yatırım ortamını iyileştirmek ve bürokrasiyi azaltmak kapsamında tek pencere sistemi, bürokratik işlemlerin birçoğunun internet ortamına taşınması, vergi prosedürlerinin kolaylaştırılması, şirket kurmada maliyetlerin ve prosedürlerin azaltılması gibi konularda yapmış olduğu reformların bu anlamda önemli katkı sağladığı görülüyor.

Diğer taraftan Türkiye halen iş kurma ve inşaat izinleri konusunda sıralamada ortalama seviyelerde yer alırken, iflas prosedürleri konusunda ise oldukça gerilerde yer alıyor. Özellikle iflas süreçlerinde hukuki prosedürlerin ve maliyetin yüksek olması, literatürde “zombi” olarak adlandırılan teknolojik veya sektörel değişime ayak uyduramamış, kötü yönetilen, yüksek maliyetlerle çalışan ve yurtdışındaki rakipleriyle rekabet edebilme kapasitesinden uzak şirketlerin varlığını sürdürmesine yol açıyor. Özellikle son yıllarda ekonomik krizin etkilerini ötelemek amacıyla bol keseden dağıtılan KGF kredileri, piyasa şartlarına göre çekilmek durumunda olması gereken bu ve benzer şirketlerin varlığını sürdürmesine ve bir anlamda bu tarz şirketlerin verimsizliğinin ödüllendirilmesine yol açtı.

Elbette bu şirketlerin batması, o şirketlerde çalışan birçok emekçinin işlerini kaybetmesine yol açacak, ancak mikro düzeyden makro düzeye çıktığımızda verimsiz şirketlerin varlığını sürdürmesinin toplam faktör verimliliğinin düşmesine yol açtığını görüyoruz. Öte yandan özellikle sanayide teknolojik ömrün oldukça kısa olduğu ve küresel rekabette geriye düşüldüğünde yakalamanın birkaç kuşak sürdüğü düşünüldüğünde, zombi şirketlerin korunmasının gelecek nesillere daha verimsiz bir sanayi bırakmak anlamına geldiği de unutulmamalı.

Toparlayacak olursak İş Yapma Kolaylığı Endeksi’nde son yıllarda ilerlemek olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmeli. Ancak, unutulmamalı ki söz konusu endeks yalnızca iş dünyasının karşı karşıya kalmış olduğu bürokratik engelleri konu alıyor. Oysa toplam faktör verimliliği sadece bu konuya indirgenebilecek bir husus değil, bürokratik engeller bunun yalnızca küçük bir parçası. Büyük parçayı ise ekonomik ve politik kurumlar, yargı bağımsızlığı, hukuki güvenilirlik, mülkiyet haklarının korunması, serbest piyasalar ve eğitim sistemi gibi birçok faktör oluşturuyor.

Nasıl ki bürokratik süreçlerin fazla ve karmaşık olması girişimcilere ekstra bir maliyet çıkarıyorsa, aynen öyle de yargı bağımsızlığının olmaması, mülkiyet haklarının yeterince korunmaması, ekonomik özgürlüklerin kısıtlanması ve politika belirsizliğinin yüksek olması yatırımcılara ekstra bir maliyet yüklüyor. Son yıllarda ülkemize gelen yabancı yatırımların ve ekonomik büyümenin son derece düşük olmasını bir de bu pencereden değerlendirmek gerekiyor.

Okunma Sayısı: 482
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı