"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cumhuriyetçi karıncalar

Büşra Nur Önal
28 Kasım 2020, Cumartesi
Bediüzzaman’ın tabiriyle ‘‘cumhuriyetçi karıncalar’’ bizlere sosyal hayat nasıl yaşanır dersini iyi öğretir.

Her hallerini öyle yaratmıştır ki Sanatkâr, çalışkan nasıl olunur, paylaşmak nedir, istibdadın sarayı nasıl yıkılır, nasıl cumhuriyetçi olunur, istikamet nedir bizi nereye ulaştırır, iş bölümü nasıl yapılır, ‘biz’ olarak nasıl hareket edilir, içlerinde kraliçe ve işçiler olmasına rağmen nasıl ast-üst ilişkisi meydana gelmeden fedakârca yaşanır, ortak zekâ, sağ duyu, demokrasi… Evet evet bize bütün bu toplum kurallarını, küçücük bir karınca ilân eder. Hem de hiçbir karınca türü yoktur ki sosyal hayatın bu esaslarını uygulamasın. Araştırmacılar karıncaların, toplumsal hayatlarını, büyük bir hayranlık duyarak; bir ‘‘devlet düzeni’’ ne benzetirler.

1400 yıl önce Kur’ân’ın satırlarına düşmüştür ‘neml’ diye… Hakikat dersini Kur’ân’dan alan Bediüzzaman, sosyal hayatın vazgeçilmez unsuru cumhuriyet dersini de karıncalardan almıştır.

1892 yılı. Yer Tillo’nun yakınlarında bulunan “Kubbe-i Hasiye.” Burası Bediüzzaman’ın karıncalarla olan ibretli diyaloğuna şahid olan bir yerdir.

Burada bulunduğu süre boyunca küçük kardeşi Mehmed her gün yemeğini getiriyordu. Meşhur Said de ekmeğini çorbaya banarak yiyor; çorbanın tanelerini karıncalara veriyordu. 

Bir gün kendisine niçin böyle yaptığı sorulunca şu cevabı vermişti:

“Bunlarda hayat-ı içtimaiyeye mâlikiyet ve fevkalâde vazifeşinaslık ve çalışma bulunduğunu müşahede ettiğim için, cumhuriyetperverliklerine mükâfaten kendilerine muavenet etmek istiyorum.” 1

Bediüzzaman henüz çocuk yaşlarından itibaren cumhuriyeti biliyor, cumhuriyetin değerini takdir ediyordu. 

Bunu da sosyal hayatın en aktif taifesi olan karıncaları tefekkür ederek bizlere aktarıyor.

Büyüteçle, Bediüzzaman gözlüğüyle, demokratik seçim yapan karıncalara daha yakından bakalım: İngiliz araştırmacılar, karıncaların yuvalarının yerlerini belirlerken, aralarında ‘demokratik oylama’ yaptıklarını açıkladı. Bath Üniversitesi’nde hayvan davranışları konusunda uzman olan Stephen Pratt’e göre, binlerce karıncadan oluşan topluluk yeni yuva yerlerini belirlerken neredeyse demok- ratik kurallara uygun davranıyor. Pratt, kendi laboratuvarında bulunan karınca yuvasını bozdu ve sonra da karıncaların yeni yuva arayışlarını izledi. Karıncalardan biri uygun bir yuva bulduğunu diğerlerine haber verip bir grup karıncaya kendisini takip ettirdi. Diğerleri yuvaya gidip döndükten sonra gerideki karıncaların da yeni yuvayı ziyaret ettikleri görüldü. Herkes yuvada mutabık olduktan sonra, önce larvalar ve yumurtalar yeni yuvaya taşındı. 2

Evet, karınca ve arılar cumhuriyetçidirler, çünkü bu mahlûkatların her bir ferdi bir cumhuriyet gibi, bir kolonide ya da kovanda beraber yaşar ve rızık temini, yuvanın savunması gibi işleri beraber görerek, kendi kolonisi ve kovanı için gayret gösterir, gerekirse canını da feda eder. Karınca cumhuriyeti birbirleri ile iletişim kurmak için feromon salgılarlar. Feromonlardan yayılan kokuyu antenleriyle algılar ve ona göre hareket eder. Yani yiyecek arayan bir karınca kolonisini incelediğimizde öncelikle yuvaları ve yiyecek kaynağı arasında sıra halinde ilerlediklerini görürüz. Düz bir çizgide ilerlemek bir yere ulaşmak için en kısa yoldur. Belki de istikamet dersini fısıldıyorlar. Her karınca yuvayı bulma problemini çözmek için feromon izi bırakır. Ve bu koku vesilesiyle haberleşen karıncalar aralarında demokrasiyi sağlayıp birbirlerine muvafık hareket eder ve binlerce karınca intizamla neticeye ulaşır. Muhtemel bir tehlike karşısında ise canını feda eder. Feromondan salgılanan koku öyle kuvvetlidir ki diğerleri için kırmızı alarm niteliğinde. Bu karınca metodu zifiri karanlıkta bile işler. Velhasılı kelâm karıncalar, salgılanan koku, iletişim, demokrasi, nizam ve sonuç olarak cumhuriyette, hak ve hukukta saflarını belli eden Allah’ın memurları.

Ne hazin bir tecellîdir ki, bu erken yaşlarından itibaren cumhuriyetçi olan ve hayatının en sıradan gibi görülen detaylarında dahi cumhuriyetçiliği esas alan Bediüzzaman, cumhuriyet Türkiye’sinde “Cumhuriyet düşmanı” olmakla itham ediliyor, suçlanıyor ve mahkeme huzuruna çıkarılıyordu. Daha da ötesi, 1935 yılında Eskişehir’de gerçekleşen mahkemede böylesi ağır ve hatâlı bir ithama karşı verdiği savunma zabıtlara geçilmiyordu.

Savcı: “Cumhuriyet hakkında fikrin nedir?”

Bediüzzaman: “Yaşlı mahkeme reisinden başka daha siz dünyaya gelmeden ben dindar bir cumhuriyetçi olduğumu elinizdeki tarihçe-i hayatım ispat eder.” dedikten sonra, Kubbe-i Hâsiye’de yaşadığı karınca hadisesini aktarır. 3

Cumhuriyet, adalettir. Cumhuriyet, meşverettir. Manasız isim ve resimden ibaret değildir. Cumhuriyet, birlikte bir ve beraberce yaşamaktır. 

Cumhuriyet, şeriat-ı fıtrîyedir, fıtrata en uygun idare biçimidir. Bizler de devletçe karınca ve arıların dayanışmasından aldığımız kuvvetle cumhuriyeti hakikatiyle yaşadığımız taktirde terakki ederiz.

Dipnotlar:

1- Risale-i Nur Külliyatı Tarihçe-i Hayat, s: 66.

2- Doğanın Gizli Bahçesi Kitabı (In Search of Nature).

3- Risale-i Nur Külliyatı Tarihçe-i Hayat, s:  626.

Okunma Sayısı: 2770
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet Türeli

    28.11.2020 13:16:33

    Cumhuriyet yönetimi idaresi altındaki kişileri ötekileştirmeden, benden değilsen hiçsin, ya sev ya terk et anlayışların idare şekli değil. Gerçek Cumhuriyet islamın özünde olan hak ve adalet ile yönetmektir. Veda hutbesi onun ana mayasıdır.

  • Sezai MUMCU

    28.11.2020 13:07:48

    CUMHURIYETCI olmanin sarti KANUN ÖNÜNDE ESITLIKTEN GECER. Kisiye ÖZEL CEZA KANUNU VARSA CUMHURIYET te yoktur Demokrasi de gerisi laf-i güzaf. Bugün 86 milyonluk Türkiye ve bir o kadar da Mezaristana göcmüs vatandasin HERBIRINE CEZA KANUNU YOKSA BIR KISIYE DAHI ÖZEL CEZA KANUNU OLAMAZ. Burasi Türkiye hâlâ olur diyorlarsa AB ye de NATOya da müsbet BATIYA da ELVEDA. Cumhuriyetci ve Demokrat degilsiniz!

  • Cenk çalık

    28.11.2020 09:07:42

    İlmi bilgilerle desteklendiği ve cumhuriyetle bağlantı kurulduğu için çok güzel bir yazı vücuda gelmiş. Tebrik ediyor, muvaffakiyet diliyorum.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı