"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman’dan Hulusi Beye (3)

09 Ocak 2022, Pazar
Üstad Said Nursî, bir mektubunda, talebesi Hulusi Bey’le ayrılıklarıyla ilgili şöyle bahsetmiş:

“Suri iftirakımız vuku bulsa bir eser-i inayet ve rahmet olduğunu telâkki ediniz... Hem her vakit beklediğim, ehl-i zındıkanın bana hücumu, gayretli talebem, cesaretli biraderzadem olan uhrevî kardaşımdan başlaması muhtemel olmakla beraber, hıfz-ı Kur’ânî her müşkilata galib ve lezzetl-i hizmet-i imaniye her kederi unutturur itikadında olduğumdan, seni teşci’ ve teşvike lüzum görmem.” 1

Üstad Hazretleri Re’fet Bey’e yazdığı bir mektubda onu Hulusi Bey’e şöyle benzetiyor: “Gayet sevdiğim bir talebem olan Hulusi Bey’in ruhunu sizde hissediyorum. Seni yeni değil, Hulusi gibi eski bir talebe olarak kabul ettim.” 2 

Üstad Hazretleri Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektubda Sabri, Hakkı ve Hulusi’nin Nur Talebelerine hüsn-ü misal olduklarını söylüyor: “Bu defa Meyve Risalesi’nin tam kıymetini bilen ve kendine ‘Meyveci’ namını veren Risale-i Nur santralcısının yazdığı mektup, beni çok memnun eyledi. Çünkü, Hulusi, Hakkı gibi yirmi seneye yakın bir zamandan beri mabeynlerinde olan samimane dostluk ve kardeşlik tam devam ve sebat ettiği gibi, onların Risale-i Nur’a karşı alâka ve irtibat ve sadâkatleri, aynen mabeynlerindeki halisane münasebetleri gibi hem devam ediyor, hem metanet kesb ediyor, arızalarla sarsılmıyor. Cenab-ı Hakk’a şükrediyorum ki, böyle halis, muhlis ve başkalara hüsn-ü misal olan sadık şakirtleri Risale-i Nur a vermiş ki, daimî hakta hulus ile ve Nur hizmetinde sabır içinde şükrediyorlar.” 3 

Re’fet’in Hulusi’ye benzetilmesi: “Re’fet kardeşimizin kemal-i sadâkat ve alâkasını ve Hulusi gibi Nurlar’ın bir kumandanı olduğunu gösteren mektubu, Hulusi’nin mektubunu aldığım zaman zamanına tevafuku, lâtif sürurlu oldu.” 4 

Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektubda Hulusi Bey’in özelliklerinden Üstad Hazretleri şöyle bahsetmiş: “Nurun birinci talebelerinden Hulusi Bey’in Ankara’da dostlarına Risale-i Nur dairesine girmesine teşvik eden manidar ve güzel mektubu dahi gösteriyor ki, yirmi beş seneden beri hiç sarsılmadan Nur hizmeti yapmasına nümunedir.” 5

Üstad Hazretleri Kastamonu Lâhikası’ndaki bir mektubunda Hulusi Bey’in bir problemi olduğunu hissettiğini söyleyerek şu tavsiyelerde bulunuyor: “Hulusi’nin bir gailesi var diye hissediyorum. Merak etmesin, Risale-i Nur’un şakirtlerine inayet ve rahmet, nezaret ve himayet ederler. Dünyanın meşakkatleri madem sevap verir, geçerler; o musîbetlere karşı sabır içinde şükürle, metanetle mukabele edilmek gerektir.” 6 

Kıymettar Hulusi ve Hakkı diye başlayan mektubda da Hulusi’yle irtibatın kesilmediğinden şu şekilde bahsediyor: “Hakkı’nın dediği gibi, Sabri’nin mektuplarını aynen onların yerine kabul olmuş; o cihette Hulusi ile muhabere kesilmemiş, devam ediyor.” 7 

Yine bir başka mektubda Hulusi’nin mektubundan bahisle şunları söylüyor: “Sabri Kardeş, kıymettar Hulusi’nin mektubu hem Hulusi’nin, hem Beşinci Şuâ’nın ehemmiyetini ve kıymetini gösterdiğinden çok beğendim.” 8 

Bir başka mektubda Hulusi Bey’in Konya’ya nakli ile ilgili olarak Üsdad Hazretleri şunları söylemiş: “Hulusi’nin, “ve’l-Asri” nükte-i i’câziyesine karşı tam takdiri ve tasdiki ve Konya’ya tahvili, hizmet-i Nuriye noktasında beni memnun eyledi. Evet, Risale-i Nur şakirtlerinin birincilerinden faal birisi, o ehemmiyetli şehre gitmesi lâzım idi.” 9 

Üstad Hazretleri bir başka mektubunda Mektubat’ın Hulusi Bey’in sualleriyle yazıldığından şöyle bahsetmiş: “Risale-i Nur’un gayet ehemmiyetli bir şakirdi olan Hulusi Beyin ehemmiyetli bir mektubunu gördüm. Elhak, o kardeşimiz, birinciliğini daima muhafaza ediyor. Ben onu daima kalem elinde, Risale-i Nur’un işi başında biliyorum. Hem bütün muhaberelerimde birinci safta muhataptır. Onun suallerine yazılan Mektubat risaleleri ve onun yazdığı samimî mektupları, onun yerinde pek çok insanları Risale-i Nur dairesine celbetmiş ve ediyor.” 10

Üstad Hazretleri Hulusi Bey’in yazdığı bir şiirden bahisle onunla ilgili olarak şunları söylemiş: “Sonra senin yazdığın “Bak kitab-ı kâinatın sahaif-i renginine, ila ahir” olan rengin ve zengin şiir hatırıma geldi. O şiir ile semanın yüzündeki yıldızlara baktım. “Keşke şair olsaydım, bunu tekmil etseydim.” dedim. Halbuki şiir ve nazma istidadım yokken, yine başladım. Fakat nazm ve şiir yapamadım. Nasıl hutur etti ise öyle yazdım. Benim varisim sen, istersen nazma çevir, tanzim et.” 11

Üstad bir mektubunda Hulusi’den şu şekilde bahsediyor: “Bu defa Hulusi’den uzun bir mektup, Abdülmecid vasıtasıyla aldım. Elhak, o kardeşimiz sebat ve metanet ve ihlâsta birinciliği muhafaza ediyor.” 12

Dipnotlar:

1- Bediüzzaman Said Nursî, Barla Lâhikası,144. 2- A.g.e. s. 172. 3- Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, 81. 4- A.g.e. s. 126. 5- A.g.e. s. 283. 6- Said Nursî, Kastamonu Lâhikası, 14. 7- A.g.e. s. 16. 8- A.g.e. s. 32. 9- A.g.e. s. 173. 10- A.g.e. s. 189. 11- Bediüzzaman Said Nursî, Mektubat, 25. 12- Said Nursî, Kastamonu Lâhikası, 72.

Okunma Sayısı: 1425
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı