"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Demokratik siyaset dışlanırken

Cevher İLHAN
24 Haziran 2021, Perşembe
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun oybirliğiyle iade ettiği ve 687 partili hakkında beş yıl siyasî yasak getirilmesi istenen ilk iddianamede vefat eden isimlere de “siyaset yasağı” istenmesi garabeti giderilmiş; lâkin yeni iddianamede de -milletvekilinden önce bu partiyle hiçbir alâkası olmayanların da yer aldığı- 451 kişiye siyasi yasak isteniyor.

Suçlamaların başında yine “HDP’lilerin İmralı ve Kandil’e gitmesi” gösterilmesi geliyor. Oysa parti temsilcilerinin terörist başıyla ve terör örgütü kamplarında örgüt elebaşlarıyla görüşmeleri siyasi iktidarın “talebi” ve “izni”yle olmuş. Demirtaş’ın “Aslında PKK ve Öcalan ile görüşme yapan biz değiliz, Erdoğan’ın kendisidir. Ne Kandil’in, ne de İmralı’nın muhatabı biz değildik. Resmî muhatap Erdoğan ve hükümetin bizzat kendisiydi” ifadesi gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. 

Keza partinin Eş Başkanının “Üzerinden altı yıl geçen her görüşme, devletin ve hükümetin bilgisi ve ricâsıyla yapılmıştır. İmralı’dan sonra Kandil’e gidip görüşmelerin sonuçlarını devlet ve hükümet heyetine döndüğümüzde aktarıyorduk. Devlet heyeti ise bu bilgileri biz İmralı’ya gitmeden Öcalan’a götürüyordu. Dönemin Başbakanı AKP Genel Başkanı Kandil’den getireceğimiz mektubu heyecanla bekliyordu; ‘çözüm süreci’ dışında, belki on defadan fazla yapılan devlet-hükümet görüşmelerinin hiçbirinde ne HDP’nin dahli ve ne de görüşmelerin içeriğine dair bilgisi vardır” ikrarı da. 

TEHDİD VE ŞANTAJLA…

Zira başta Kamu Güvenliği Müsteşarlığı olmak üzere “hükûmetin ricâsı”yla terör örgütü elebaşlarıyla müzâkereleri yürüttükleri, yine iktidardakilerin talebiyle “arabulucu” olarak, terörist başı ile elebaşlarının “mektup” ve “mesajları”nı taşıdıkları kayıtlarda. 

Bundandır ki AKP hükûmetinde 10 Temmuz 2014 tarihli 6551 sayılı yasa ile “çözüm süreci’ kapsamında yurt içindeki ve dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlarla temas, diyalog, görüşme ve benzeri “çalışmalar”da İmralı, Kandil ve Avrupa’daki terör örgütü kampları arasında mekik dokuyup irtibat kuran “devlet görevlileri”nin hiçbir “hukukî, idari veya cezâî sorumluluklarının olmayacağı” teminatıyla sözkonusu diyalog ve görüşmelerde aracılık yapan, hükûmetin önerilerini terör örgütü elebaşlarına ulaştıran “devlet görevlileri” peşinen “koruma” altına alınmış.

Bu bakımdan, yaman çelişkili çifte standartla mevzubahis görüşmelerin bu partinin kapatılmasına “gerekçe” sayılmasının “siyasi iki yüzlülük” ve “ilkesizlik” olduğu; asıl maksadın altı buçuk milyon seçmeni sindirmek, parçalamak ve bu partinin enkazından oy devşirmek olduğu açığa çıkıyor.  

Belli ki bu “iddianame”de de partinin siyaseten denklem dışına bırakılması amaçlanmış. Seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınıp yerlerine “kayyım” atanması, milletvekilleri hakkında fezlekelerle dokunulmazlıklarının kaldırılması, iddianamesi olmadan yıllardır vekillerin hapiste tutulmasıyla, şimdi de “kapatma tehdidi ve şantajı” dayatılıyor; “terör suçlaması”yla HDP “pazarlığa” zorlanıyor. 

Bu yüzden dört yılı aşkındır yargısız infazla haksız ve hukuksuz tutuklulukları bir tehdit unsuru olarak kullanılmak suretiyle yeniden “pazarlık” masalarının kurulmasının plânlandığı ileri sürülüyor.  

TAM BİR “SİYASİ KOMPLO!”

Vahim olan, terör örgütünün ekmeğine yağ sürülüp istismara açık hale getirilmesi; içte ve dışta ülkenin bütünlüğü ve milletin birliğine kasteden ifsad şebekelerinin propagandalarına fırsat verilmesi. 

Kitlelerin kutuplaştırıldığı vartada terör örgütünün yine “Kürtlerin temsilcisi” olarak görülüp “tek alternatif” ve “muhatap” konumuna konulmasıyla ülkenin tefrika projesinin devreye sokulması. 

En vahimi de HDP’yi cesâretlendirmek yerine devre dışı bırakmakla demokratik siyasetin sahne dışına itilmesi, PKK üzerinden “silâhlı çözüm”ün, terörün önünün açılması. 

Özetle, emperyal işgalci hegemonya ve küresel çıkarlarıyla “İsrail’in güvenliği” hesâbına yirmi iki İslâm ülkesini etnik ve mezhebi tefrikalarla bölüp parçalamayı esas alan BOP’un devreye sokulmasıyla “hâriçteki düşmanların parmak karıştırmalarına tam bir hazırlanması.

Kısacası, “kapatma davası”nın tam bir “siyasi komplo” olduğu her haliyle sırıtıyor…

Okunma Sayısı: 929
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Halil İbrahim Karahan

    24.6.2021 15:25:56

    Allah razı olsun abi

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı