"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Menfî hareketlerle mücadele etti

Cevher İLHAN
18 Mart 2018, Pazar
BEDİÜZZAMAN’IN VATANPERVERLİĞİ - 12

Bediüzzaman Osmanlı’nın son devrinde, talebeleriyle ve fedâileriyle Doğu Milis Teşkilâtı’nı kurup Erzurum-Pasinler ile Van-Bitlis cephesinde Gönüllü Alay Kumandanı olarak Ruslara ve işbirlikçileri Ermenilerle savaşmakla, Harekât-ı Milliyede İngiliz ve Yunan işgalcilerine karşı Hutuvât-ı Sitte eserini neşredip dağıtmakla, aley- teki “fetva”ya mukabil Kuvayı Milliyeyi destekleyen “cihad fetvası”nı ilânla kalmadı; her dönemde vatanın ve milletin birlik ve bütünlüğünü savundu. 

Öncelikle Osmanlının çözülüşüne çâreler aranırken, Sultan Abdülhamid’in yeğeni Prens Sabahattin Bey’in “adem-i merkeziyet” teklifine verdiği “hakikatli cevap”ta, “adem-i merkeziyet”in Birinci Dünya Savaşı’nda görüldüğü gibi ecnebilerin parmak karıştırmalarıyla tefrikayı azdırarak bölünüp parçalanmaya sebebiyet vereceğini bildirdi. 

“Adem-i merkeziyet’in Osmanlılığı ve meşrûtiyetteki hürriyet perdesini yırtıp “muhtariyet”e, sonra “istiklâliyete (bağımsızlığa)”, peşinden de tavâif-i mülûk”la “eyâlet / federasyon”la ülkenin devletçiklere parçalanmasına sebebiyet vereceğini” beyân etti. (Eski Said Dönemi Eserleri, 109)

“NETİCESİZ BİTLİS HADİSESİ” İKAZI

Akabinde 1914 Nisanı’nda Van Valisi Tahsin Bey ve Bitlis Valisi Mustafa Abdulhalık (Renda) ile beraber, Birinci Harb-i umumi arefesinde bölgedeki bazı paşaların gayrı meşrû hareketlerine kızarak isyana kalkışan Hizanlı Şeyh Selim’in başını çektiği “Bitlis hadisesi”nin yayılmaması, mahalli ve tesirsiz kalması için azâmî gayret sarfedip, muvaffak oldu. (Abdülkadir Badıllı, B. S. N.’nin  Mufassal Tarihçe-i Hayatı, c. 1, 367; Molla Abdulmecid Nursî Hatıra defteri, 44; Necmeddin Şahiner, Bilinmeyen Taraflarıyla B. S. N., 163) 

Bu hâdiseyi eserlerinde şöyle kaydeder: “Eski Harb-i Umumîden biraz evvel, ben Van’da iken, bazı dindar ve müttakî zatlar yanıma geldiler. Dediler ki: ‘Bazı kumandanlarda dinsizlik oluyor. Gel, bize iştirak et. Biz bu reislere isyan edeceğiz. ‘Ben de dedim: “O fenalıklar ve o dinsizlikler, o gibi kumandanlara mahsustur. Ordu onunla mes’ul olmaz. Bu Osmanlı ordusunda belki yüz bin evliya var. Ben bu orduya karşı kılıç çekmem ve size iştirak etmem.’ O zatlar benden ayrıldılar, kılıç çektiler; neticesiz Bitlis hâdisesi vücuda geldi. Az zaman sonra, Harb-i Umumî patladı. O ordu, din nâmına iştirak etti, cihada girdi, o ordudan yüz bin şehitler evliya mertebesine çıkıp beni o dâvâmda tasdik edip kanlarıyla velâyet fermanlarını imzaladılar.” (Şuâlar, 315)

Keza Cumhuriyet döneminde -1925-, Doğu’daki mânevî etkisiyle nüfuzunu bilen Şeyh Said’in “Sizin nüfuzunuz kuvvetlidir. Bu harekâtımıza iştirak buyurur, yardım ederseniz, galip oluruz” diye kıyama çağıran mektubunu, “Türk milleti asırlardan beri İslâmiyetin bayraktarlığını yapmıştır. Çok veliler yetiştirmiş ve şehidler vermiştir. Böyle bir milletin torunlarına kılıç çekilmez. Biz Müslümanız, onlarla kardeşiz; kardeşi kardeşle çarpıştırmayız. Bu şer’an câiz değildir. Kılıç, hâricî düşmana karşı çekilir. Dahilde kılıç kullanılmaz. Bu zamanda yegâne kurtuluş çâremiz, Kur’ân ve iman hakikatleriyle tenvir (aydınlatmak) ve irşad etmektir. Teşebbüsünüzden vazgeçiniz, yoksa akim kalır; birkaç câni yüzünden binlerce mâsum kadın ve erkek telef olabilir” reddiyle ikaz etti. 

Yine “harekât”tan önce Van - Erek Dağı’nda ziyaretine gelen Hamidiye paşalarından aşiret ağası Kör Hüseyin Paşa’nın, isyana karışmak için izin istemesine, “Askerler bu vatanın evlâdıdır. Senin ve benim akrabalarımdır. Kime vuracaksın? Onlar kime vuracak? Düşün, idrâk et. Ahmed’i Mehmed’e, Hasan’ı Hüseyin’e mi kırdıracaksın!” ihtarıyla aşiretleri isyana katılmaktan vazgeçirdi (Şahiner, 268-269)

“ECNEBÎ TAHRİKİNE ÂLET OLMAKTIR”

Bir başka görüşmede, Hüseyin Paşa ile aşiret ağalarına hiddetle, “Sizlerin bu menfî fikirle meşbu zihniyetinizi daha evvelden de biliyordum. Bu zihniyet menfi olduğu kadar, cahilâne bir fikirdir. Acaba bu fikre hizmet neden ileri geldi? Soruyorum size, şeriat mı istiyorsunuz? Böyle hareket zaten aslında şeriata muhaliftir. Bu olsa olsa bir ecnebi tahrikine âlet olma keyfiyetidir” uyarısında bulundu. 

“Ben desem ki, ‘Şeriatın tatbiki için Hüseyin Paşa sen Patnos’tan üç yüz atlıyla gel’, buraya (Van’a) gelinceye kadar yağmacılık, talan, katliâm yapıp geleceksiniz. Bu ise tamamen şeriata muhalefettir. ‘Şeriat isterim’ diye şeriatı âlet ederek şeriata muhâlefet edilmez! Böyle menfî fikirlerden vazgeçiniz! Eğer içlerinde fenaları varsa, gidip müsbet olarak ikaz ediniz!” ikazıyla Van ve havalisi isyana iştirak etmeyip pek çok mâsumun kanının dökülmesine mani oldu (Şahiner, 270-2, Badıllı, 662-5) 

Ayrıca bir “müdafaa mektubu”nun üzerine el yazısıyla umum Vilayât-ı Şarkiyeye; Şarktaki büyük nüfuzundan istifade için mücâdeleye iştiraki için yapılan dâvete cevaben, ‘Yaptığınız mücadele kardeşi kardeşe öldürtmektir ve neticesizdir. Çünkü Türk-Kürt birdir kardeştir. Türk milleti bin senedir İslâmiyete bayraktarlık etmiş, dini uğrunda milyonlarca şehit vermiştir. Binaenaleyh kahraman ve fedakâr İslâm müdâfîlerinin torunlarına, Türk milletine kılıç çekilmez ve ben de çekmem” diye not etti  (Şahiner, 270)

Hûlâsa, tarihçi A. Şerif Aksoy’un, “Kürdistan” kurma amacıyla “Şerif Paşa’nın Ermenilerle (Fransa’da) yaptığı ittifak, İstanbul’da Said Nursî önderliğindeki grup tarafından protesto edildi” tesbitinden Prens Sabahattin Bey’in “adem-i merkeziyet” teklifine cevabı”na, “Neticesiz Bitlis Hâdisesi”nden “Şeyh Said Hâdisesi”ne, bütün menfi hareketlere karşı çıkan Bediüzzaman, hayatıyla, eserleriyle, hep iftirak ve ayrılıkçılıkla mücadele etti (İttihat ve Terakki Enver Paşa, Nokta Kitap, İstanbul,  224)

Bu mücadelesi, vatanperverliğinin birer belgeli şâhika örnekleri olarak, hâlâ inatla ve sayıklamalarla Bediüzzaman’a dil uzatan müfteri nâdânların bütün isnad ve iftiralarını suratlarına çarpıyor.

Okunma Sayısı: 2201
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı