"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nehirler, Avrupa'nın gelişmesine katkı yapmış

30 Kasım 2021, Salı
Üstad Bediüzzaman'ın SünÛhat adlı eserinde ifade ettiği gibi Avrupa’daki Ren, Sen nehirleri gibi Tuna nehri de Avrupa’nın gelişmesine önemli katkılar sağlamıştır.

GEZİ: MEHMET PEKEL

AVUSTURYA/ LİNZ

Belgrad ziyaretinin arkasından Sırbistan’dan çıkarak Macaristan sınır kapısına geldik. Diğer sınır kapılarında 1 saat kadar beklemiştik. Buradaki araç kuyruğu gözümüzü korkuttu. Nitekim 4 saate yakın bekledik. Sınırlarda eşya kontrolü prosedür yerine gelsin diye yapılıyor, pasaport kontrolü ile yola devam ediliyor. Macaristan’da ovalar, platolar alabildiğince uzanıyor.

Macaristan bir AB üyesi olduğu için Otoyolları daha bakımlı olup, AB fonlarından ciddî anlamda faydalandığı anlaşılıyor. 2004 yılında AB ye üye olan Macaristan fert başına düşen 29.000 USD milli gelirle Balkanlar’daki en zengin ülke olarak öne çıkıyor. Başkent Budapeşte’yi vaktimiz olmadığı için ziyaret edemedik. Avusturya’ya gece vakti girdik. Viyana üzerinden ikamet yerimiz olan Linz’e vasıl olduk.


Linz Meydanı

Avusturya otoyollarında üç şey dikkatimizi çekti. Birincisi sürekli trafiğin en sağdaki şeritten akmasıydı. Sol şeritlere ancak araç geçme sırasında giriliyor. Böylece en soldaki şerit genel olarak boş kalıyor, şerit işgali yaşanmıyor. İkincisi Otoyol boyunca yerleşim yerlerine yaklaşıldığında yüksek ses duvarları ile araçların gürültü kirliliklerinin önlenmesi sağlanıyor. Üçüncüsü ise gece vakti rahatsızlık vermesin diye tırların azami sür’ati yerleşim bölgelerinde 60 km ile sınırlandırılmış.

Avusturya Avrupa’nın göbeğinde Alp dağları üzerinde konumlanan bir orta Avrupa ülkesidir. 53.859 USD lık fert başına düşen millî geliri ile dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Avusturya bir AB üyesidir. 15.Yüzyılda Avrupa’nın en güçlü ülkelerinden biri olan Avusturya, Habsburg hanedanı ile sınırlarını daha da genişleterek dönemin en güçlü devleti olan Osmanlarla çatışmaya başlamıştır.

Avusturya daha sonra Macaristan ile birleşerek Avusturya Macaristan imparatorluğunu kurmuş, 1. Dünya savaşındaki mağlubiyet sonrası küçülerek Avusturya Cumhuriyeti adını almıştır. 1938 de Hitler Almanya’sına katılarak II. Dünya Savaşına iştirak etmiş, bu savaşta da yenilerek 1945 te işgale uğramıştır. Ancak 1955 te bağımsızlığını elde edebilmiştir.

Osmanlı ve Avusturya arasındaki savaşlarda I. ve II. Viyana kuşatmaları önemli bir yer tutar. I. Viyana kuşatması 1529 yılında Kanuni Sultan Süleyman zamanında gerçekleşmiştir. II. Viyana kuşatması ise 1683 tarihinde Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından gerçekleştirilmiş olup, her iki kuşatma da başarısızlıkla sonuçlanmıştır. 1683 II. Viyana kuşatması bozgunu Osmanlılar için bir dönüm noktası olmuştur. Bu mağlubiyet Osmanlı devleti ve İslam alemi için 350 yıl sürecek bir gerilemenin ve mağlubiyetlerin maalesef başlangıcı olmuştur.

LİNZ ŞEHRİ

Linz ismi bir Roma ismi olan kıvrık, esnek anlamındaki Lentia kelimesinden türetilmiştir. Tuna nehri Linz nehrinden kıvrımlar yaparak geçer ve şehri ikiye böler. Tuna nehri aynı zamanda nehir gemileri ile yüklerin taşındığı bir suyolu olup, nehir gemileri Avrupa’nın içlerinden başlayarak Karadeniz’e kadar uzanmaktadır. Üstadın Sünuhat’ta ifade ettiği gibi Avrupa’daki Ren, Sen nehirleri gibi Tuna nehri de Avrupa’nın gelişmesine önemli katkılar sağlamıştır.

Linz 1490 yılında Yukarı Avusturya’nın başkenti olmuştur. 1938’de Avusturya Almanya ile birleşerek Almanya saflarında 2.Dünya savaşına katılmıştır. Hitler çocukluk döneminin bir kısmını Linz’de geçirdiği için Linz’e özel bir önem vermiş yatırımlar yapmıştır. Savaş sonunda Avusturya, Almanya ile birlikte mağlup olmuştur. 1944’te Müttefik orduları Linz’e saldırarak şehir Amerikalılar ve Rus’lar tarafından paylaşılmış,1955’te işgal kuvvetlerinin çekilmesinden sonra Avusturya bugünkü idari şeklini almıştır. Linz’in nüfusu 200.000 civarında olup Avrupa’nın en büyük çelik şirketlerinden birine ev sahipliği yapmaktadır. Linz’de birçok meşhur bilim adamı, müzisyen ve felsefeci yaşamıştır. Birkaç örnekle yetinelim. Doppler, Kepler, Hitler…

DOPPLER’İN KALDIĞI EV

Doppler Avusturyalı bir matematikçi ve fizikçidir. Salzburg’da dünyaya gelmiş olup, 39 yaşında “Doppler etkisi” diye bilinen çalışması ile ünlüdür.

Bu çalışmada “radyo dalgası yayan herhangi bir cismin gözlemciye mesafesinin değişmesi ile frekansı değişiyormuş gibi gözlemlenmesi “hipotezini ortaya atmıştır.

KEPLER’İN EVİ

Linz şehir merkezinde 1622-1626 yıllarında bu evde kalan Kepler 1571 yılında Almanya’da doğmuş, gözündeki rahatsızlık nedeniyle göz ve ışık kırılmaları üzerinde çalışarak, optikle ilgilenmiştir. Kraliyet matematikçisi olarak astronomi ile ilgi ciddi çalışmalar yapmış, Mars gezegenini inceleyerek, yörüngesini hesaplamıştır.

Gezegenlerin hareket yasalarını bularak, 228 yeni yıldız keşfetmiştir. Kepler “Allah bir matematikçidir. Kainat matematiksel bir düzenle kurulmuştur” diyerek tevhid inancını da dile getirmiştir.

TRİNİTY SÜTUNU

13.yüzyıla kadar uzanan şehir meydanındaki bu anıtsal yapı 1723 Yılında veba salgınından dolayı ölenlerin anısına blok mermerden barok tarzında yapılmıştır.

Anıt savaş, veba ve ateşten korunmayı sembolize ediyor.

IŞIK KUYUSU PÖSTLİNGBERG

Linz’de 537 metre yükseklikteki bir tepede 1774’te tamamlanmış olan bir kilise, 1898 tarihinde inşa edilmiş dünyanın en dik eğiminde çalışan bir tramvay ve bir mağara demiryolu vardır.

Tepede mevcut seyir terasından Linz’in tüm güzellikleri dürbünle izlenebilmektedir. Tarihi doku olduğu gibi korunmuştur. Tepe ve çevresinde, sonbahar, bir renk cümbüşü halinde seyredenleri büyülemekte, nostaljik tramvay yolculuğu ise tüm bu manzarayı tamamlamaktadır.

MERYEM KİLİSESİ

Avusturya’nın en büyük kilisesi olup 1862 de inşaatı başlamış 1924 te bitirilmiş olup Fransız gotik tarzı bir mimariye sahiptir.

Katedral vitrayları ile ünlü olup, kilise 2. Dünya Savaşının da izlerini taşımaktadır.

LİNZ ANA MEYDAN LİNZ SARAYI VE KALESİ

Sarayı ve kaleyi III. Kayzer Friedrich 1477 yılında inşa etmiştir. Kale ve saray 1800 yılında büyük bir yangın geçirmiş, sonrasında çeşitli amaçlar için kullanılmıştır.1953 yılında başlıyan 10 yıllık büyük bir restorasyon sonunda müzeye dönüştürülmüştür.

SONUÇ:

3 devlet, 3 şehir seyahat notu ile gönül coğrafyamızda hem tarihe kısa bir yolculuk yapmaya, hem güncel Avrupa’dan enstantaneler sunmaya hem de Avrupa’nın kalkınma dinamiklerinin Üstadın Sünuhat’taki tesbitleri ışığında gözlemlemeye çalıştık.

Seyahat edip sıhhat bulmak ümit ve temennisiyle…

—SON—

Okunma Sayısı: 473
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı