"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Peygamberimiz’i (asm) en güzel Risale-i Nur anlatıyor

09 Ocak 2020, Perşembe 01:20
Van kitap fuarına katılan yeni asya neşriyat standı güzel hizmetlere vesile oldu. fuara katılan bir medrese ehli, “Risale-i Nur kadar Peygamberimizi (asm) güzel anlatan başka bir esere rastlamadım” dedi.

FUAR NOTLARI - OSMAN YİĞİT
vakfeddin@gmail.com

***

VAN GÖLÜNE NUR YAĞDI

Bir beldenin bereket kaynağı sadece maddî nimetler değildir. Manevî nimetler de o toprakları besler. Zararlı fikirlerin yetişmesi ve yeşermesine mani olur. Kur’ân nurunun lem’a ve şuâları da böyle, ışığıyla besler. Kur’ân denizinden gelen katreler de manevî bir ab-ı hayattır, onsuz olmaz manevî hayat. Ubudiyet gibi verimli manevî topraklar da olmazsa olmazdır elbette. Maddî ve manevî, hayat ve terakkinin esasıdır bunlar. Bu coğrafya insanı Nur deryasından beslenmeli. Beslendikçe şeffafiyet kesbetmeli, batnındaki hüsün ve güze llikler sair insanlara da sirayet etmeli ki dünya hem madden hem manen güzelleşsin ve gelişsin.

Van; Hz. Üstad Bediüzzaman’ın tarihçe-i hayatına en çok şahitlik yapmış menzillerden biri. Hayatındaki en köklü inkılâblara mahal olmuş. İ’caz-ı Kur’ân dâvâsına, Bediüzzamanlığına, kumandanlığına, dostluğuna, müellifliğine, müderrisliğine, vaizliğine ve en çok da ilk kurduğu Horhor Medresesi’nden aldığı tecrübe ile din ve fen ilimlerinin birlikte okutulması için temellerini attığı “Medresetü’z-Zehra”ya uzanan tedrisat serencamına kadar.

İşaratü’l İ’caz bu topraklarda telif edildi. 105 sene sonra matbu hali yine ‘Doğunun en büyük fuarı’nda teşhir edildi. Bizi bu fuarda şaşırtan şeylerden biri de hassaten o eseri talep etmeleri olmuştu. Hasbel-kader biz de ilahiyat talebelerine özellikle o eserden bahsedip tavsiye ettik. Hususiyetleri bile okumadan insanları etkiliyor.

Horhor Medresesi’nde ekilen ‘Nur tohumları’yla gelmiştik bölgenin en büyük fuarına. Bütün Nur gruplarını ve naşirlerini de temsil ederek. Bediüzzaman’ın mekânında kitap söz konusu olduğunda orada mutlaka Risale-i Nurlar olmalıydı. İlmin izzetini muhafaza etmek için orada olmalıydık. Bediüzzaman’ın hatıraları ile dolu şehirdeki bir kitap fuarında gözler Bediüzzaman’ı ve Nurlar’ı arıyor. Oraya ziyarete gelenlere Yeni Asya standı bir ümit ışığı oldu. ‘İyi ki geldiniz’ dedi; dostlar ve kardeşler. Her yerde olduğu gibi burada da tebriklerle karşılandık. Çekingen halde gezenler bizi görünce önce tebessüm edip sonra göğüsleri kabardı.

ManevÎ baharlara hazırlık

Biz vardığımızda, Başid de, Sübhan da kefene bürünmüştü. Tıpkı asrın manevî hali gibi. Fuarın açıldığı gün güneşli günler başladı. Manevî baharlara hazırlık için yeniden Nur tohumlarını ekmeye başladık. Burası bereketli Horhor toprakları. İnşaallah; şahsı manevinin hükmedeceği istikbaldeki nesiller, bu manevî güneşin şuâları ile sağlıklı beslenirler. Zira Şark’ı ayağa kaldıracak olan dindir. Dinin hakikatlerini, ifrat ve tefritten uzak, istikamet üzere ders veren de Risale-i Nur’dur. Yani fıtratına en münasip nûrânî cereyan.

Kitap fuarında bir çok suale muhatap olduk. Bunlardan en çok sorulan konu da, Risale-i Nur’u anlamak üzerine. Hülâsa edecek olursak; Bediüzzaman’ın ilk eserleri HÜRRİYET konulu. Bu bir remiz. Bu remzi iyi okumak lâzım. Yani Bediüzzaman ileride yazacağı eserin altyapısı olarak hürriyet zeminini ve temelini atmış. Risale-i Nur’u anlamak için evvelâ hür ve hür düşünce sahibi olmak lâzım. Müstebitler onu anlayamaz, istibdada muhabbeti olan onu anlayamaz. Onu anlamak için istibdadın her türlüsüne karşı olmak gerektiği gibi onlardan uzak olmak da gerekir. Çünkü Risale-i Nur’un ders verdiği iman ve hürriyet arasında mütenasib bir bağ var. Biri birini destekliyor. Biri birisiz olamaz. Onu anlamak için aklımızı başkalarının cebinden çıkartıp, kendimiz olarak Risale-i Nur’la muhatap olmamız lâzım… tarzında mukabede bulunduk.

Kur’ân cevherlerinin tezgâhtarlığı sabır ister. “Almayacaksan raftan indirmeyeyim” yaklaşımı yok bizde, olamaz da. Muhatabın seviyesine göre, herkese bıkmadan usanmadan anlatıyoruz. Risale-i Nur’u saatlerce anlatsak yormuyor, zevk veriyor. Anlatan için de dinleyen için de kayıp yok.

Fuardan anladığımız; fuarlarda bize ihtiyaç çok. Bir an evvel kitap eksiğimizi tamamlayıp, fuarlarda tam teşekküllü bir şekilde yer almaya devam etmemiz gerekir.

Van Fuarından anekdotlar:

· Telefonla konuşan bir abla: “Şu an Bediüzzaman Said Nursî’nin kitaplarının önündeyim... Tamam burada bekliyorum.”

· Biri eğilerek yavaşça, “Beni tedavi edecek bir psikoloji kitabınız var mı?” dediğinde hemen Asırların Tabibinin tiryak misal ilâçlarından bir paket takdim ettik. Umutsuz bir insanın çare müjdesini aldığı andaki ifadeyi simasından okuyorduk. Duâlar ederek ayrıldı.

· Önümüzden geçen biri yüksek sesle; “İşte en önemli stand burası, Müslümanlara yakışır” diyerek selâm verdi ve devam etti.

· Bir öğrenci grubuyla gelen bir muallim; “Çocuklar buradaki her kitabı tavsiye ederim. Gönül rahatlığıyla alıp okuyabilirsiniz” dedi.

· Yetişkin bir medrese ehli; “Bende Külliyat mevcut. Başka eserler de var kütüphanemde. ‘Risale-i Nur kadar Peygamberimizi (asm) güzel anlatan başka bir esere rastlamadım.’ Beni alıp Asr-ı Saadete götürüyor. Öyle bir anlatım tarzı var ki, sanki orada Resul-i Ekrem Efendimizle (asm) beraber bulunuyor.”

Risale-i Nur’u alınca bırakamıyorum elimden. Diğer eserler onun yanında sönük kalıyor. ‘Tıpkı güneşin yanındaki sair yıldızlar gibi’ diye tamamladık cümlesini.

· Mesnevî soran birisine; “Vaktiniz varsa size zamanımızın Mesnevî’sini tanıtalım” dedik ve başladık 14. Nükteden iki Mesnevî’nin Kur’ân ile münasebetinden ve zamanımızın Mesnevîsinin 7 Mesnevî şerafetinde olduğu kısmı okuduk. Sair Risalelerden de hulasa olarak bahsettik. Risale-i Nur’un hususiyeti konusunda hayran oldu ve 3 tane Risale alıp, aradığını bulmanın memnuniyetiyle ayrıldı.

· Tabiî fuar olunca haliyle kitap soran çok oluyor. “Fareler ve İnsanlar var mı?” kardeşim biz de “fareler ve insan var” tarihin en eski hikâyelerinden üstelik, diye nüktedan sohbetlerimizde oluyordu.

· Gençliğinde bir vesile Risale-i Nur’u tanımış insanlarla tanıştık. Yeni tanıştığımız halde “bir ihtiyacınız olursa, söylemeniz yeter. Araba ihtiyacınız varsa, anahtarını bırakayım kullanın” diyen hamiyet ehli insanlar. Risale-i Nur’un şahs-ı manevisinin tesiri.

· Üniveristeden bir akademisyen heyeti geldi. İçlerinde yaşça en büyükleri, “Bu yaşıma kadar çok duydum, fakat hiç okumadım” dedi. Sohbet ettik. Külliyatımızın yeni tanzimini okuyup anlamama önyargısını kırdığı için cazip buldular ve büyük bir heyecanla Külliyatın kutusunu hazine sandığı gibi kucaklayıp ayrıldılar.

· Genç bir aile geldi “Eskiden okurdum çok uzak kaldım tekrar başlamak istiyorum” dedi ve cebindeki son parasına kadar Külliyatdan 5-6 kitabı aldı.

· Risale-i Nur’un kapağını açıp bakan “Güzel düzenlemişsiniz. İnsanın okuyası geliyor” dedi.

· Risale-i Nur’un haşmetli sureti önünden geçenler hayret ediyorlar. Bir hanımefendi geldi “Ben Risale-i Nur hatırı için size yardım etmek istiyorum. Hafta sonu bütün çocuklarımı alıp geleceğim ve hizmet edeceğim sizce mahsuru yoksa.” Ne diyebiliriz ki onlar her okuyanın kendi kitabı gibidir.

· İlk defa kitap alan, Risale-i Nur’u ilk defa okuyacak olan bir çok insanla tanıştık bu başka fuarlarda. Bir kişinin dahi imanı için bunca masraf az, kârı ise tarifsiz. Fuarlardaki Yeni Asya standları ahirzaman sahili ve o haşmetli resim ise fırtınalı denizlerde kaybolanlara bir deniz feneri. Vakti müsait olan kardeşlerimizi yakınında (imkânı olanları uzaklarda) olan fuar hizmetlerine görev başına dâvet ediyoruz. Sabah namazda okuduğumuz hakikatleri gündüz fuarda neşr ve tatbik etmek imkânı var. akşamında da mahaldeki ağabey ve kardeşlerle sohbet ve müzakere etmek imanı ve fırsatını değerlendirmeli.

Bu dilek ve temennilerle nice fuarlara inşaallah.

“Anlattığınız şeyler bu kitapta mı geçiyor?”

· Liseli bir kardeşimiz geldi. “Benim arkadaşım çok kitap okuyor lâkin inanmıyor. Ona yardımcı olmak istiyorum. Bana tavsiye edeceğiniz kitap nedir?” dedi. Asay-ı Musa kitabını verdim. “İçeriğinden bahseder misiniz” dedi. Genel hatlarıyla izah ettik. Devamlı sözümüzü şu cümle ile kesti, “anlattığınız şeyler bu kitapta mı geçiyor?” dediğinde, her seferinde “Evet” diye mukabele ettik. Arkadaşına yardımcı olabileceğine kanaat ettiği bir kitabı bulmanın huzuruyla teşekkür ederek ayrıldı. Rabbim tesir halketsin inşaallah.

· Burada şunu da ifade etmeden geçmeyelim. Hamiyet ehli bir dostumuz aradı “Kardeşim fuarda kitap almak isteyen olur mutlaka. Bazılarının durumu müsait değildir, olur ya. Sen ne kadar ödeyebilirlerse, al. Üzerini bana yaz” dedi. Birkaç fuardır almak isteyip de alamayan, parası yetmeyen birçok kişiye destek oldu. Rabbimin rızasına nailiyeti için tebrik ve duâ ediyoruz.

Okunma Sayısı: 2512
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • İsmail Cebecili

    10.1.2020 00:17:18

    Milletin üzerine çöken korku karabasanını da kaldıracak, Milletin kararan önünü de açacak, yoluna fener de olacak, beklenmeyen İslamdan kaçışı da durduracak Risâle-i Nurlar olacaktır, İnşaallah. Delillerini her gün, böyle haberlerle görüyor, duyuyor, yaşıyoruz.

  • Ömer Yavuz

    9.1.2020 16:07:51

    Emeği geçen herkesten Cenab-ı Allah razı olsun, bizlere şevk ve neşe oluyor böyle haberler

  • Said Yüksekdağ

    9.1.2020 14:28:53

    Binler tebrikler. Rabbim hizmetinizi makbul ve dâim eylesin inşâallah.

  • Sertaç

    9.1.2020 08:02:19

    Tebrik ediyoruz.ALLAH razı olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı