Kısa zaman önce Mekke Anlaşmasına Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan imza koydu. Daha çok bölgesel barış, ortak savunma ve işbirliğinin sağlanması hedef olarak gösterildi. İran’ın bölgede ciddi bir güç olmasına karşı bir yerde ona dur diyecek bir yapı mı inşa ediliyor.
ABD(İsrail)-İran savaşından İran güçlenerek çıkıyor. Rejim savaş öncesinden çok daha güçlü. İran halkı, ABD ve İsrail’e karşı inanılmaz derecede bütünleşmiş şekilde rejimin yanında durması ve dışarıdan gelen her türlü manevraları püskürtmesi muhteşem bir gelişme.
“İran’ın Zenginleştirilmiş uranyum ürettiği” tezine dayanarak İran’a saldıran ve savaşı başlatan ABD beklemediği bir sorunla karşı karşıya. Hürmüz boğazı savaş öncesi açık olması ve sorun teşkil etmemesine rağmen savaşın ana sorunu oluverdi.
Siyonist akıl devrede, Çin’e petrol arzını ellerinde tutmak isteyen bu yapı uranyumu bahane edilerek hedefte Hürmüz’e el koyma planı mı işletildi? Son konuşmasında Trump, Hürmüz’ü “ABD toprağı” olarak ilan etmekten bahsetmesi bunu doğrular nitelikte.
Trump’ın anlaşmaya olan ilgisi ve açıklamasına baktığımızda Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın “Mekke Ortak Savunma” Anlaşması’nı imzalamış olmasından dolayı büyük bir memnuniyet duymuş olması ilginç.
Basına yansıyan haberlerde, anlaşma fikrinin ABD kaynaklı Siyonist fikir düşünce kuruluşları olduğuna dair ABD’li senatörün açıklamalarından anlıyoruz. Anlaşmanın ismi bana enteresan gelmişti, neden Riyad değil de Mekke. Burada kutsal varlıklara atıf yapılarak İslam alemin ’de “İslam ittifakının başlangıcı şeklinde algılanması önemli. Bu düşünce hepimizin kalbinde ve aklında bir inşiraha yol açıyor ve kulağa da hoş geliyor, muhteşem bir tablo inşallah ulaşırız.
ABD’nin yegane derdi inanılmaz derecede güçlenmiş durumda olan Çin. ABD’yi teknoloji, yapay zeka, iletişim ve birçok alanda gerilerde bırakmış durumda. ABD Venezüella’ya el koyarak petrol arzı ile Çin’e ayar vermeyi denedi ama başarılı olamadı. İran petrolünü alan Çin için Hürmüz’e el koyma planı işletildi ama Çin bayraklı petrol tankerleri İran’ın izni ile geçiş yapabildi.
Trump’ın "Söz konusu üç ülkenin liderlerini tebrik ediyorum. Bu büyük, cesur ve önemli bir ilk adım. İnanılmaz." değerlendirmesini yapmasının ardından ne yatıyor?
Çin, Rusya ve İran’ın birlikteliğinden çekiniyorlar. Bu ileri vadeli bir anlaşma. Türkiye’nin ticaret koridorları( Zengezur, Kalkınma Yolu) açısından önem kazanması, savunma sanayiinde etkin duruma gelmesi ve NATO gücünün içinde olması, Güney doğu kanadını savunması açısından bölgede güçlü yegane ülke durumunda. Böyle bir ittifak, Çin, Rusya ve İran’a aslında bir gönderme içermekte. Pakistan’ın Hindistan ile arasındaki Keşmir sorunu var, dalaşma çıktı çıkacak. Hindistan’ın BRICS içinde Rusya ve Çin ile birlikte hareket etmesinden ABD rahatsız. Pakistan üzerinden Hindistan’a ayar verme var. NATO üyesi olan Türkiye üzerinden Pakistan’a dolaylı olarak arkanızdayız mesajı veriliyor. Suudiler zaten İbrahim anlaşmalarını çok yakınlar ve sorun teşkil etmiyorlar. ABD ne derse olur da duruyorlar.
Bu gelişmeler bizleri çok sevdiklerinden değil, şartlardan kaynak alıyor. Evet bu ortaklık önemli, Siyonistlerin planı varsa bizimde planımız aklıselimle düşünmek olmalı, şartlar bir gecede değişebiliyor. O yüzden kesin “biat” ya da kesin “istemezük” den uzaklaşmalıyız. Gerçek ne olabilir düşüncesi ile adım atılmalı, aklı selim hakim olmalı. Dış politikada 2x2= her zaman 4 etmiyor.