Dünya Kupası başlamadan önce kupaya katılan bazı takımlara yapılan ayrımcı tavırlar söz konusu.
FIFA ve UEFA’nın ikiyüzlü tutumu ortaya çıkmış durumda. Özellikle ABD’nin spora siyaset karıştıran ayrımcılık kokan tavırlarını görmek mümkün. Dünya Kupası’na Asya kıtasından katılan İran takımına vize vermeyerek adeta savaşın suçlusu ilan etmesi... Sporculardan adeta hınç alınmasına dönüşen bir tabloyu izliyoruz.
İran’a ABD topraklarında kamp yapma imkanı tanımayan ve vize konusunda uzun süre bekleterek şampiyonaya bir hafta kala şartlı olarak vize veren bir yapıdan bahsediyoruz. İran millî takımı maçlarını ABD topraklarında oynayacak ama Meksika’da kamp yapacak... İnanılır gibi değil ama FIFA bu konuda gıkını çıkarmıyor ve sessiz kalarak adeta onaylıyor. İkircikli tavır takınan FIFA başkanı Infantino’yu anlamak mümkün değil.
Bir diğer hadise, Irak takımının en değerli oyuncusu ve millî takım kaptanı Ayman Hüseyin’e Chicago havalimanında yapılan zulüm kokan tavırlar... Havalimanında yedi saat boyunca alıkonulmasına ve terörist muamelesi görmesine, suçluymuş gibi sorgulanmasına, yıldırma ve bezdirme planlarına, ABD’nin etkisi altındaki FIFA’dan yine çıt yok. Somalili FIFA kokartlı hakem Omar Artan, CAF tarafından 2025 yılında Afrika’nın en iyi hakemi seçilmiş olmasına rağmen ABD’ye giriş yapamadı. Afrika’nın en iyi hakemine, Dünya Kupası finallerinde görev verilmesine rağmen ABD tarafından vize verilmiyor. Kenya’da mahsur kalıyor, yapılan girişimler sonucu vize veriliyor ama ABD’ye iner inmez havalimanından geri çevriliyor. Somalili olması hak etmediği bu tavırlarla karşılanmasına yetiyor.
New York Belediye Başkanı Mamdani, Trump’ın bu tutumundan hayli kaygılı olduğunu söylüyor. Dünya Kupası yönetimi, seyahat kısıtlamaları, vize sorunları, görülmemiş oranda güvenlik tedbirleri tüm dünyada eleştiri konusu olmuş durumda.
Özbekistan ve Senegal millî takımlarının futbolcularının havalimanında detektörlerle aranması, yetmezmiş gibi Narkotik köpekleri tarafından aranmaları, x ray cihazından zorunlu geçirilme uygulamaları kabul edilemez.
Ukrayna-Rusya savaşının başlaması sonrası tüm uluslararası spor faaliyetlerinden men edilen Ruslar, oysa dünyayı ateşe veren soykırımcı İsrail ise tüm spor faaliyetlerine katılabiliyor.
FIFA İsrail’e karşı herhangi bir yaptırım kararı almazken, Rusya için yaptırım kararı alabiliyor. İsrail masada olduğunda, jeopolitik sorunları FIFA’nın çözemeyeceğini bildiren Infantino’nun Rusya için böyle tavır almıyor olması, ikiyüzlü siyasetin yansımaları.
Fransa’da düzenlenen ve tenis dünyasının Dünya Kupası olarak bilinen Roland Garros‘ta bir Rus tenisçinin şampiyon olmasını hazmedemeyen Fransa’dan da aynı tavırlar... 19 yaşında en genç şampiyon olarak adını Roland Garros’ta yazdıran Mirra Andreeva zaferini kutlamak için kendi bayrağını çıkaramadı. Fransızların ve Macron'un bayrak ve millî marş konusunda getirdikleri yasaklar, spora siyasetin karıştırılmasıdır.
Şampiyon olan sporcuların en unutulmaz anları temsil ettikleri ülkelerinin bayrağını göndere çektirmek ve millî marşlarını çaldırmaktır.
Melih Demiral’ın millî maç sonrası yaptığı zafer işaretini hazmedemeyen UEFA, iki maçlık cezayı hemen vermişti. Oysa Hollanda’da, Almanya’da Fransa’da ırkçı tavırlara UEFA’nın yaklaşımı daha farklı olmuştu. FIFA’nın ülkelere ve sporcuların inandıkları değerlere göre farklı tavır uygulamasını kabul etmek mümkün değil. ABD ve Avrupa’da İslâmî bir motifin ön plana çıkartıldığı zafer sevinçleri kabul görmezken, kendi değerlerine atıfta bulunulduğunda ses çıkarmayan FIFA ve UEFA’yı kınıyorum.