"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Elif Şiir Sayfası

28 Temmuz 2019, Pazar

O yaz günleri    

 

Gençlik günlerimin bahadır eri,

Neredesin bu günlerde nerede?

Kalbimin mahbubu gözümün feri,

Neredesin bu günlerde nerede?

Ne güzel günlerdi o yaz günleri,

Candan kardeşlerin sevgi ünleri,

Kara gecelerin ak düğünleri,

Neredesin bugünlerde nerede?

Samimiyet vardı gönülden dile,

Seyahat ederdik başka illere

Nafile değildi o kutsal çile,

Neredesin bugünlerde nerede?

İman toprağına dikildi direk,

Boşa çekilmedi bilirim kürek,

Ey Barla Yaylası, Çam Dağı, Erek,

Neredesin bugünlerde nerede?

CEYHUNÎ dertlenir şu yaz akşamı,

Geçmişte gezerken dağılır gamı,

Kıyamet asrının dâvâ adamı,

Neredesin bugünlerde nerede?

CEYHUNÎ

(Gençlik yıllarıma, iman dersleriyle güzellikler katan Kemal Arıtürk Ağabeye)

***

İnsan küçük bir kâinat

İnsan misalidir şu kâinatın,

Halifesi kılmış şu saltanatın,

Muhatap eylemiş zatına ol Hâkim 

En şereflisi yapmış onu mahlûkatın,

Akıl irade ile eylemiş farklı,

İnsanda ne sırlar, ne hisler saklı,

Kudret kalemiyle işlemiş Sâni,

En büyük hazinesidir insanın aklı.

Tedenniye terakkiye hem meyyal, 

Mahiyetine derc etmiş geniş bir hayal,

Yol göstermek için göndermiş Rehber

Yardımına vermiş evlâd-ü iyal.

 Hem âciz, hem de gafildir beşer,

Gafleti yüzünden haddini aşar,

Tövbe istiğfarla Rabbine koşar,  

Bilir, duâsına cevap veren var.

Ömrü çok kısadır, emeller uzun,

Hayat yollarında kalıyor mahzun,

Ümidini kesmek olmaz Allah’tan,

İnsana hem korku, hem ümit lâzım.

Hasan Yeşilkaya

***

Her gün

Her gün yeni bir âlem her gün yeni bir dünya,

Her gün yeni bir telâş her gün yeni bir hülya,

Yaşayıp da gideriz insanız ya biz güya,

Aklı olan kendine neler neler soruyor.

Düşünüp taşınırım doğru ne, yanlış nedir,

Düşünceler arttıkça sicimler olur kendir,

Kimine garip dünya kimine indir bindir,

Herkes kendine uygun hayli sebep buluyor.

Ne söylense ne dense azalmıyor gam tasa,

Güçlü delip geçiyor olmaz olsun bu yasa,

Masumun karşısında toplanıyor kim varsa,

Demirden duvar olup herkes ayrı duruyor.

Desem ki böyle olmaz yapmayın bu iş yanlış,

Doğru yanlış demeden kopuyor hemen alkış,

Hep de lisanı halle deniyor ki sen alış,

Allah’a binler şükür o aklımı koruyor.

Kimse umur taşımaz sanki herkes boş vermiş,

Herkes sanki hep galip düşmanı yere sermiş,

Tanıdığım çok kişi gördüm hayli değişmiş,

Her devirde insanlar demek farklı oluyor.

Yaşananı bilirim demem bu nasıl işti,

Bir halkı zuhur etti ne çok şeyler değişti,

Nadir yazma gel desem kalmasın sana derdi,

Bir kasırga bir tufan her kıyıyı vuruyor.

Nadir NAZİK 

***

Kargı Yaylası’na dâvet

Ağustos ayının ilk Pazar günü,

Kargı Yaylası’nda Nurun düğünü,

Hakaik-i Nurla doldur özünü,

Nurla yıkanmaya dâvet var dostlar.

Kıvrım kıvrım çıkar yollar yaylaya.

Duâlar çıkıyor Arş-ı Âlâ’ya.

Gönüller âmade nurlu mânaya.

Toplandık burada, halleşin dostlar.

Sarp dağlar olamaz bizlere engel,

Hizmette sebat et gelse de ecel,

Rıza-i İlâhî en güzel amel,                                

Hizmette sınır yok diyoruz dostlar.

Bir dirhem zahmetle erin rahmete.

Cemaatte vardır rahmet elbette.

Bunları görürsün baksan hikmetle.

Zahmette rahmet var diyoruz dostlar.

Âlem kitabını okumak için,

Kargı Yaylası’nı mutlada seçin,                                                                                                        

Nurun çeşmesinden kanarak için,

Tefekkür etmeye geliniz dostlar.

Yerin yeşiliyle göğün mavisi,

Neye bakarsan bak, tevhid sikkesi,

Kargı’nın Yaylası fikir bahçesi,

Tefekkür etmeye bekleriz dostlar.

Bizlere düsturdur müfrit irtibat,

Nahnü de eneyi erit, ol abat,

Şahs-ı maneviye edin itaat,

Böyle kazanılır uhuvvet dostlar,

Ali Vapurlu ve Mehmet Ali Bey.

Risale-i Nur’dan okurlar epey.

Nurlar’la çözülür hemen her bir şey.

Bunları duymaya geliniz dostlar.

Şaban Döğen ile Halil Uslu’yu,

Rahmetle anarız iki uluyu,

Bunlara bak, anla; boşu doluyu,

Şu anda ruhları, burdadır dostlar.

Nice saff-ı evvel hizmet erleri,

Kolay kolay dolmaz elbet yerleri,

Unutmamak için o değerleri,

Tahattur etmeye geliniz dostlar.

Üstadı göreni görmek için gel,

Abdurrahman Çiçek ve Mehmet Özel,

Üstadı anlatır bunlar çok güzel.,

Bunları görmeye geliniz dostlar.

Rabbim bahşediyor bizlere sürur.

Yaylaya gelmekse çok büyük onur.

Bunun sırrı ise Risale-i Nur,

Hoş safa geldiniz ey Tüllab-ı Nur.

MEHMET KOVANCI

***

Editör: Abdil Yıldırım

abdilyildirim26@hotmail.com - siir@yeniasya.com.tr

 

 

 

Okunma Sayısı: 471
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı