"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hayatın yağmuru

Havva Küçük KONUR
13 Şubat 2022, Pazar
Gri bulutlar içlerindeki bütün yağmuru boşaltmış da yorgunluktan uyuyakalmış gibiydi.

Öylesine yapışmış gibi duruyorlardı gökyüzünde. Yerdeki su birikintileri, ıslak kaldırımlar ve yer yer çamurlaşan yol kenarları, yağmurdan sonra her şeyin su yorgunu olduğunu gösteriyordu. Köşedeki büyük çınar ağacının sararan yaprakları dökülmüş, kimisi su birikintilerine, kimisi de kaldırımlara düşmüştü. Dışarıda tek tük insanlar vardı. Onlar da âcil işleri olduğu için dışarıdalardı muhtemelen. Her yerde koyu bir sonbaharın devri sürüyordu. Yağmurdan sonraki zamanlardı yaşananlar. 

Yere kadar inen penceresinden bu manzarayı izliyordu. Perdesi açıktı. Evi birinci katta olduğundan insanların yüzlerindeki duygularını bile seçebiliyordu. Başka zaman olsa bütün gördüğü insan yüzlerine birer hikâye yazardı kafasında. Kimisini köye yerleştirir, kimisine ormanda kamp kurdurur, kimisine kederin, kimisine mutluluğun yollarını çizerdi, ama yorgundu. Yaşlılık da vardı artık. Orta yaşın en orta zamanlarını sürüyordu. Saçları iyice beyazlamış, yaşını yansıtıyordu. Bakışları bile yorulmuş, dinginlik ve sakinlik vardı gözlerinde. 

Gençliğinde hareketliydi oysa. Durduğu yerde durmayı sevmez, bir an bile oturmazdı. Kıpır kıpır bir yüreği, tükenmeyen bir enerjisi, her şeyden önemlisi kocaman umutları vardı. Gerçekleştireceği hayalleri, olmasını uzak görmediği idealleri vardı. Hiçbiri de ütopya değildi. Nesi vardı ki olmayacak.. Elinden geleni yaptıktan, gayret ve fedakârlıkla hayallerini kovaladıktan sonra, olmayacak bir şey yoktu ki.. Öyle derdi, öyle düşünürdü hep. O zaman kurduğu hayallerinin çok azını gerçekleştireceğini bilse, kurar mıydı acaba? Olmayacak hayaller peşine düşmeyi yakıştıramaz ya insan kendine.. Ama o vazgeçmezdi, yok.. Her şeye rağmen yürümeye devam ederdi kendi yolunda. Aynı hayalleri kurmaya da...

Açılan kapının sesi, içine gömülmüş halinden çekip aldı onu. Eşi, bir ziyaretçisinin olduğunu söylüyordu. Kim acaba diye meraklanırken, karşısında eski bir öğrencisini görünce duygulandı. Mahzun kalbi, biraz daha mahzunlaşmış, göz pınarlarına yürümüştü bile. Güçlükle tuttu onları yerinde, doğruldu. Aslında içinde ne çok şey biriktirdiğini anladı o an. Biriktirmek ve onun doymuşluğunu içinde taşımak, belki de en ağır yük, en taşınmaz ağırlıktı oysa. Kısa bir hal hatır ve gelen çaylarla buzu erimeye başlayan kelimeler tane tane aktıkça, içindeki bendin yıkıldığını hissetti. Okuldayken dert gemisini beraber yüzdürdükleri, yağmur olup beraber yağdıkları bir öğrenciydi çünkü. Yıllar geçmiş, nesiller büyümüş ve satır arasında söylenemeyen çiçekler ortaya çıkmıştı şimdi. Saatler geçtikçe buzu çözülen harfler canlanmış, anlamlı cümleler kurmak için kavga ediyorlardı adeta. Bir kitap açmış, tatlı mübahaselerde bulunuyorlardı. Fikir sancısı her şeyden önce gelirdi. Hem de her şeyden...

Bunca zamanın anısı, yaşanmışlıkları ve birikenler, bir kaç saate sığmazdı elbette. Vakit akşama doğru kayıp ikindi güneşinin hüzmeleri cama vurunca müsaade isteyen öğrencisini, mutmain bir gönül huzuru içinde uğurladı. Artık tatlı bir anı olarak bazı yaşanmışlıklarını hatırladığı okulunun, üstte görünen anıları dolduruvermişti sanki odayı. Güneş değildi camdan yansıyan. Yorgun bir yüreğin anılarına göz kırpmasıydı. İleride gelecek zamanlara ışık tutacak bir göz kırpmaydı hem de...

Okunma Sayısı: 2220
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı