Müslümanın çocuğu dinsiz oldu,
Mahkeme-i kübra’da sorulursa ne diyeyim?
Cadde-i kübra Kur’ân’dı, nurlu yoldu,
Ehl-i iman yaban düştü, sorulursa ne diyeyim?
Risale-i Nurlar tozlandı raflarda,
Yeni kitaplar arıyorum sahaflarda,
Süslü kılıflar içinde mushaflarda,
Niçin okumadığım sorulursa ne diyeyim?
Asrın tefsiri kaleme alınırken zindanda,
Bin bir işkenceye muhataptı Uygur Sincan’da,
Ben kahvemi içerken yaldızlı fincanda,
Beyt-i Makdis’in altı oyuldu, sorulursa ne diyeyim?
Gönül coğrafyamda kan, gözyaşı,
Yüz yıl önce kaybettik biz bu savaşı,
Her gün musallada bir gencin naaşı,
Bu ne haldir diye sorulursa ne diyeyim?
Komşum aç iken ben tok yatıyorum,
Evimle, arabamla caka satıyorum,
Kafeden, restorandan görüntü atıyorum,
Sokaklardan haber sorulursa ne diyeyim?
Nifak tavan yapmış, cehalet diz boyu,
Yumuşak yataklarda sever olduk bu derin uykuyu,
Düşman hazırlarken bize bin bir kuyu,
Bilimden, sanattan sorulursa ne diyeyim?
İstikbal inkılâbında en gür seda,
Öyle bir yol ki milyonlarca can feda,
Nusretini vaat etmiş Cenab-ı Hüda,
Sen duymadın mı diye sorulursa ne diyeyim?