"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gerçekleri görmeden enflasyon düşer mi?

Faruk ÇAKIR
27 Şubat 2026, Cuma
Ülkemizin kalıcı dertlerinin başında enflasyon ve hayat pahalılığı geliyor.

İdareciler, “Enflasyon tek haneye inecek” dedikçe enflasyon yükselmeye devam ediyor. Bu tabloyu değişik şekillerde yorumlamak mümkün olsa da, işin özünde “Türkiye ve dünya gerçeklerini görmemek” yattığı belli değil mi?

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın “Dünya bu kadar hızlı değişirken, 1990’ların bakış açısıyla 2020’lerin sorunlarını çözemeyiz… Düşünce kalıplarımızı değiştirmemiz şart. Geçmişin paradigmalarıyla hareket edersek dünya bizden uzaklaşır” demesini belki de böyle yorumlamak mümkündür. 

İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan düzenin temel değerlerinin yeniden yazıldığı bir sürece girildiğini söyleyen İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, bir tarafta savunma, güvenlik ve korunma reflekslerinin arttığı, diğer tarafta ise yapay zekâ ve teknoloji kaynaklı, öngörülerinin bile insanları ürküttüğü bir değişim yaşandığını hatırlatmış. 

Türkiye’nin gündeminden bir türlü düşmeyen enflasyona çözümün yanlış yerlerde arandığını anlatan Bahçıvan, Aralık 2025 itibarıyla Türkiye’nin gıda enflasyonunun yüzde 28,3 olduğunu, OECD sıralamasında Türkiye’nin ardından gelen ikinci sıradaki Estonya’nın ise gıda enflasyonunun yüzde 5,6 seviyesinde olduğunu belirtmiş.

Türkiye’de enflasyonun sosyolojik ve psikolojik olarak da tarım üzerinden beslendiğine dikkat çeken Bahçıvan, şu değerlendirmelerde bulunmuş: “Türkiye’nin ekonomik omurgasındaki temel problem tarım ve gıdadan gelen problemdir. Matematik ortada: Temel mal enflasyonu yüzde 17–17,5 bandına gelmiş. Eğer gıda enflasyonunu OECD’de ikinci sıradaki ülkenin yüzde 5,5 seviyesine indirebilsek, Türkiye’nin genel enflasyonu 15–18 bandına geriler. Bu da Merkez Bankası’nın yaklaşık 15 puan faiz indirebilmesi anlamına gelir. Yani faiz indiriminin yolu para politikasından önce tarım politikasından geçiyor.”

Çare konusunda da görüşlerini açıklayan Bahçıvan, Türkiye’de kullanılabilir suyun yaklaşık yüzde 70’inin tarımda kullanıldığını hatırlatarak şöyle demiş: “Suyu doğru yönetebilirsek tarımın temel problemlerinin önemli bir kısmını çözmeye başlarız. Tarımsal verimlilik, ürün planlaması, maliyet yapısı doğrudan suyla bağlantılıdır. Su stratejisini doğru kurmadan tarımda kalıcı bir başarı sağlanamaz. Benim önerim, suyu müstakil yönetecek bir yapısal reforma gidilmesidir. Bu bir Su Bakanlığı olabilir.” (ekonomim.com, 24 Şubat 2026)

Gerçekler ortada. Türkiye ve dünya gerçeklerini görmeden, ona göre adımlar atmadan enflasyonun tarihe karışması zor olacak. Ne yazık ki yanlış adımların faturasını da millet olarak hep beraber ödüyoruz.

Okunma Sayısı: 155
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı