"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İki deli, bir kuyu

Faruk ÇAKIR
03 Mart 2026, Salı
Gazze’de kısmen de olsa ateşkes sağlanınca, Ortadoğu’ya barış gelme ihtimal olur diye düşünürken; Amerika ve İsrail birlikte komşumuz İran’a saldırdı ve sadece Ortadoğu değil, bir anlamda dünya da ateşe ya da kuyuya atılmış oldu.

Hatırlanacağı üzere “Bir deli kör kuyuya bir taş atar, kırk akıllı onu çıkaramaz” diye bir ata-sözümüz var. Acaip olan, bu defa bir değil iki deli başrolde. ABD ve İsrail liderleri el ele verip kör kuyuya öyle büyük bir taş attılar ki değil 40 akıllı, belki de BM üyesi ülkelerin tamamı el ele verse o taşı çıkarmakta zorlanacaklar. 

Elbette saldırı bir günün işi değil. İsrail TV’lerinin itirafına göre ABD-İsrail ikilisi bir yandan “barış görüşmeleri” yaparken öte yandan da saldırıyı yapabilmek için zaman kazanmışlar. İran’a saldırı gerçekleşince, önceden barış görüşmelerine aracılık eden bazı diplomatlar şaşkınlıklarını ilân ettiler. Bir haberde şöyle denilmiş: “İsrail devlet televizyonu KAN, İran ile yürütülen son müzakerelerin, planlanan askerî operasyona hazırlık amacıyla bir ‘aldatma ve zaman kazanma’ taktiği olduğunu öne sürdü.” (AA, 1 Mart 2026) 

Van ve Gaziantep eski milletvekili Prof. Dr. Hüseyin Çelik de ABD-İsrail saldırısı sonrası şu değerlendirmeyi yapmış: “Mübarek Ramazan ayında sivillerin üzerine bomba yağdırmak, yalnızca hukuka değil insanlığın ortak vicdanına da meydan okumaktır. (...) Uluslararası toplumu suskunluktan çıkmaya, hukuku güçlünün iradesine teslim etmemeye ve bu pervasızlığa karşı açık tavır almaya çağırıyorum. Barış, silâhların gölgesinde değil; adaletin zemininde inşa edilir. Güvenlik, korku üretmekle değil; hakkaniyetle sağlanır. Zulme, kimden gelirse gelsin karşı durmak insan olmanın asgarî şartıdır. Tarih, susanları da konuşanlar kadar yazacaktır. Ve adalet er ya da geç yerini bulacaktır.” (@hc_huseyincelik, 1 Mart 2026)

Bu saldırı, saldırıyı başlatanların beyanlarına göre kısa da sürse muhtemelen daha uzun süre hem Türkiye’nin, hem de dünyanın gündemini meşgul edecektir. Amerika, eskiden de keyfî adımlar atardı, ama şimdiki idareciler çok daha insafsız. İş öyle bir noktaya geldi ki artık “bahane” arama ihtiyacı dahi hissetmiyorlar. Attıkları her adımı, “Ya benimsin, ya kara toprağın” anlamına gelecek şekilde planlıyorlar. Aynı şekilde, ABD’nin önceki liderleri de İsrail yanlısı olurdu; ama şimdiki idareciler “Kraldan fazla kralcı” gibi davranıyorlar.

Bu kadar haksızlık, bu kadar hukuksuzluk, bu kadar keyfilik son yıllarda hiç görülmemişti. ABD’li idareciler bu yanlış adımları atarken dünya liderlerinin arzu edilen nispette itiraz ettiklerine de şahit olunmuyor. ABD’nin yaptığı kötülüklere en ciddi itirazların başka ülkelerin liderlerinden değil; yine kendi içindeki “demokrat anlayışa sahip” insanlardan gelmiş olması da ayrıca dikkat çekici.

Evet, “iki deli” bir kör kuyuya çok büyük bir taş attı. Bakalım bu taş oradan nasıl çıkarılacak? Temennimiz ve duamız, bu “deli”lerden ülkemizin, bölgemizin ve İslâm âleminin korunması için olsun.

Okunma Sayısı: 202
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı