"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Medyanın hal ve gidişi

Faruk ÇAKIR
12 Ocak 2019, Cumartesi
Medya dünyasının en başta ekonomik olmak üzere çeşitli şekillerde tezahür eden sansür uygulamaları ile karşı karşıya olduğu herkesin bildiği bir sır.

Sosyal medyanın gelişmesi de en başta gazeteleri olumsuz etkiliyor. Ancak şunu kabul etmek gerekir ki, medyadaki asıl dert ekonomik değil siyasîdir. Ekonomik krizler bir şekilde aşılır, ama başka isimlerle uygulamaya konulan ‘sansür’ün, ‘korku’nun aşılması belki de yıllar alır.

Türkiye’yi idare edenlere göre medya şimdiye kadar olmadığı kadar güçlü, kuvvetli, hür, serbest... Başta uluslar arası kuruluşlar olmak üzere ülkemizdeki meslek kuruluşları da tam aksini düşünüyor. Peki gerçek nedir? Şunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz ki, ismi ne olursa olsun medya geçen yıllara nisbetle rahat değil, serbest değil, endişesiz değil. 

Şu da var ki, ‘bir kısım medya’ geçmiş yıllara nisbetle çok rahat, çok huzurlu, çok güçlü. Sebebi de bazı idarecilerin desteğini almış olmaları. Gerçi vatandaşın bu noktada bir sıkıntısı yok. Medya, bir yönüyle geçmiş yıllarda yaptıkları hataların bedelini ödüyor. Elbette bugün yapılan yanlışların bedeli de başka zamanlarda ödenir. Ne doğrarsan çanağına, o gelir kaşığına misali... 

10 Ocak, 1961 yılında “Çalışan gazeteciler bayramı” adıyla kutlanan gün, 1971 yılından sonra “Çalışan Gazeteciler Günü” olmuş durumda. Bu vesileyle epey tebrik mesajı aldık. Sağ olsunlar, bu günü hatırlayanlar oldu, ama bu günde medyanın dertlerinin tartışılabildiğini söylemek kolay değil. 

Medyanın büyük sıkıntılarından biri de meslek dayanışmasının ortadan kalkmasıdır. Gelinen noktada gazetecilerin en büyük muarızları, aynı mesleği yapan ‘başka gazeteciler’ olmuş durumda. Dolayısıyla birlikte hareket edip hak, hukuk ve adalet taleplerini dile getirmek unutulmuş halde.

Gün vesilesiyle bir açıklama yapan Anadolu Yayıncılar Derneği Başkanı Sinan Burhan, şöyle demiş: “Kâğıt fiyatlarının artması nedeni ile gazetelerin kapandığı, (...) radyoların, televizyonların sesinin kısıldığı, Türksat ücretlerinin yüksek olması sebebiyle yerel kanalların kilit vurulduğu bir dönem yaşıyoruz. Ekonomik koşullarla beraber sektörde işsizlik artıyor.”

Parlamento Muhabirleri Derneği’nin tesbitler ise şöyle özetlenmiş: “Şu çok iyi bilinmelidir ki, gazetecilerin özgürce işini yapamadığı toplumlarda, demokrasiden söz edilemez. Gazetecilerin susturulduğu toplumlarda sokaktaki insan ‘kör, sağır ve dilsiz’ demektir. Sansür ve oto sansür tehlikesi kaygı verici boyutlara ulaşırken; bazı yasalar 2019 Türkiye’sinde halen ifade ve basın özgürlüğünü kısıtlayabiliyor.”

Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Sekreteri Mustafa Kuleli’ye göre ise tablo şöyle: “Bütün sektörler içinde  en yüksek işsizlik medya sektöründe. Böyle bir sektörde insanlar yoksulluk sınırında maaşlar alıyorken onlardan ‘basın özgürlüğü kahramanı’ olmalarını beklemenin ters olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla medyada dayanışma ikliminden çok bir korku iklimi yaygın.”

Medyada korku ikliminin hâkim olması hem önemli bir tesbit, hem de önemli bir derttir. Kimse ‘Nerde korku?’ demesin. Bazı meşhur yazarların yazılarına son vermek durumunda kalmış olması, bazılarının da aynı akıbete düşmemesi için fren yapması inkâr edilebilir mi?

Medya denetleme görevini yapmalı ve idareciler de buna saygı duymalı. Gazete ve TV’lere pembe tablo haberleri yayınlatmak gerçekleri değiştirmez, vesselâm.

Okunma Sayısı: 1641
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı