"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tabelalarla uğraşmayı bırakın!

Faruk ÇAKIR
24 Nisan 2024, Çarşamba
Son yıllarda hemen her ülkede ‘yabancı düşmanlığı’ tırmanışa geçmiş durumda. Pek çok ülkede ‘ırkçı’ partiler eskiye nispetle daha fazla oy alıyor ve bazı ülkelerde de iktidar ya da ortağı oluyor. Bu durum önümüzdeki yıllar için de ‘dünya barışı’na engel bir hal olarak görülebilir.

Irkçılığın ‘yükselen değer’ olmasından ülkemiz de etkilendi. Yeni kurulan ve sadece “Yabancılar ülkelerine dönsün” benzeri propaganda yapan bu partiler tahminlerde daha fazla oy alabilmiş durumda. Ülkemiz için konuşulacak olursa, geçen yıllara nispetle daha fazla yabancı düşmanlığı yapıldığı görülüyor. 

Elbette ‘yabancı düşmanlığı’nın nüksetmesinde Türkiye’yi idare edenlerin de yanlış politikalarının etkisi vardır. Çok az ‘yabancı’nın bulunduğu ve bu konuda tecrübesi olmayan bir ülkeye bir anda milyonlarca ‘yabancı’nın gelmesi ‘yabancı düşmanlığı’ yapmak isteyenlere fırsat vermiş oldu. 

Suriye’deki savaş sebebiyle ülkemize gelenlerin ‘yabancı olmadığı’ söylenebilir. Öyle bile olsa savaş şartları sebebiyle ülkemize göç edenler için yeteri kadar hazırlık yapılabilmiş miydi? “Her türlü tedbir alındı, sonra Suriyeliler geldi” denilebilir mi? Maalesef bu sorulara olumlu cevap vermek mümkün değil. Keşke çok daha hazırlık, çok da profesyonelce bu iş yürütülebilseydi. Neticede ‘etki-tepki’ hadisesi yaşandı ve hiç olmaması arzu edilen ‘yabancı düşmanlığı’ kök salmış oldu.

Bu düşmanlığın en büyük tezahürü, bazı belediye başkanlarının “Arapça dükkân tabelaları”na karşı başlattığı kavgadır. Kim yaparsa yapsın bu davranış yanlıştır ve savunulamaz. Başka pek çok dilde dükkân tabelaları varken, sadece Arapça tabelalara ‘yasak’ getirmek kesinlikle yanlıştır ve bu yönde adım atanlar aklı başında siyasetçiler tarafından uyarılmalıdır. Kurallara uymayan, ‘kaçak çalışan’ dükkanlar olabilir. Bunlara karşı tedbirler alınması başka bir şey, sırf dükkânların ismi yazılırken Arapça yazılmış diye onlara ceza yazmak, tabelaları söküp atmak insafla, iz’anla, hakkaniyetle izah edilebilir mi? 

Bu mesele daha fazla dallanıp budaklanmadan kalıcı bir çözüme kavuşturulması icap eder. Hem yeni seçilen belediye başkanlarının yapması gereken onlarca iş varken, hepsini bir yana bırakıp şehirlerde ‘Arapça tabela’ aramaya çıkması, yanlarına medyayı da alıp ‘canlı yayın’larla tabela indirmeyi marifetmiş gibi sunmaları çok büyük yanlıştır. Bu kişilerin mensup olduğu siyasi parti idarecileri acaba bu yanlış adımları görmüyor mu? İlk bakışta belki bu yapılanlar o belediye başkanlarına geçici bir tanınma sağlayabilir ama uzun dönemde bu yaptıklarının çok yanlış olduğu kamuoyunca anlaşılacak ve o kişiler kamu vicdanında mahkum olmuş olacaklar.

Meseleyi hiç uzatmaya ihtiyaç yok. Başka kabahatleri varsa onlar hukuk çerçevesinde değerlendirilsin. Fakat Arapça tabelalarla kavga etmek hiç bir belediye başkanına fayda vermez. Şehirlerin çok daha önemli dertleri var, lütfen onlarla ilgilenin ve tabelaları rahat bırakın!

Okunma Sayısı: 1731
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • A.Yılmaz

    24.4.2024 08:03:43

    Etraf İngilizce tabela ile dolu. Neden arapça ile uğraşılır gerçekten çok anlamsız! Arapça bizim için ana dilimiz sayılır. Daha 100 sene öncesine kadar arapça alfabeyi kullanıyorduk.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı