"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hürriyet Kahramanları

Asım Bera ATASEVEN
18 Mart 2026, Çarşamba
"1907'den tarihe bakarsak Enver Paşa eşkiyadır, 1908'de Hürriyet Kahramanı, 1914'de Başkomutan Vekili 1918'de sürgünde bir komutan, 1922'de mazlum bir şehit.”

Kurtlar Vadisi dizisinin son bölümünden hafızalara kazınan "Tarihe nereden bakacağız?" repliğini hatırlayanlar olacaktır. Bizde konumuz vesilesiyle buraya aldık. Yalnız bir farkla ki Enver Paşa vatan haini değildir, mazlum bir şehit olarak son nefesini vermiştir. Biz ise bu yazıda kimlerin Hürriyet Kahramanı olduğunu inceleyeceğiz.

Bediüzzaman "Hürriyet ve meşrutiyet; askerimizin süngüsüyle, cem'iyet-i milliyenin kalemiyle sahife-i vücuda geldi."1 ifadesindeki cem'iyet-i milliyenin kalemiyle Namık Kemal, Mehmet Akif ve kendisi gibi birçok mütefekkire işaret ederken; süngüsü ifadesiyle Enver Paşa, Resneli Niyazi Bey ve subay arkadaşlarına işaret etmektedir. 

İsmail Enver 1882 yılında İstanbul'da dünyaya gelmiştir. 1902 yılında Mekteb-i Erkan-ı Harbiyeden Kurmay Yüzbaşı olarak mezun olmuştur. Sultan II. Abdülhamid dönemindeki uygulamalar çocukluğu ve gençliği bu zamanda geçen İsmail Enver'in üzerinde derin izler bırakmıştır.

1908 yılının haziran ayında Reval şehrinde İngiltere ve Rusya arasında bir görüşme yapılmıştır. Bu görüşmede Osmanlı'nın parçalanması hususunda iki devlet fikir birliğine varmıştır. Bunun duyulması üzerine Osmanlı'da tepkiler gecikmemiştir.

Binbaşı Enver ile Yüzbaşı Niyazi Bey'de tepki gösterenlerin arasındadır. Subay arkadaşları ile birlikte Makedonya'da Hürriyetin ilân edilmesi talebiyle dağlara çıkmışlardır. 1876 Kanun-i Esasisi'yle millete verilen Hürriyet hakkının 33 yıl boyunca askıda bırakılmasına karşı çıkan Binbaşı Enver, Yüzbaşı Niyazi Bey ve subay arkadaşları Hürriyetin yeniden ilanını talep etmişlerdir. 

Sultan Abdülhamit Kanun-i Esasî'yi toptan kaldırmamıştır. Kendisine verilen yetkiye göre Padişah meclisi kurmaya ve tatil etmeye yetkilidir. Bu yetkisine dayanarak meclisi tatil etmiştir. Anayasanın diğer hükümleri ise yürürlüktedir. Ancak Meşrutiyetin kalbi olan Meclis-i Mebusanı 33 yıl boyunca yeniden kurmamış olmasıyla Anayasanın fiilen askıya alınmasına sebep olmuştur. Dolayısıyla Meşrutiyetin ilanı, Padişahın Kanun-i Esasi'deki yetkisine dayanarak meclisi yeniden kurmasına bağlıdır. Zaten o Şefkatli Sultan hüsn-ü niyeti gösterir bir şefkatle Meşrutiyeti kansız kabul etmiştir.2

Bu yüzden Enver Paşa, Resneli Niyazi Bey ve subay arkadaşlarının başlatmış olduğu hareketi bir devrim, bir darbe veya bir isyan hareketi olarak nitelendirmek yanlış olacaktır. Bununla birlikte Namık Kemal, Mehmet Akif, Bediüzzaman Said Nursî gibi birçok mütefekkir, edip ve alimlerin Meşrutiyeti talep etmelerini ve Sultan Abdülhamid'in baskıcı uygulamalarının karşısında durmalarını, Siyasal İslâm "Sultan Abdülhamid'i zayıflattılar ve Devletin yıkılmasına sebep oldular." diye eleştirilmektedir ki bu haksız bir eleştiridir. Zira bu isimler, Anayasa ile millete verilen ve daha sonra Padişahın askıya aldığı hakkın geri verilmesini talep etmişlerdir. Bu talep, "Hakkımız olanı bize geri ver." demektir. Darbe veya devrim değildir. Padişahı zayıflatmak veya devleti yıkmak demek hiç değildir. Bilakis talep ettikleri meşrutiyet-i meşru’a Padişahın ve Devlet’in içinde bulunduğu sıkıntıların çözümüdür. Bediüzzaman bunu “Asya’nın bahtını, İslâmiyet’in taliini açacak, yalnız meşrutiyettir ve hürriyettir.” sözleriyle özetlemektedir.

Bu yüzden sadece Enver Paşa değil, başta Bediüzzaman olmak üzere Meşrutiyeti süngü ve kalemle sahife-i vücuda getirenler birer Hürriyet Kahramanlarıdırlar.

Kaynak:

1- Eski Said Dönemi Eserleri, Yeni Asya Yayınları, s. 184.

2- Age., s. 51

Okunma Sayısı: 160
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı