Bayramlar, Allah Teâlâ’nın rahmet ve mağfiretinin sağanak sağanak yağdığı mübarek günlerdir. Bu vesîle ile sevinç ve neşeyle şükredilmesi, mutlu ve bereketli geçirilmesi gereken demlerdir. Peygamber Efendimiz (asm) bayram günlerinde sevinç ve coşkunun ifadesi olan meşrû eğlencelere müsaade etmiştir. Hazret-i Âişe (ra) bayram günüyle ilgili bir hatırasını şöyle anlatır:
“Bir bayram günü Allah Rasulü (asm) eve geldiğinde yanımda iki câriye vardı. Def çalıp, Medînelilerin yaptıkları Buas Savaşı’nı anlatan şiirler söylüyorlardı. Peygamber Efendimiz, câriyeleri gördüğü halde hiçbir şey söylemeden bir örtüye bürünüp yattı ve sırtını bize döndü. Biraz sonra babam Hazret-i Ebubekir (ra) geldi ve: 'Allah Rasûlü’nün yanında şeytan çalgısı ha!' diye kızdı. Bunun üzerine Allah Rasûlü yüzünü açarak döndü ve: 'Onları kendi hallerine bırak, ey Ebûbekir! Her milletin bir bayramı vardır, bugün de bizim bayramımız!' buyurdu."