"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

12 EYLÜL’DE OYUNA GELDİK

11 Eylül 2011, Pazar
Türkiye'de, toplumsal ve siyasî hayata müdahale eden 12 Eylül 1980 darbesinin etkileri hâlâ sürüyor. Darbe sonrasında on binlerce insan tutuklandı, birçoğu işkence altında öldü. Darbe mağduru sendikacı Mehmet Atay ise darbenin Türkiye’ye çok pahalıya mal olduğunu söyledi. Gözaltında yaşadıklarını anlatan Atay’ın, “İşkence izlemek, işkence görmekten daha kötü” sözleri, karanlık dönemde yaşananlara ışık tutuyor..
SAĞ-SOL ÇATIŞTI, İHTİLÂL OLGUNLAŞTI
 
Ortamın gerilmesinde payı olanlardan DİSK'e bağlı olan Sosyal İş Sendikası’nın yönetim kurulu üyesi olan Mehmet Atay, o günleri anlattı. Atay, “Kahvehaneler basılıyordu. Bunlar hep darbeye doğru hızla sürüklendiğimizi gösteriyordu. Sağ ve sol çatışması diye bir durum ortaya çıkarıldı. Özellikle gençlik kesimindeki insanların çoğunun bir oyuna getirildikleri sonradan anlaşıldı. 12 Eylül de böyle geldi” dedi.
 
 12 EYLÜL’DE OYUNA GELDİK
12 Eylül darbesi döneminde Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı olan Sosyal İş Sendikası’nın yönetim kurulu üyesi olan Mehmet Atay, sağ ve sol çatışması diye bir durum ortaya çıkarıldığını belirterek, Bugün, o iklimi o oyunu yaşayan özellikle gençlik kesimindeki insanların birçoğunun nasıl bir oyuna getirildikleri ya da getirilmeye çalışıldıkları gerçeği ortaya çıktı” dedi.
Türkiye’de, toplumsal ve siyasî hayata müdahale eden 12 Eylül 1980 darbesinin etkileri hala sürüyor. Darbe sonrasında on binlerce insan tutuklandı, birçoğu işkence altında öldü. 12 Eylül’de DİSK’e bağlı olan Sosyal İş Sendikası’nda yönetici olan Mehmet Atay, o günleri anlattı. Darbeden önce kitlelerin pasifize edilmeye başlandığını söyleyen Atay, şunları kaydetti: “Kahvehaneler basılıyordu. Bunlar hep darbeye doğru hızla sürüklendiğimizi gösteriyordu. Sağ ve sol çatışması diye bir durum ortaya çıkarıldı. Bu gün, o iklimi o oyunu yaşayan özellikle gençlik kesimindeki insanların birçoğunun nasıl bir oyuna getirildikleri ya da getirilmeye çalışıldıkları gerçeği ortaya çıktı. 12 Eylül’de böyle geldi.” Dönemim Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ve Hava Kuvvetleri Komutanı olan Tahsin Şahinkaya’nın ifadelerinin alınmasının simgesel bir önemi olduğunu söyleyen Atay, “Aslında onlar bu harekette bir virgül bile değiller. Kenan Evren, en tesadüfî Genelkurmay başkanlarından biridir. Kendisi Ege Ordu Komutanı idi. Emekli olmak için gittiğini söylerken rastlantılar onu başka yere getirdi. İkisinin sorgulanıyor olmasının simgesel bir önemi vardı.” ifadelerini kullandı. Darbe mağduru Atay, “13 Eylül’de her şey nasıl durdu?” sorusunu şu cevabı verdi: “Çok düşünmek lazım. O zaman bu işin içinde başka bir şey var diyorsun. Bence asıl arkadaki güç önemlidir. Bunu kim ve nasıl yaptırdı? Simgesel bakımdan sorgulamalar ya da yargılamalar fena bir şey değildir ama çok da önemli bir olgu olarak görmüyorum. Çünkü darbe bu ülkeye çok pahalıya mal oldu.” 
 
ÜLKÜCÜLER KULLANILDI
Balıkesir Ülkü Ocakları eski Başkanı Ahmet Ulu, terör örgütü PKK’ya katılan gençlerin, Kürt halkının haklarını savundukları iddiasıyla kandırıldığını söyledi. Ulu,”12 Eylül’den önce bizi denek olarak kullandılar, şimdi de sizi kullanıyorlar. Bu oyuna gelmeyin. Bölücü hareket içinde yer alan PKK’lılara sesleniyorum. 12 Eylül öncesi gençliğimizi feda ettiğimiz o mücadeleyi lütfen iyi tahlil edin, kararınızı ona göre verin” dedi. Bugünkü gençliğin mutlaka 12 Eylül’ü bilmesi gerektiğini belirten Ahmet Ulu, ülkücü hareketle lise yıllarında Manisa’da tanıştığını kaydetti. Ulu, “Türk illerinin esaretten kurtarılması idealiyle yola çıktık ancak sonradan gördük ki bunlar gerçek değil. 12 Eylül’de tutuklanarak sorguya alındım. Sorgulamam tam 30 sürdü ve akıl almaz işkencelere maruz kaldım. İntiharı bile düşündüm. Söyledikleri ne varsa her şeyi imzalayıp kendimi cezaevine attım. Bunun bir kurtuluş olacağını düşünüyordum ancak daha sonra gördüm ki aynı işkenceler orada da vardı” diye konuştu. 
 
BÜTÜN DARBECİLER YARGILANSIN
MAZLUMDER Gaziantep Şube Başkanı Abdurrahim Çelik, 12 Eylül’den 28 Şubat’a, tüm darbecilerin yargılanması, yaptıklarının hesabını vermesi ve bataklığın kurutulması gerektiğini belirtti. 12 Eylül darbesinin 31’nci yıl dönümünde açıklamalarda bulunan MAZLUMDER Gaziantep Şube Başkanı Çelik, “Ekonomiden medyaya, sivilden akademik hayata kadar, toplum postal darbesiyle yaralandı, insanlar katledildi, anayasa ortadan kaldırıldı, siyasî partilerin kapısına kilit vuruldu ve mallarına el konuldu” dedi. Aradan 31 yıl geçmesine rağmen bugün darbecilerin yargılanması ve ceza alması gerektiğini dile getiren Çelik, Türkiye’nin Ergenekon soruşturması ile önemli bir dönemece girdiğini hatırlattı. Çelik, “Ergenekon soruşturması darbeci ve cuntacı zihniyetlerle hesaplaşma yolunu açmıştır. Darbeciler kısmen mahkemelerde ifade vermeye başlasa da bir çoğu halen aramızda dolaşmaktadır. Bu ülke adına utanç verici bir durumdur. Buna bir son verilmeli ve 12 Eylül’den 28 Şubat’a, tüm darbeciler yargılanmalı, yaptıklarının hesabını vermeli, bataklık kurutulmalıdır. Bundan sonra yapılması gereken 12 Eylül darbecilerinin yargılanması ve sivil anayasanın bir an önce şekillenmesidir” diye konuştu. 
Okunma Sayısı: 3311
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • özdemiroğlu

    11.09.2011 00:00:00

           12 Eylül,12 Mart ve 27 Mayıs ile 28 Şubat Türkiye’de bir kısım grupların kullanılarak iş kotarıldığı dönemlerdir.28 Şubat’tan sonra da içeride kullananların saf dışı bırakılarak,içeride kullanılanların dışarıdan dizayn edilmeye çalışıldığı bir döneme,bir bilenin ifadesiyle ’’Büdbükat’’ politikasının söz sahibi olduğu bir dönem yaşadığımız anlaşılıyor.Füze Kalkanının kimi hedef aldığı dahi saklanılıyor.

  • özdemiroğlu

    11.09.2011 00:00:00

           80 sonrasında,küresel Komünizm çöktü.Dünya genelinde soğuk savaş dönemi sona erdi.Avrupa’nın menfi kısmı (Yahudi menşeli ABD baş aktör)Yeşil Kuşak projesi ile İslam Alemini hedef tahtasına oturttu.İçeride Hizmet-i Diniye’yi   pasifize etmek için alternatif oluşumlar icat edildi.Dini hizmetlere yönlendirilecek gençlerimiz maalesef hizmet-i siyasiye de kullanılıyor.Hedefim herhangi bir grup değildir.Bir tespiti ortaya koymaya çalıştım.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı