KHK İLE İHRAÇ EDİLİP 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI VERİLEN ÖĞRETMENİN DAVASINI GÜNDEMİNE ALAN AİHM HÜKÜMETE SORDU: MİT VERİLERİ GÜVENİLİR Mİ?
MAHKEMELERİN GÜVENCESİ VAR MI?
AİHM, Yüksel Yalçınkaya’nın açtığı davada hükümete sordu: “Başvuranın davasına bakan mahkemeler Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1 maddesi anlamında bağımsız ve tarafsız mıdır? Türk hukukunda, başvuranın davasına bakan ulusal mahkemeler üzerindeki baskıya karşı hangi güvenceler mevcuttur?”
BYLOCK VERİLERİ İÇİN SORULAR
Bylock verilerinin elde ediliş şekli, suçlamaları çürütmek için başvurucuya gerekli imkânların sağlanıp sağlanmadığı, yasal saklama süresi geçmiş internet trafik bilgilerinin delil olarak kullanılmasının hukukî olup olmadığı, verilerin bilirkişi incelemesine sunulup sunulup sunulmadığı da sorular arasında.
***
AİHM’den hükümete: Yargı bağımsız mı?
AİHM, KHK’lı öğretmen Yüksel Yalçınkaya’nın başvurusu üzerine AKP iktidarından, Bylock suçlamalarının hukukÎ niteliğine dair savunma istedi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile mesleğinden ihraç edilen öğretmen Yüksel Yalçınkaya’nın başvurusu kapsamında AKP iktidarından savunma istedi. AİHM, AKP hükümetine, Bylock verilerinin elde ediliş şeklini, suçlamaları çürütmek için başvurucuya gerekli imkânların sağlanıp sağlanmadığını ve yasal saklama süresi geçmiş internet trafik bilgilerinin delil kullanılmasının hukuki olup olmadığını sordu. Silahlı örgüt üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının ulusal mahkemelerce gereği gibi ortaya konulup konulmadığını da sorgulayan AİHM “MİT’in savcılığa teslim ettiği delilleri inceleme imkânı olmaması, savunmayı dezavantajlı bir duruma koymuş mudur?” sorusunu yöneltti. AİHM, gerçekleştirildiği tarihte suç oluşturmayan bankaya para yatırma, sendika ve derneklere üyelik gibi eylemlerin cezalandırmaya esas alınmasının kanunsuz ceza olmaz ilkesine uygunluğu da sorular arasında yer aldı.
‘AİHM’İN KARARI YÜRÜTÜLMEKTE OLAN BÜTÜN DÂVÂLARI ETKİLEYECEK’
Dr. Gökhan Güneş, AİHM’in hükümetten savunmasını istediği hususların, başvuruda verilecek kararın yürütülmekte olan ve Strasburg’a taşınacak dâvâların tamamını etkileyeceğini belirtti. Güneş, “Bylock gibi hassas bir konunun da ele alınacak olması nedeniyle, başvuruyu inceleyecek AİHM dairesinin Büyük Daire lehine dâvâdan çekilmesi ve davanın Büyük Daire tarafından karara bağlanması da sürpriz olmayacaktır” dedi.
***
Yeni Asya’nın sorularını artık AİHM de soruyor
Av. Mustafa Özbek, “AİHM’nin sorduğu sorular, ilmî ve siyasî istibdadın resmî ilânıdır” dedi.

Daha önce Yeni Asya olarak defalarca “Ergenekon” dâvâsındaki adaletsizlikleri nazara verdiğimiz gibi, bylock konusundaki hukuka uymayan uygulamaları da yasal ve bilimsel kriterlerle izah etmeye çalıştıklarını belirten Av. Özbek, “O gün bize Ergenekoncu diyenler bugün de bu sebeple haksız olarak terörist ithamını yaptılar. Oysa bilim ve hukukun temel prensiplerinin, siyasî sebeplerle değiştirilemeyeceğini, duygulara göre yön verilemeyeceğini bir kez daha görmüş olduk. Hukukta siyasî veya başka şekilde ayrıcalığın yeri olamaz. Ref-i imtiyaz mutlaka sağlanmalıdır ve kanun önünde herkes eşit olmalıdır. Konu sadece Bylock ile sınırlı kalmayacaktır. KHK’ların, fişlemelerin, şeffaf olmayan ve sırf siyasî irade yararına yapılan uygulamaların çok ağır neticeleri olacaktır” dedi.
Güven ve adaletin olmadığı ülkede...
Haklarında mahkeme kararı olmadan ve defalarca örneğini yaşadığımız ihbar makinelerinin iftirası sonucunda işlerini, yurtlarını kaybeden insanların olduğuna, sadece istihbarat raporuyla haksızlığa uğrayan insanlar bulunduğuna dikkat çeken Av. Özbek şöyle dedi:
“Siyasî irade, ‘güvenlik’ gerekçesinin arkasına sığınarak bunları yapmayı kendince makul görüp gözünü ve kulağını kapatmaya çalışabilir, ama nereye kadar? Üstelik kültür ve inanç noktasındaki sonuçların vebalini de almış olmaz mı? Bugün gelinen noktada dinin siyaset aracı kullanılarak adaletsizliğe bina edilmesi, döner dolaşır en büyük zararı bunu yapanlara verir. Toplum dine düşman olur, anarşi kuvvet bulur. ‘Güvenlik için özgürlüğünden vazgeçenler ikisini de kaybeder’ (Benjamin Franklin). Güven ve adaletin olmadığı bir ülkede zengin veya makam sahibi olmak, mutlu olmak için yeterli midir? Türkiye, hukuka uygun olarak; bağımsız bilim adamları ve hukukçularla bu işin altından halen kalkabilir. Önce 24 Mart 2017 tarihinde, sonra 3 Temmuz 2020 günü tesbit etmiş olduğumuz hususların, AİHM’nin sorduğu sorularla birebir uyuştuğunu açıkça görmekteyiz. Dileğimiz; Avrupa Birliğinin desteğiyle başlatılan hukuk reformunun, ülkemiz için bütün hukuksuzlukların son bulacağı bir sürecin ilk adımı olmasıdır. İngilizlerin meşhur atasözünün tam da zamanıdır: ‘Yarın, hayatınızın geri kalan kısmının ilk günüdür...’
İstanbul - Seyhan Şentürk