Prof. Dr. Mehmet Görmez, dijitalleşmenin idrak kaybı, ahlâkî yozlaşma ve duyarsızlaşmayı beslediğini belirterek, dijital mecraların dinî hayatı zehirlediği uyarısında bulundu.
Diyanet İşleri eski Başkanlarından ve Türkiye Uluslararası İslâm, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Mehmet Görmez, “Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi” kapsamında “Dijital Çağda Haya Ahlâkı” oturumunda konuştu. Dijitalleşmenin toplum üzerindeki etkilerine dikkati çeken Görmez, bu meseleyi, insanın geleceğini, bekasını, aklını, ruhunu ve kalbini ilgilendiren, bütün ilişkilerini dönüştüren bir mesele olarak gördüğünü söyledi. Görmez, bilginin artmasına rağmen cehaletin de büyüdüğünü ve insanların yoğun bilgi akışı içinde hakikî bilgiden uzaklaşabildiğini belirtti.
Hakikatten kopuş idraki öldürüyor
Gözün Allah’ın insana verdiği en büyük nimet olduğunu belirten Görmez, şunları kaydetti. “İdrak ölümü meselesi dijitalleşmeyle beraber üzerinde duracağımız en önemli kavramdır. İnsan bir çeşit idrak ölümüyle karşı karşıya kalıyor. Günde 6-7 saatini dijital, sanal dünyada, hakikatten kopuk sadece anlamsız, faydasız ve gayesiz içeriklerle geçiren bir insanın sağlıklı bir idrake sahip kalarak yoluna devam etmesi mümkün değildir. Bu sebeple zaman içerisinde bir idrak ölümü gerçekleşir.”

Ölen idrake hayat verilmesi gerektiğini dile getiren Görmez, “Ölen idrakin yeniden dirilmesi lazım. İşte onu diriltecek olan şey hayadır. Haya, bizim Türkçemize çok eksik geçmiştir. Utanma kelimesinin Arapçadaki karşılığı haceldir, haya değildir. Haya, hayat ile aynı kökten gelir ve haya yeniden dirilmek demektir. Yani diri kalmaktır. Haya bütün haysiyetiyle ve idrakleriyle insanın diri kalmasıdır. İnsanı idrak ölümünden kurtaracak olan en büyük ahlâk, hayadır. Onun için haya öyle basit bir utanç duygusundan ibaret değildir” değerlendirmesinde bulundu.
Haya insanı kötülükten alıkoyar
Görmez, sözlerine şöyle devam etti: “Şu anda Türkiye’de dinî hayat zehirlenmiştir. Bu zehirlenme dijital mecralar marifetiyle yapılıyor. Aylardır dijital mecralarda nice hocaefendilerin, sarıklı cübbeli kardeşlerimizin yaptıkları tartışmalara bakın. Bütün çocuklarımızın gözü önünde dinî hayatımız zehirleniyor. Sadece o da değil, bir de gayriahlâki içerikler var. O bambaşka bir konu. Benim şu ana kadar anlattığım hususlar bizatihî idraklerimizi ele geçirmeye çalışan içeriklerdi. Bir de gayrimeşru, gayr-ı ahlâkî içerikler, mahremiyete tecavüz, izleme, dikizleme, röntgencilik tutkusu var. Bütün bunlar beraberinde bir gayr-ı ahlâkîlik getiriyor. İşte bizi bundan alıkoyacak olan hayadır. Haya ruhun eylemidir.” Dijitalleşmenin en büyük problemlerinden birinin “duyarsızlaşma” olduğunu anlatan Görmez, bu kapsamda Gazze’de yaşanan şiddet ve zulme dikkati çekti.
AA