“Soykırıma Karşı Sivil Direniş: Küresel Sumud Filosu ve Uluslararası Hukuk”
Konferansı’nda konuşan Muğla Cumhuriyet Başsavcısı Oğuzhan Dönmez, “Hukuk, suskun kalmak için değil, haksızlığa karşı durmak için vardır” dedi.
Muğla’da Yeryüzü Avukatları Derneği (WOLAS) ve Global Sumud Flotilla (GSF) işbirliğinde “Soykırıma Karşı Sivil Direniş: Küresel Sumud Filosu ve Uluslararası Hukuk” Konferansı gerçekleştirildi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferansın açılışında konuşan WOLAS Başkanı Enes Kafadar, yalnızca akademik ve teorik bir tartışma yürütmek için değil hukukun, adaletin ve vicdanın omuzlarına yüklediği tarihî bir sorumluluğun gereğini yapmak üzere bir arada olduklarını söyledi.
Hukukun çöküşü
Gazze’de şahit olunan tablonun, sadece bir halkın maruz kaldığı ağır bir kıyım olmadığını anlatan Kafadar, bunun aynı zamanda İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana inşa edilen ve evrensel olduğu savunulan uluslararası hukuk sisteminin çöküşünün ilânı olduğunu vurguladı. Uluslararası hukukun on yıllar boyunca Batılı hegemonik güçlerin kendi çıkarlarını koruduğu ve küresel hiyerarşiyi tahkim ettiği bir araç olarak kullanıldığını belirten Kafadar, “Kuralları onlar koydu, istisnaları kendi lehlerine onlar işletti ancak WOLAS olarak bizler, sistemin bu ikiyüzlülüğüne bakıp hukuku reddetmiyoruz. Tam aksine hukuku bir tahakküm aracı olmaktan çıkarıp asıl işlevine yani mazlumun ve adaletin güvencesi konumuna geri döndürmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Adaletin coğrafyası yoktur
Muğla Cumhuriyet Başsavcısı Oğuzhan Dönmez de soykırımın insanlığın ortak mirasına karşı işlenmiş en ağır suç olduğunu ve hiçbir gerekçenin bunu meşrulaştıramayacağını vurgulayarak, “İnsan hakları, sadece metinlerde kalan birer vaat değil herkesin her şart altında sahip olduğu dokunulmaz bir kalkandır. Hukuk, suskun kalmak için değil haksızlığa karşı durmak ve hesap verilebilirliği tesis etmek için vardır. Adaletin coğrafyası yoktur. Dünyanın neresinde olursa olsun soykırıma karşı durmak, bir hukukçu için sadece meslekî değil insanî bir zorunluluktur.” diye konuştu.
İsrail’e dava zinciri
WOLAS Başkan Yardımcısı Hüseyin Dişli de filodaki 37 teknenin Marmaris Limanı’na giriş yaptığını, 30’unun Girit açıklarında saldırıya uğradığını söyledi. Küresel Sumud Filosu hukuk ekibi olarak Uluslararası Ceza Mahkemesine başvuru hazırladıklarını anlatan Dişli, şöyle devam etti: “Halihazırda 8 ülkede hukuki süreç başlattık. Türkiye’de bildiğiniz gibi 37 kişiye yakalama kararı çıktı ve geçtiğimiz haftalarda bir iddianameye dönüştürülerek kamu davası açıldı. Bunun haricinde İrlanda, İspanya, İtalya, İngiltere, Endonezya, Kolombiya ve Güney Afrika, İsveç, Polonya ve en son Yunanistan’da yürüttüğümüz hukukî süreçler var. 20 ülkede daha hukukî süreç hazırlığımız var. Bütün bunları İsrail’in artık bu cezasız rejimden çıkarılması için bütün adımları atmaya hazırız.”
AA