"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yüzde 82.3: Hak ve özgürlükler ihlal ediliyor

11 Aralık 2019, Çarşamba 01:36
10 ARALIK DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ İÇİN YAPILAN ARAŞTIRMAYA GÖRE, TOPLUMUN YÜZDE 82.3’Ü “HAK VE ÖZGÜRLÜKLER İHLÂL EDİLİYOR” GÖRÜŞÜNDE.

Yüzde 52.4: Düşünce özgürlüğü yok

ULUSLARARASI Af Örgütünün Türkiye Şubesi ile MetroPOLL araştırma şirketinin yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre, yüzde 82.6’lık bir kesim uzun süre sonuçlanmayan davaların insan hakkı ihlâli olduğunu düşünüyor. “İnsanlar düşüncelerini özgürce ifade edemiyor” diyenlerin oranı yüzde 52.4.

Gençlerin yüzde 72’si: kısıtlanıyor

HAK ve özgürlüklerin kısıtlandığını düşünenlerin oranı gençlerde yüzde 72’ye çıkarken, yaş arttıkça bu oran düşüyor. Katılımcıların yarıdan fazlası (yüzde 54.4) kişilerin haklarını eşit olarak kullanamadığı görüşünde. İnsan haklarının korunması ve geliştirilmesi konusunda iyimser' olanlar yüzde 45.2.

***

Hak ve hürriyetler ihlâl ediliyor

Uluslararası Af Örgütü’nün Türkiye Şubesi ile MetroPOLL araştırma şirketinin araştırma sonuçlarına göre toplumun yüzde 82,3’i temel hak ve hürriyetlerin ihlâl edildiğini düşünüyor.

Uluslararası Af Örgütü’nün Türkiye Şubesi ile MetroPOLL araştırma şirketi tarafından Türkiye genelinde 28 ilde 2 bin 651 kişi ile yüz yüze görüşme yöntemiyle yapılan ‘İnsan Halkları Algısı Araştırması’ndan dikkati çeken sonuçlar çıktı. ‘Sizce Türkiye’de insan hakları ihlali var mı?’ sorusuna cevap verenlerin yüzde 82,3’i ‘Evet’ derken, yüzde 9,8’i ‘Hayır’ dedi. ‘Bir kişi polis tarafından gözaltına alındıysa suçludur’ diyenlerin oranı yüzde 31,2. Hak ve hürriyetlerin kısıtlandığını düşünenlerin oranı gençlerde yüzde 72’ye çıkarken, yaş arttıkça bu oranın düştüğü tesbitler arasında. Ankete katılan her 5 kişiden 4’ü Türkiye’de yaşayan herkesin kanunlar karşısında eşit olduğunu düşünüyor. Ancak katılımcıların yarısından fazlası (yüzde 54,4) kişilerin haklarını eşit olarak kullanamadığını söylüyor. Hakların eşit olarak kullanıldığını düşünenlerin oranı ise yüzde 37,3 olarak araştırmaya yansıyor. Türkiye’de temel insan haklarının yasalar tarafından güvence altına alındığını söyleyenlerin oranı yüzde 53,3. Yüzde 37,9’luk kesim ise yasaların temel hak ve özgürlükleri güvence altına almadığını ifade ediyor. 

10 kişiden ikisi başkasının hakkını savunuyor

Her 10 kişiden 8’i insan haklarının evrensel olduğunu belirtiyor. ‘İnsanlar düşüncelerini hürce ifade edemiyor’ diyenlerin oranı yüzde 52,4. Yüzde 82,6’lık bir kesim uzun süre sonuçlanmayan dâvâların insan hakkı ihlâli olduğunu düşünüyor. Katılımcıların yüzde 75,3’ü “Kendisinden farklı düşünen insanların yaptığı barışçıl protestolarda polisin şiddet uygulamasına karşı çıkacağını” ifade etti. Ancak ‘Başkasının hakkını savunmak için herhangi bir kampanya, protesto ya da faaliyet katıldınız mı?’ sorusuna ‘Evet’ diyenlerin oranı yüzde 18,3. 10 kişiden yalnızca ikisi başkasının haklarını savunma konusunda harekete geçiyor. ‘İnsan hakları denildiğinde akıllarına gelen ilk üç alan?’ sorusuna cevap veren katılımcıların yüzde 65,2 ‘yaşama hakkı’,  yüzde 33,5’i  ‘ifade hürriyeti’ ve yüzde 22,1’i ‘adil yargılanma hakkı’ dedi.  ‘Türkiye’de insan haklarının korunması ve geliştirilmesi konusunda geleceğe iyimser’ baktığını söyleyenlerin oranı ise yüzde 45,2.

***

Farklı kararlar keyfîlik işareti

Uzun yıllar Uluslararası Af Örgütü’nün Türkiye temsilciliğini yürütmüş olan hukukçu Levent Korkut, Türkiye’nin 2019 yılı insan hakları karnesine yargı süreçlerinde kullanılan hakların ve bunların yerine getirilmesinin, masumiyet karinesi ve adil yargılanma ilkelerinin uygulamalarının damgasını vurduğunu kaydediyor. Euronews Türkçe’ye konuşan Korkut, “Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının sağlanması, yargılama süreçlerinin ve hukuk devletinin önemli unsurlarıdır. Garanti sistemleri iyi işletilmelidir. Aynı nitelikli olaylarda farklı kararlar alınması keyfiliğe işaret ediyor” diyor. Korkut’a göre, tutukluluk sürelerinin uzunluğu, tutuklamanın disiplin amacıyla kullanılmaması, tutuklamama gerekçelerinin gereği gibi yazılmaması da insan hakları konusunda sorun alanlarına işaret ediyor. 

***

AB’den ihlâllere küresel yaptırım

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borell, Brüksel’de üye ülkelerin dışişleri bakanlarını bir araya getiren AB Dışişleri Konseyi sonrasında basın toplantısı düzenledi. Borell, “Üye ülkeler, ağır insan hakları ihlallerini cezalandırmak adına bir küresel yaptırım rejimi için teknik hazırlıkların başlatılmasına karar verdi” bilgisini paylaştı. Yeni yaptırım rejiminin ABD’nin Magnitsky Yasası’nın Avrupa versiyonu olacağını belirten Borell, bunun AB’nin insan hakları alanında somut adım atmaya hazır olduğunu gösterdiğini ifade etti. Borell, AB Konseyi’nin onayıyla beraber ciddi ihlaller karşısında hareket etmenin birliği daha güçlü kılacağını savundu. Toplantıda Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) arasında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası’nın da görüşüldüğünü belirten Borell, “Muhtıranın özellikle Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi bağlamında ciddî endişeler doğurduğunu düşünüyoruz” ifadesini kullandı. Brüksel - aa

 

 

 

Okunma Sayısı: 2015
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı