"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Soru işaretleri

Havva Küçük KONUR
05 Mayıs 2019, Pazar
Hasretin gamını, gecenin hüznünü mü taşısam ufuklara, bilmem ki! Adressiz mektuplar, isimsiz şiirler mi yazsam ya da?

Aniden çöküveren gariplik, durgunluk ve ardından sökün eden gözyaşları... Nedendir, bilinmez gizlerde kayboluşum? Niyedir labirentlerde yolumu yitirişim? Dikenler batsa her yanıma, ateş olsam ne gam! Bendimi aşıp kendimi tutamadıktan sonra! Volkan olup patladıktan, lav denizine dönüştükten sonra..

Bir ân-ı seyyalede geçiyor gibi herşey. Bir engin denizde kayboluyor gibi. Bütün dünyanı heybene atıp ilerlemek gamsızca. Dünyanı elinde taşımak, Üstadım gibi.. Bir dünya kurmak kendi içinde. Coşan, coştukça çağlayan bir umman olmak.. Kendi mutluluğunu kendin üretmek, bir santral gibi.. Bir enginliği yakalamak, bir sonsuzluk olmak ebedlere giden.. Var olmanın sırrını çözüp varlığı içinde, yüreğinde resmetmek.. Bir hâle olmak, sonsuzluğa doğru genişleyen.. Çok mu zor?

Gecenin zifiriliği, sessizliği, karanlığı hep bizi bizden uzaklaştıracak değil ya! Bazen de içine düşürür, kendinizi seyrettirir size. O sonsuzluğu avuçlarınızda hissettiren boşluk.. Size gelişi ve sizden gidişine anlam veremediğiniz... Hayatının neresinde olduğunuzu çözemediğiniz o boşluk... Gam yükü müdür ki, böyle birikip inceden sızan? Sizi sarıp sarmalayan ve bir daha bırakmayan.. Bırakamadığınız...

Nakış nakış döksem gözyaşlarımı, bir buğulu tülbentten süzsem, toprağa eksem, getirebilir miyim baharı? Ellerimde bahar büyür, gözlerimde yağmur yağar mı? Sancısını çektiğimiz yarınlar meyvesini verir mi? Sorular cevap bulmak içindi değil mi? Peki ben neden sorularımın altında kalıyorum? Kaldıkça neden eziliyor, presleniyorum? Üç hece, üç fotoğraf, üç satır beni benden alıp gayyâya yuvarladığından mı? Kimbilir...

Soğuğu iliklerimde, ürpertiyi vicdanımda hissederek yürüyorum bazen. Bazı soğuklar üşütmüyor, bazı ürpertiler ürkütmüyor. Değişen zamanın farklı enstanteneleri demeli belki. Üzerinde çok fazla durmadan, kendini kahredip yoğurmadan, ümitsizlik girdabına düşmeden... Hayata atılan her çentik, musîbete hedef olmuş her musâb için bir mesaj, bir ileti, uyarı değil midir? 

Üstadım ne güzel söyler: “Sen başıboş olmadığın gibi bu hadiseler de başıboş olamazlar. Her birisi çok hikmetli vazifeler peşinde koşturuluyorlar. Bir Müdebbir-i Hakîm tarafından istihdam olunuyorlar.” (Yedinci Şuâ)

Yazılıp silinen yazılar, boşluğun varlığa resmi gibi. İşaret konulan, altı çizilen her satır birer nişane-i tasdik, varlığın ayak izleri.. Hani resimler olur, zihninize kazıdığınız.. Bağlarınız olur gönülden gönüle kurduğunuz.. Kimsenin görmediği, duymadığı, erişemediği rüyalarınız olur. Hayalinizle besleyip sevginizle suladığınız.. Rahmet, merhamet pınarlarının kalbinize akıp beslediğini hissettiğiniz zaman dilimlerinin şahidi olur onlar. Bırakmak istemezsiniz. Sanki öyle bir hâl.. Zamanın şahidi yine zamanın kendisi sanki. Her ânın, yaşanılanın bizdeki tesiri su gibi, hava gibi içimize işlemesi ve bizim onu sadece çıkarmak istediğimizde çıkarmamız... Her yaşanılanın ruha tesiri farklı elbette. Her olayın, hâdisenin de... Zaman, bize yaşattıklarını teyid etmek istercesine yokluyor. Tecrübelerimizin unutulup unutulmadığını ihtar ediyor. 

Herşey Bir’in  izleri, Bir’den izler.. O’ndan mesajlar, ihtar ve ikazlar... Büyük fotoğrafı görebilmek, yaşayabilmek ve öngörülerde bulunabilmek biraz da teenni ile bakabilmeyi, soğukkanlı durabilmeyi gerekli kılmıyor mu?

Rüzgârın sert çığlığı, belki içimizi ürpertiyor, ama hikmetlerini düşünmek, sesini dinleyebilmek, anlayabilmek de o oranda ferahlandırıyor, rahatlatıyor. Duânın Rabbimizin katına ulaştığında, sesimizi duyan bir Semî’in, hâlimizi gören bir Basîr’in varlığı yaramıza merhem oluyorsa, O’nun mesajlarını anlayabilmek, ihtar ve ikazını okuyabilmek de aynı şekilde inşirah vermeli.

Sorular demiştim, soru işaretleri ya da.. Cevabı kendinden menkul, kederi binbir soruya değen sorular..

Var mıdır sorusu olan?

Okunma Sayısı: 729
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı