"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Marifetullah ve Hz. Muhammed (asm)

Hüseyin Şahinoğlu
26 Kasım 2020, Perşembe
Tahkiki iman mesleğinde marifetullah olmazsa olmazlardandır.

Her meselede olduğu gibi, bu konuda da Hz. Muhammed’in (asm) peygamberliğini tasdik etmek, onun ontolojik âlemin mesajı, İlâhî vahyin beyanı ve insan fıtratının gerçekliği ile uyumlu bir kişilik sergilediğini yakînen görüp anlamaya bağlıdır. İçinde yaşadığımız ontolojik âlemin yani varlık dünyasının en büyük mesajı Var Edicisini tanıtmasıdır. Bu tanıtma sadece O’nun var olmasını delillendirme niteliğinde değil, aynı zamanda O’nun özelliklerini gösterme anlamındadır. Bir muhteşem eserin, sanatkârını çeşitli özellikleri ile yansıtması gibi kâinat da Var Edicisini vücûdu (varlığı), vahdeti (birliği), ilmi (bilgisi), kudreti (gücü), iradesi (dilemesi)… gibi sayısız özellikleri ile tanıtmaktadır. İlgili literatürde buna “Allah’ı tanıma” anlamında “marifetullah” dendiği herkesin malûmudur.

Kâinatın en büyük anlamı, işlevi, mesajı “marifetullah” olduğu gibi Hz. Adem’den (as) itibaren gelen İlâhî vahiylerin de en önemli, en merkezi ve en temel mesajı marifetullahtır. Şu kadar var ki insanlığın “seviyesi” göz önünde bulundurularak ilk dönemlerdeki vahyî beyanlarda bu mesaj daha muhtasar iken son vahiy olan Kur’ân’la birlikte bu mesaj en parlak seviyede gerçekleşmiştir. Bu bağlamda peygamberler de tıpkı âlem gibi, tıpkı tebliğe memur oldukları vahiy gibi marifetullah mesajının mümessilleri olmuştur. Marifetullahı en parlak düzeyde yansıtan Kur’ân’ın kendisine inzal edildiği Hz. Muhammed de (asm), aynı şekilde marifetullah dersinde zirveyi tutmuştur. Üstad Hazretleri’nin onu sadece marifetullah dersi veren üç küllî merciden birisi olarak değil, aynı zamanda onun “konuşan” burhan olduğunu kaydetmesi de ayrıca dikkat çekicidir.1

Sözü ile konuşan, fiilleri ile konuşan, hali ile konuşan hatta takriri ile konuşan Hz. Muhammed (asm) her şeyden evvel marifetullah mübelliği, marifetullah dellâlı, marifetullah müderrisidir. O (asm), tebliğini ve dellâllığını ya da dersini elindeki Kur’ân ile ama varlık âleminin yani kâinatın şahitliği altında sunmaktadır. Meselâ O (asm), sayısız örneklerden biri olarak bir tebliğinde Allah’ı şöyle tanıtıyor: “Allah öyle bir Zât-ı ecel-i a’lâdır ki gökleri, dünyayı ve arasında olan şeyleri altı günde (safhada) yaratmış, sonra “arş”ı istiva etmiştir. Sizin için O’ndan başka hiçbir dost, hiçbir şefaatçi yoktur. Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız? Allah gökten dünyaya kadar bütün işleri tedbir edip yürütür (yürütendir). Sonra bu işler, süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde O’na yükselir. İşte Allah gaybı da görünen âlemi de bilendir, azizdir, rahimdir (merhamet sahibidir). O her şeyi güzel yapandır... 2

Hz. Muhammed (asm) marifetullahı “konuşan” bir burhan olarak sadece Kur’ân ile değil, aynı zamanda Kur’ân’ı tefsir eden kavilleri, duâları, sözleri ile de ders verip ilân etmektedir. Meselâ, onun duâlarından birisi ile ilgili olarak Üstad Hazretleri’nin ifade ettiği üzere, “Resul-i Ekrem (asm) emsalsiz bir münacât-ı ekber olan Cevşen-i Kebir namındaki doksan dokuz ukdede bin bir esma ile…” 3 yine Allah’ı tanıtıp marifetullah dersi vermektedir. 

Söz gelimi, doksan dokuz ukdenin on yedincisinde şöyle denilmektedir: “Şu isimlerle Sana talepte bulunuyorum; ey kullarına iman ve güven veren (mü’min), ey bütün varlıkları ilmi ve denetimi altında bulunduran (müheymin), ey bütün mahlûkatı yoktan meydana getiren (mükevvin), ey bütün yaratıklarına vazifelerini telkin eden (mülakkın), ey açıklanması gerekenleri beyan eden (mübeyyin), ey musîbetleri ve zorlukları kolaylaştıran (mühevvin), ey her şeyi uygun şekilde süsleyen (müzeyyin), ey kullarına yüceliğini gösteren (muazzım), ey muhtaçların yardımına koşan (muavvin), ey her çeşit şeyi türlü türlü renklerle bezeyen (mülevvin)! Seni her türlü eksikliklerden tenzih ediyorum Senden başka ilah yok. Eman ver bize. Bizi ateşten kurtar!”

Üstad Hazretleri, Resulullah’ın (asm) bu münacât ve duâsına işaret edip örneklendirdikten sonra, “İşte bu numune gösteriyor ki Peygamberimiz (asm) marifetullahta, vahdaniyetin ispatında öyle bir mertebededir ki hiç kimse O’na (asm) yetişemez; ve o vadide imam-ı mutlak odur, herkes onun arkasında o hazineye gidebilir” diyerek 4 O’nun (asm) marifetullahta yetişilemezliğine dikkat çekiyor.

Yine meselâ, sayısız örneklerden birisi olarak O’nun (asm) gece namazına kalktığında okuduğu duâlardan birisinin baş kısmındaki ifadeler şöyledir: “Allah’ım! Hamd Sanadır. Sen göklerin ve yerin nûrusun! Gökleri ve yeri ayakta tutan Sensin! Gökleri, yeri ve arasındaki her şeyi düzene koyup hikmetle tanzim eden Sensin…” 5

Sonuç olarak, Resulullah’ın (asm) hayatı boyunca söylediği sözler, yaptığı fiiller ve sergilediği takrirlerinden oluşan hadis müdevvenatına onun “marifetullah”a dair tavrı, teslimi, tavsifi ve tefsiri açısından bakıldığında, hiç şüphe yok ki, tam da Üstad Hazretleri’nin belirttiği üzere O’nun (asm) emsalsizliği, yetişilemezliği ve dolayısıyla “imam-ı mutlak” olduğu anlaşılacaktır.

Hz. Muhammed’in (asm) hayatı, marifetullah konusundaki ufku, duâsı, ubudiyeti O’nun (asm) hak bir peygamber olduğunu adeta ilân etmektedir.

Allah, hepimizi Hz. Muhammed’i (asm) resul olarak; marifetullah dersi örnekliğini gerçekten tanıyan, dahası O’nun (asm) risalet misyonuna sahip çıkıp “iman Kur’ân hizmetinde bulunan” bahtiyar kullarından eylesin! Amin!

Dipnotlar:

1- Said Nursî, Sözler, 19. Söz. 

2- Secde 32/4-6. 

3- Said Nursî, Şuâlar (Osmanlıca), Üçüncü Şuâ Mukaddimesi. 

4- Aynı yer. 

5- Buharî, “Cuma”, 27.

Okunma Sayısı: 1838
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı